Demokrasilerde önemli unsurlardan bir tanesi siyasi partilerin varlığıdır. Anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak kurulan ve faaliyet gösteren her parti meşrudur, önemlidir. Partiler güçlerini halktan aldıkları kadar program ve tüzüklerinden, savundukları ideolojiden alırlar. Elbette kişiler, liderlerde önemlidir. Liderlerin siyasi partilerin kalıcı oluşunda, yaygınlaşmasında, niceliksel ve niteliksel olarak güçlenmesinde etkileri vardır. Ancak asıl belirleyici olan partilerin ideolojileridir, fikri yapılarıdır. Lidere bağlı büyüyen partilerin başarıları kalıcı olamaz, o partiler uzun ömürlü olamazlar.
İşte şimdi demokrasinin olmazsa olmazlarından biri olan siyasi partilerin halkın kantarına çıkacakları bir döneme girmiş bulunuyoruz. 7 Haziranda yapılacak genel seçimlere kısa bir süre kaldı. Seçime girecek olan partiler 7 Nisan tarihinde milletvekili aday listelerini Yüksek Seçim Kuruluna teslim ettiler. Mutlaka her partide toplumda karşılığı olan adaylar var. Bir çoğu halkın oylarıyla seçilecekler ve bizi temsil etme sıfatlarını kazanacaklardır.
Ülkemiz insanının siyasi yapısı üç aşağı beş yukarı genel olarak bellidir. Çok partili sisteme geçtiğimizden bu yana yapılan seçimlerin sonuçları incelendiğinde bu siyasi yapının çoğunlukla muhafazakar sağ seçmenden oluştuğu gözlenmektedir. Ülkemiz seçmenlerinin yaklaşık yüzde 65'i tercihini sağ ideolojilerden yana yapan seçmenlerden oluşmaktadır. 7 Haziran seçimleri arifesinde üyesi bulunduğum Cumhuriyet Halk Partisi'ne yakından baktığımda ilk olarak şunu görüyorum:
CHP liderinden ülkenin en ücra köşesinde yaşayan üyesine, seçmenine kadar iktidar olmak istiyor. CHP iktidara susamış bir parti. Yüzde 65'i sağ seçmenden oluşan bir seçmen profilinde CHP'nin işi doğaldır ki çok zor. Ancak imkansız değil. Sosyal demokrat bir parti olan CHP'nin yapması gerekenin sadece sosyal demokrat sol adaylarla yol almak olmadığını herkes görüyor. Ama nedense bazıları bu gerçeği kabullenmek istemiyorlar. Oysa sadece CHP değil, AKP, HDP hatta MHP de farklı oy kesimlerine yönelmektedirler. Bakın listelere bunu açıkça görebilirsiniz. AKP listelerine değişik ideolojik çizgide bulunmuş adayları da yazmıştır. MHP, HDP, DSP, VATAN, ANADOLU, SAADET gibi partilerde öyle. Demek ki bu yaygın olabilmek, her kesimden oy alabilmek için başvurulması gereken önemli bir yöntem. CHP bu seçimlerde, yaklaşık on altı yıldır yapmadığı ön seçimleri ilk kez eksik de olsa yapmıştır. Bu parti içi demokrasinin işlemesi bakımından çok önemli bir adımdır. Ön seçimlerde yapılan bazı yanlışlara bakarak bu önemli adımı görmezden gelemeyiz. Bu demokrasimiz için önemli adım olmuştur.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisinin ön seçime girmesi Türkiye'de siyasal partiler açısından önemli tarihsel bir adımdır. Lider partilerini değerlendirecek olursak bu gelişme demokrasimiz açısından büyük önemdedir. Şu an CHP için kimin seçildiği çok önemli değildir. Ön seçimlerin yapılmış olmasıdır tarihi olan. Yine bu önseçimlerde gençler ve kadınlar seçilebilecek sıralara gelebilme başarısı göstermişlerdir. Tam yüz üç kadın vardır CHP listelerinde. Bu da tarihi bir olgudur. Eski Milletvekilleri yerine parti tabanı önemli ölçüde yeni isimleri seçerek kendi vekillerini tercih etmiştir. Parti, önseçimleri yaparak kendi tabanını hareketlendirmiş seçimlere iki ay kala örgütünü eksikte olsa hazır hale getirmiş seçim atmosferini erken den yaşamalarını sağlamıştır. Her etnik köken ve mezhep listelerde temsil edilmektedir. İlk kez seçilebilir bir yerde Roman vatandaşlarımızı temsilen aday gösterilmiştir. Bu güne kadar yok sayılan ve de görmezden gelinen Roman yurttaşlarımızı temsilen milletvekili olacaktır artık bu mecliste.

En önemlisi de CHP'nin siyasi duruşu bakımından geçmiş yıllara nazaran daha sol bir duruş sergilediğini gözlemlemekteyim. Görünen o ki geçmiş yıllarda meydanlarda daha çok yolsuzluklar üzerinden ya da ulusalcılık üzerinden bir siyasi söylem kullanılırken, bugün daha halkçı, daha somut, daha anlaşılır politikaların dillendireceğini görüyoruz. Kısaca CHP daha evrensel, daha sosyal demokrat bir yolculuğa çıkmış durumda. İnanıyorum ki başarılı da olacaktır.