… Bugün evden çıkmadım,
 Telefona bakmadım,
 Çok yedim, çok ağladım,
 Depresyondayım,
 Unutuldum,
 Aldatıldım. 
 Sevgilimden ayrıldım,
 Çok yalnızım…’¶

Kendimizi keyifsiz hissettiğimizde, umutsuz olduğumuzda, kaygılandığımızda, kendimize güvenimiz azaldığında, hiç bir şey bizi mutlu etmediğinde: “Depresyondayız”…
Koca kahrı, kaynana dırdırı, hayırsız çocuk, parasızlık varsa; aldatılma ya da terk edilme yaşadıysak: “Depresyondayız”…
Stres = Depresyon mu?Bu denklem doğru ise sürekli “depresyon”da olmamız gerekiyor. Stres yani sıkıntı veren durum gerginlik, huzursuzluk ve kaygı yaratabilir. Ama her stres kötü değildir… Her stresli durum depresyon yaratmaz. Ya da aynı stresli durum herkeste benzer tepkilere yol açmaz. Hatta stresli bir durum çok yoğun kaygı ve gerginlik yaratırken başka bir zamanda yaşadığımız daha ağır bir yaşam olayının daha rahat üstesinden gelebiliriz.
Stresli yaşam olayları “duyarlı” kişide depresyona yol açabilir. Her yaşam olayının kişide gerginlik yaratması aynı derecede değildir. Tüm insanlar için en ağır yaşam olayı “sevdiğinin kaybı”dır. Daha sonra sağlığının kaybı, yetilerinin kaybı ve sonra da ekonomik kayıplar gelir.
Her depresyon yani çöküntü “depresyon” değildir.
Hepimiz yaşamımızın belli dönemlerinde, günlerinde, saatlerinde keyifsiz hissedebiliriz. Mutsuz olabiliriz. Hiçbir şeyden zevk almayabiliriz. İştahımız kesilebilir yaşama karşı… Uykumuz da bozulabilir. Bu durum organizmanın ruh-beden bütünlüğünün bir savunma kalkanıdır.
Arada şalteri indirmeye, metabolizmayı yavaşlatmaya, enerjimizi “stand-by” konumunda tutmaya gereksinim duyabiliriz.
“Gerçek depresyon” nedir?
Karamsarlık, umutsuzluk, uykusuzluk, iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, aşırı kaygı ya da tepkisizlik, unutkanlık, kararsızlık, değersizlik ve yaşama sevinci kaybı gibi belirtilerin hepsi beraber olacak, bu yakınmalar günler haftalar sürecek ve gün boyu sürecek…
Ayrıca bu yakınmalar kişinin işlerini yapmasına ve insanlarla ilişki kurmasına izin vermeyecek!
“Gerçek depresyon” gelip geçici bir durum değildir. Bir kere bedeninize ve ruhunuza girdiğinde, misafirliğine; sizden daha kötü durumdaki insanları düşünerek, aklınıza güzel anları getirerek, tatile giderek, dağlara çıkarak son veremezsiniz…
Ya da irade kullanarak yani istemli olarak kovamazsınız “gerçek” keyifsizliği.
Geldiği zaman büyük olasılıkla 1-2 yılda gidecektir! Ya bekleyebilirsiniz ya da profesyonel yardım alabilirsiniz.
Depresyonda hissetmeye ya da çökkünlüğe son vermek ise elinizdedir.
Olumsuz düşünceleri ve yorumları durdurma gücüne sahipsiniz. Eş-dost desteği ile, mola alarak, ortam değiştirerek, dinlenerek, olumlu düşünerek ya da düşünmeye çalışarak, spor yaparak, başka şeyle uğraşarak dağıtabilirsiniz kara bulutları.
Rüzgarınız kara bulutları dağıtamıyorsa “niye beceremiyorum?” ve “niye başaramıyorum?” demeye başladıysanız umutsuzluğa kapılmayın ve yardım isteyin.
İnanın, her gün sabah oluyor ve her sabah güneş doğuyor.
Sağlıcakla kalınız…