Bazı kaynaklarda 'duygusal zekası yüksek olanlar mobbing'e daha açık ve hassastırlar' gibi düşünce ifade edilmektedir. Bu görüş bize göre tamamen yanlıştır. Duygusal zekası yüksek olmak, duygusal davranmak anlamına gelmemektedir. Duygusal zekası yüksek olmak, kendinin ve başkalarının duyguları ile bunların etkilerinin farkında olabilmek, duyguların verdiği bilgiyi doğru değerlendirebilmek, duygularını ve ilişkilerini yönetebilmek anlamına gelir.

Mobbing sürecinde;
* Duygusal zeka yetkinliklerinden duygusal farkındalık, özdeğerlendirme, özgüven, özdenetim ve iyimserlik,
* Sosyal zeka yetkinliklerinden empati, çatışma yönetimi ve işbirliği yetkinlikleri etkin kullanılmalıdır.
Bunları yönetebilen kişi;
* Duyguları ve etkilerinin farkındadır. Duygusal farkındalık konusunda bize yardımcı olacak en önemli araç 'duygu günlüğü'dür. Duygularının farkında olan kişi, duygularını ve diğer kişiler ile ilişkilerini yönetebilme konusunda daha yetkin olacaktır. Uygulayın!
* İş hayatında ne yapıp yapamayacağının farkındadır. Öz değerlendirme matrisini kullanmak güçlü ve gelişime açık yanlarımızın farkına varmamıza yardımcı olur. Güçlü yanları ve gelişime açık yanlarını bilen kişi bireysel hedefleri konusunda daha isabetli kararlar verirler. Kendini ve hedeflerini bilen kişi kariyer basamaklarını emin adımlarla çıkabilir. Gözden geçirin!
* Duygularını ilişkilerini etkin yönetebilecek şekilde yönetir ve ifade edebilir. Duygularımızı yönetme konusunda hayatın içinde bazı alışkanlıklar elde ederiz. Bu alışkanlıklar bizim için kolaylık sağlar. Bu alışkanlıkların dışında olan durumlarda yani duyguları yönetme konusunda sıkıntı çektiğimiz anlarda bu durumla nasıl başa çıkabileceğimiz konusunu çalışmak gerekir. Kendi üzerinizde çalışın!
* Karşısındaki kişiyi anlama konusunda çaba sarf eder. Empati, ilişki yönetiminin en önemli adımlarındandır. Empati belirsiz durumlarda ani tepkiler vermemizi önler, karşımızdakini anlamak için dikkatle dinlememizi sağlar, beden diline dikkat etmemizi gerekli kılar ve karşımızdaki kişiyi anlama konusundaki çabadır. Çabalayın!
* Çatışma ihtimaline karşı önlemler alır. Çatışma kaçınılmaz ise süreci etkin yönetebilir. Öncelik çatışma ihtimali olan durumlarda çatışma ortamının oluşmasına karşı gerekli önlemleri almaktır. Çatışmanın kaçınılmaz olduğu durumlarda ise tarafların açık tartışmaya, görüşmeye teşvik edilmesi gerekir. Bu süreçte; çatışma konusunun tanımlanması, çözüm seçeneklerinin belirlenmesi, seçeneklerden birinin karşılıklı anlaşma ile seçilmesi, uygulamanın planlanması, çözümün uygulanması, uygulamanın takibi ve değerlendirilmesi önem kazanmaktadır. Yönetin!
* İşbirliği ortamı ile uyumlu bir çalışma ortamı yaratır. İşbirliği ortamının yaratılması, açıklık, uyum, paylaşım, adalet ile hareketin sonucunda ortaya çıkar. Kaybeden yok ilkesi esas alınır. Paylaşın!
Mobbingsiz bir iş yaşamı dileklerimle...