Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ – Buca Belediyesi ile işçiler arasında maaş krizi devam ederken, işçiler iş bırakma eylemlerini sürdürüyor.
Bir yandan yılbaşı gecesine saatler kalmışken, işçiler alacaklarını ve maaşlarını alamadıkları için eğlenceden ziyade efkar içinde yeni yıla gireceklerini anlattılar. İşçiler, ‘Biz neyse kaç yaşına geldik ama çocuklarımız bizden yılbaşına dair bir şeyler bekliyor’ dediler.
İŞÇİDEN KIZINA AÇIK MEKTUP: SENİ SOĞUKTA BIRAKIP TAVUK ALAMADIĞIM İÇİN ÖZÜR DİLERİM
Maaşını alamayan bir işçi, doğalgazını borç nedeniyle kestiklerini ve yeni yıla soğukta girmek zorunda olduklarını anlattı. Bir kız babası olan işçi, Egedesonsöz aracılığıyla kızından özür dileyerek açık mektup yazdı.
İşçi babanın yazdığı mektup şu şekilde:
“Baba hiç olmazsa tavuk alalım yılbaşında ne olur baba diyen kızıma; Kızım borçtan dolayı kesilen doğalgazı açtıramadığım için, sen soğukta yeni yıla girerken belediye başkanı sevgilisiyle adada sıcak kumlarda tatil yapıyor sen umurunda değilsin diyemediğim için çok üzgünüm kızım. Namusumla şerefimle alın terimle yapabildiğim bu kadardı kızım. Beni affet”
‘ÇOCUĞUMUZA ÇİKOLATA ALAMAMAK BİR ANNE-BABANIN DÜŞEBİLECEĞİ EN KÖTÜ DURUM’
İşçiler, ayrıca yaşadıkları sorunları anlattılar. İşçiler süreç içerisinde maaşlarını alamadıkları için ev kirasını yatıramadıklarını, çocuklarının okul servis ücretini ödeyemediklerini ifade ettiler.
Kendi hayatlarından veya yaşadıkları zorluklardan ziyade çocuklarına karşı mahcubiyetini anlatan işçiler, şu ifadeleri kullandı:
“Yaklaşık bir yıllık süreç içerisinde sürekli eksik ve geç yatan ücretler, bir türlü yatırılamayan toplu iş sözleşmesi farkları nedeni ile Buca Belediyesi işçileri olarak öncelikle haziran ayında 9 gün süren bir iş bırakma süreci gerçekleştirildi. Arkasından eylül ayında sendika önderliğinde yapılan ikinci iş bırakma eyleminde sendika ve belediye yönetimi arasında bir taahhütname imzalandı ve içeride kalan 2 aylık maaşlarımız yatırılarak iş bırakma eylemi son buldu.
İmzalanan bu taahhütname ile geçmiş dönem maaş, toplu sözleşme alacakları, gıda kartları, mesailer gibi tüm alacaklar belediye yönetimi tarafından belirlenen tarihlerde ödeme sözü verilmesine rağmen hiçbir dönem sözler tutulmamış ve sürekli olarak iş bırakma eylemleri sonrasında gecikmeli olarak tarafımıza yatırılmıştır. Ekim ayı maaşımın sadece günlük ücret kısımları imzaladıkları taahhütnamede Aralık ayının 15-20'si arasında, en geç 5 gün opsiyon ile 25 Aralık tarihinde yatırılması gerekmekteydi. Ancak yine defalarca kes verilip tutulmayan sözler gibi yine tutulmayan bir söz ve iş bırakma eylemi sürecinde bulduk kendimiz.
Geldiğimiz nokta da bugün ayın 30’u ve yarın yılın son günü. Birçok arkadaşımız ay içinde vermesi gereken kirasını veremedi. Ev sahiplerinin yüzlerine artık bakamaz hale gelmiş durumdalar. Her ayın 15-20’si arası alınması gereken maaş sebebi ile kredi kartı ve kredilerin son ödeme tarihlerinde ödenemediği için yine bankalar tarafından tacizler, sıkıştırmalar ile karşı karşıya kaldık. Çocuklarının okul taksitlerini, servis ücretlerini ödeyememiş durumdayız.
Çocuklarının isteklerini karşılayamamak, evine giderken çocuklarının istedikleri bir çikolatayı alamamak sanırım bir baba ya da anne için bu hayatta düşülebilecek en zor durumlardan biri olsa gerek.
Bizler ayın 30 günü soğuk sıcak demeden, iyiyiz kötüyüz demeden bu kent için hizmet üreten, kenti güzelleştirmek için çabalayan emekçileriz. Bu kent insanların attıkları çöpleri toplayan, çocuklarını oynatmak ve güzel vakit geçirmeleri için götürdükleri parkları düzenleyen, her gün geçtikleri yolları, kaldırımları onaran, kısacası tüm çabasını emeğini bu kent haklı için sarf eden belediye emekçileriyiz. İstediğimiz tek şey alacaklarımızın eksiksiz ve vaktinde yatması. Alın terimizin kurumadan karşılanması.




