Diş teknisyenleri ne iş yapar demeyin. Diş protezleriyle ilgili ağzınızda bulunan her protezde bir diş teknisyenin emeği vardır. Yani diş teknisyenleri hekimin hastaya uyguladığı protezlerin mutfak bölümündedir. Sunumu ise diş hekimi yapar.
Diş teknisyenlerinin özel sektörde ve kamu sektöründe olmak üzere iki ayağı vardır. Özel sektör için biraz daha zor bölümler olan örneğin metal dökümü ve metal tesviyesi bölümleri gibi işlemler yapılmakta olup, kamuda yani devlette diş hastanelerinde ve ADSM (Ağız Diş Sağlığı Merkezi)'lerde ise genellikle hareketli protezler yapılmaktadır.
Özel sektörün çalışma koşulları, kullanılan malzemelerin kalitesiyle ve kullanılan malzemelerin insan sağlığı üzerindeki etkileri ile ilgili pek çok sıkıntılar mevcuttur. Ne yazık ki Sağlık Bakanlığı bu konuda da bu güne kadar detaylı bir araştırma yapmamış olup, bu konuda ki eksiklikler, aksaklıklar, yanlış uygulamalar halen devam etmektedir.
Bizim asıl konumuz Kamuda çalışan diş teknisyenleri. Bir diş laboratuarına girdiğinizde içerideki kokudan öncelikle burnunuzu tıkama ihtiyacı hissedersiniz. Bu koku diş yapımında kullanılan Akril, likit, Baseplak gibi kansorejen etkisinde olan kimyasalların kokusudur. Laboratuarın ikinci bölümüne (alçı dökülen, muflaya alınan, polisaj yapılan) geçtiğinizde ise orada çalışan arkadaşların adeta bir inşaat işçisinden farklı olmadıklarını görürsünüz. Kendinizi 'Bunlar nasıl devlet memuru, toz toprak içerisinde' demekten alıkoyamazsınız.
Zaten bu arkadaşlarımızın kullandıkları kimyasallardan ve çalışma ortamlarından dolayı muhatap oldukları pek çok hastalıkta bunun göstergesidir. Bu hastalıkların en tehlikelisi de sadece kot taşlama işinde ve diş teknisyenlerinde görülen silikozis (bağdokusu) hastalığıdır ki bu hastalığın tedavisi de mümkün değildir. Pek çok diş teknisyeni bu hastalığın pençesindedir.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen, iş yükü olarak üzerinde en fazla oynanan memurlardan diş teknisyenleri en ön sıralarda gelir. Hemen her yıl diş teknisyenlerinin yapacakları iş sayıları – iş yükü – ile ilgili bir genelge yayınlanır. Türkiyede'ki tüm kamuda çalışan diş teknisyenleri huzursuz edilir. 1985 Yılındaki genelgeyle günde bir parça olan iş yükü 2005'de günlük 1,5 parçaya, 2010 da günlük 4 parçaya, 2013 de yine günlük 1,5 parça olarak kurumlara gönderilir. Emin olun ki diş teknisyenlerinin günlük yapmaları gereken iş sayısı ile ilgili bu güne dek kamu yani Sağlık Bakanlığı bilimsel hiçbir komisyon oluşturmamış, çalışma yapmamıştır. 2005 Yılında diş teknisyenlerinin iş sayılarıyla ilgili Konak Eğitim Diş Hastanesi'nde o günün diş hastaneleri Başhekimleri ve Bakanlıktan bir yetkili ile bir toplantı yapılmış konuyla ilgili toplantıya idareciler dışında ne bir diş hekimi ne de bir diş teknisyeni katılmamıştır. Bu komisyon önceden bir güne 1,5 parça olarak karar almış yani iş yükünü %50 arttırmıştır. Bakanlığın bir çalışma yapmamasına rağmen, Türk Sağlık Sen İzmir Şube olarak bizim EGE Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve İzmir Diş Teknisyenleri Odasından tarafımıza verilen cevaplar vardır.
Tüm bunlara rağmen elimizde biri kanun biri genelge olmak üzere diş laboratuarlarının nasıl olması gerektiği ile ilgili yani fiziki mekan olarak bir diş teknisyeninin çalışma ortamının metrekare olarak büyüklüğü, tavan yüksekliği, havalandırılması, ışıklandırılması vb. nasıl olması gerektiği ile ilgili pek çok konu belirtilmiştir.
Ancak hiçbir kamu kurumundaki diş laboratuarının bahsi geçen kanuna ve genelgeye uygun olmadığı bilinmektedir.
Kamuda ki diş hastaneleri ve ADSM'lerdeki yöneticilerimizin öncelikle çalışan sağlığını düşünmeleri gerekirken maalesef para kazanma derdine düşmüşlerdir. Elbette diş teknisyenleri üzerlerine düşen görevlerini yerine getireceklerdir. Ancak Bakanlık ve Hastane Yöneticilerimizde üzerlerine düşen görevi yerine getirmelidirler. Diş teknisyenleri başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına fiili hizmet zammı verilmelidir.
Adı Sağlık Bakanlığı olan Bakanlığın çalışanlarının sağlığını 2. plana atmasından daha endişe verici bir durum olamaz.