Sabaha karşı bile değil gece yarısının hemen sonrası bir gümbürtü kopuyor ki sesini yakından bile sevdiğim o davul, işkence oluyor tam uykunun başlangıcında. Sanki o gümbürtü olmasa oruç tutulamayacak, kimse uyanıp sahur yapamayacak ya da herkes illa uyanmak zorunda oruç tutmak zorunda. Çalar saatler, alarmını istediğimiz saniyeye ayarladığımız telefonlar icat edilmemiş ya da. Bu saçmalığın adına gelenek dersek her geleneğin topluma bir katkısı olur ki bu işin ereği gereği, topluma katkısı nedir; bilemedim bulamadım.
Biraz daha kafa yormaya başlayınca cevaplar da beliriyor aslında. Hiç te boş değil bu gelenek. Herkes bu ayda oruç tutmak zorunda ve tutmayanları aynı dakikada uyandırıp bir yoklama almalı değil mi? Tutmayanlar da saygı gereği uyanıversin. Ya tutmayanlara ve aynı inanca mensup olmayanlara diğerlerinin saygısı? Bu davul işinin bu devirde en özet tanımı: 'Mahalle Baskısı' nın davul çala çala seslendirilmesidir.
Muhtemelen bu yazıya da olacağı gibi davula karşı çıkana, oruç tutmayana sayısız tepki gelecektir; saygının karşılıklı olacağı hiç akla gelmeden. Malatya da yaşananları yeterince izliyor musunuz? Hangi sağduyulu oruç tutan ağız ' O davulcu da orada çalmayıverseydi' dedi? Duyan, bilen var mı?
Daha vahimi yılların devlet politikası olan ötekileştirmenin ve bu günkü iktidarın artık ayyuka çıkardığı Alevi asimilasyonu sonucudur ki o mağdur ailenin korunması yerine evlerini terk etmeleri istenmiştir. Sivas Katliamı Davasının zaman aşımına uğradığı o gün ve daha nicesinde sıkılan gazlar, inen coplar neden böylesi saldırılarda mağduru koruyamıyor diye sorasınız gelmiyor mu?
Artık 'Alevi-Sünni çatışması isteyen güçlerin provokasyonu' klişesinden vazgeçip mağdurun -kim olursa olsun- yanında olmak, kendimizi karşımızdakinin yerine koymak zamanı gelmedi mi?
Bu ülkede hiç Alevi-Sünni çatışması olmamıştır. Çünkü çatışma, karşılıklı saldırı demektir.
Alevilerin bir topluma saldırdığı vaki midir? Alevi-Sünni çatışması hiç yoktur , Alevilere sistemli saldırılar vardır. Biraz da buradan bakalım.
Her türlü ayrımcılıkla mücadele artık bu ülkenin birliği ve dirliği için gerek ve yeter koşuldur. Bunun da tek yöntemi kendimizden başkasının sorunlarına sahip çıkmak, kim olursa olsun mağdurun yanında olmaktır.
Davul kadar ses çıkaramasam da umarım bir duyan kulak bulunur.