Üç Bakan, istifa etmekle doğru yaptı. Bana kalırsa bu istifa pazartesi sabahı olmalıydı. İstifa eden kişi hiç kimsenin onayını alma durumunda olamaz, istifa tek yanlı bir haktır ve eylemdir. İstifa konusunda Başbakanın onayını almak şart değildir.
Sayın Bakanlar olaylarla ilgili yaptıkları açıklamaları yine ilk gün yapıp ayrılmalı idiler. Öyle bir hareket partiye zarar vermez,vatandaşın da aklını başka senaryolara itmezdi. Türkiye'nin içinde bulunduğu konjöktürden dolayı komşuları İsrail hatta bazı Arap ülkeleri ve ABD hükümete komplo kurabilir veya kurulan komplolara yardımcı olabilir. Bu konuda sayın Başbakanın söyledikleri büyük bir ihtimal ile doğrudur.Bu komplo kurduğunu ifade ettiğimiz odaklar Hükümetin zayıf karnını arayıp oraya vurabilir. Bunları görüp onları etkisiz hale getirmek bizim hakkımız ve de görevimiz.Bu odakları şikayet edebiliriz, ama ortada bir kirli iş varsa onu da kabullenip o kirlilikten arınmalıyız.
İftira, yalan veya abartı ile Başbakanı çalışamaz duruma sokmak isteyenlerde olabilir. Bana göre bu istek mütegallibe sınıfında var. Önümüzdeki seçimlerde şapka düşüp kel görünecektir. Karşı cephe her türlü yola baş vurarak bir netice almak isteyebilir. Önemli olan yapılan bir komployu ani bir siyasi refleks ile tesirsiz hale sokmaktır. O refleks, Bakanların 'çocuklarımızın yaptıklarından hukuken sorumlu olmamakla beraber, siyaseten sorumluyum, olay aydınlanınca tekrar partimin emrindeyim' demeleri ve o günden sonra bir daha makamlarına dönmemeleri gerekirdi.
Ben konu içinde zikredilen Bakanları tanıyorum, onların yanlış bir işe gireceklerine inanmam. Ancak Bu Bakan arkadaşlar 'bizim çocukları yoldan çıkarmak isteyebilirler' onlarla meşgul olayım dememişler onlara zaman ayırmamışlar. Onların işlerinin ne olduğuna bakmamışlar. Ülkemizde maalesef akraba veya evlatların yoldan çıkarılarak iş görme yadırganmayan olaylar arasında. Siyasiler bu gerçeği bilmelidirler. Bu gibi komploların olabileceğini kabullenmelidirler.
Ne ise geçmiş olsun, acil olarak soruşturmanın bitirilerek bu siyasetçi arkadaşlarımızın aklandığı anı beklemekteyim. Acele ile değiştirilen yönetmelikleri 'sakin bir kafa' ile değerlendirerek, yapılmış bir hatayı düzeltmek te bir erdemdir.
Bu olaylardan benim çıkardığım bir ders var o da 'yargıda bir denetim ve hiyerarşik yapının' eksikliği dir. Denetlenmeyen her kurum yozlaşabilir, keyfi hareket etme alışkanlığı elde edebilir. Bu ihtimalleri ortadan kaldıracak bir yapıya geçmemizin vakti geldi geçiyor.