Yanıldım. Senaryo tutmadı. Anayasa Mahkemesinin yapısını değiştiren 17. madde 337 oyla kabul edildi.
Senaryo değildi aslında yazdığım. Bir yurttaş olarak temennilerimdi, istemlerimdi. Öngörülerimdi.
Daha bir zaman Anayasa paketi ile yatıp kalkacağız. Gerileceğiz. Kavga edeceğiz. Bütün bunlara değecek bir çalışma yokken ortada. Gerçekten yüksek yargının yapısını değiştiren maddeler dışındaki maddeler yeni bir şey getirmiyor. Bu değişiklikler olmasa da verilmek istenen haklar yasal düzenlemelerle her zaman verilebilir haklardır. Bu yönüyle toplum kısa vadede rahatlatılabilirdi. Olmadı.
Oysa yüksek yargının yapısını değiştiren maddeler uzun vadede hukukun kimyasını bozacaktır. Kazanılmış hukuki tecrübe yok edilecektir. Türk Milleti adına karar veren yüksek yargı yandaş yargıya dönüşecektir. Güven azalacaktır.
Hükümetlere güvenmek zorunda değiliz. Oy vermeyiz olur biter. Oysa yargıya güvensizlik başladı mı toplum yavaş yavaş çürümeye başlar. Güvensizlik kurt gibi kemirir toplumu.
Senaryo ihtimali tamamen bitmedi. Bu ihtimal hala var. Başka ihtimaller de var. Var olmayan ise toplumun tepkisi. Toplum seyrediyor. Belli partilerin belli kişilerin çabaları ise bir başka yandaşlıktan öteye gidemiyor.
Susarsa memleketin aydınları, ortaya sandık gelir. Sandıktan her zaman doğrular çıkmayabilir.
Benden söylemesi. Sonra demeyesiniz ne bilelim doğru sandık’…’…