Değerli okurlar, ulusal basında son aylarda tartışılan doğum borçlanmasına ilişkin 2010/106 sayılı genelge yayımlandı.’¶ Doğum borçlanması ile ilgili bilinmesi gerekenleri ayrıntılı olarak 31.10.2009 tarihli yazımda açıklamıştım. Ancak yayımlanan genelge ile doğumun çalışılan işten ayrıldıktan sonra 300 gün içinde olması şartı kaldırıldı. Yani; bundan sonra daha önce bir işte çalışmış 4/a sigortalı kadınlar, doğum yaptıkları tarihten sonra 2 yıllık süreyi, adına daha önce prim yatırılmaması şartıyla, en fazla iki defa borçlanabilecek ve doğum işyerinden ayrıldıktan sonra 300 günden sonra olsa da bu durum borçlanmaya engel olmayacaktır. Örneğin; 1.1.1995 tarihinde ilk defa bir işverene bağlı olarak 506 sayılı kanuna tabi olarak çalışan sigortalı Ayşe 1.1.1998 tarihinde işten ayrılmıştır. 1.1.1994 tarihinde ve 1.1.2000 tarihinde iki doğum yapmıştır. Bu durumda sigortalı Ayşe 1.1.2000 tarihindeki doğumdan dolayı 2 yıllık borçlanma yapabilecek; ancak 1.1.1994 tarihinde sigortalı tescili olmadığı için söz konusu süreyi borçlanamayacaktır.
Doğumdan önceki son sosyal güvenlik statüsü 4/b’’ye (eski Bağ-Kur) tabi olanlar ile 01.10.2008 tarihinden sonra isteğe bağlı sigorta primi ödeyenler 4/b (eski Bağ-Kur) statüsünde olduğundan doğum borçlanması yapamayacaklardır. Örneğin; 1.1.1994 ’– 1.1.1998 tarihleri arasında 506 sayılı kanuna tabi olarak bir işverene bağlı sigortalı çalışan Fatma 1.1.2009 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödemiştir. 1.1.1999 ve 1.6.2010 tarihlerinde doğum yapmıştır. Bu durumda sigortalı Fatma 1.1.1999 tarihli doğumu borçlanabilecekken, 1.6.2010 tarihli doğumu borçlanamayacaktır.
YARGITAY BORÇLANMA TALEBİ İLE İLGİLİ TARTIŞMALARA SON NOKTAYI KOYDU
Son günlerde bazı medya yayın organlarında vatandaşlarımızı yanıltıcı birtakım haberleri takip ediyorum. Söz konusu yazılarda ilk defa sigortalı olunan tarihten önce doğum yapanların doğum borçlanmasının SGK genelgesine göre mümkün olmadığı ancak dava açıldığı taktirde kazanılacağı belirtilmektedir. Ancak; bu konuda İzmir 6. İş Mahkemesi’’nce verilen kararın SGK İzmir İl Müdürlüğü kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10 H.D. tarafından verilen 2009/17858 E., 2010/4907 K. Sayılı 05.04.2010 günlü ilamı ile karar bozulmuştur. Yargıtay ilamında ’“5510 sayılı Kanunun 41/1- a düzenlemesinde ’“a’” bendinin ilk kısmında yer verilen borçlanma imkanı, çalışırken ücretsiz doğum yada analık izni kullanılan sürelere ilişkindir ki bu doğal olarak daha önce sigortalı olmayı gerektirir. Aynı bendin ikinci kısmındaki borçlanma imkanı ise, doğrudan ve sadece 4/1.a kapsamındaki sigortalı kadına tanınmış ve borçlanacağı süre ( doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmayacağı süre) olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla bu imkandan yararlanabilmek için de, geçmişte hizmet akdine dayalı olarak zorunlu sigortalılık tescilinin yapılmış olması gerekli sayılmalıdır. Somut olayda ilk kez 506 sayılı kanun kapsamında ’…’….1993 tarihinde zorunlu sigortalı olduğu anlaşılan davacının, ’…..1980 ve ’…..1983 tarihlerinde gerçekleştirdiği doğumlar sebebiyle doğum borçlanması yapamayacağı’…’…’” gerekçesiyle sigortalı olmadan önce doğum yapan kadın sigortalıların borçlanma yapmasının mümkün olmadığı belirtilerek, bu konudaki tartışmalara son verilmiştir. Bu aşamadan sonra sigortalılık öncesi yapılan doğum borçlanması talepleri reddedilen kadın sigortalılar tarafından açılan davalar Yargıtay içtihadı doğrultusunda reddedileceğinden yaptığı yargılama giderleri üzerlerine kalacağı gibi Kurumun davada avukat tarafından temsil edilmesi nedeniyle 2010 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.000-TL avukatlık ücreti ödemek zorunda kalacaklardır. Bu nedenle dava açma niyetinde olanları bir kez daha düşünmeye davet ediyorum.