Bir kulüp düşünün...
Futbolda, basketbolda ve voleybolda adı şu an başarıyla anılan...
Yani üst sıralara oynuyorsun ve bir bakıyorsun ki, yönetimini yıpratma uğruna içerden sabote ediliyor...
Karşıyaka'dan söz ediyoruz!..
Futbol takımı son on yılın en üst seviyesini yakalamış; basketbolda ve voleybolda adından söz ettirecek yerlerde olan yeşil-kırmızılılardan...
Ama birileri var ki, sürekli ortalığı karıştırmak, işi bozmak için uğraşıyor!..
Sporcuları kışkırtıyor!..
Belli bir taraftar kitlesini etkiliyor...
Sponsorların önünü kesmeye çalışıyor!..
Kim bunlar?
100. yılını alkışlarla kutlayan bir kulübü sabote etmeye çalışanlar Karşıyakalı olabilir mi?
Her türlü ekonomik sorunu tüm zorluklara karşın çözmeye çalışan bir yönetimi alkışlamak yerine engel çıkaranlar bu kulübün sevdalısı diyebilir misiniz?
Futbolcuları kışkırtıp TFF yoluna götürenler kimlerdir?
'Sevdalısıyız' dedikleri bir kulübü mutluluk yaşaması gerekirken şimdi bu konuma getirenler oturup bir düşünmeli; sevdasına vurgun oldukları kulüplerinin başarılı bir süreçteyken nereye götürülmek istendiğini görmeliler...
Sağduyulu Karşıyakalıların bu sorunu çözeceklerine inancımız sonsuz...
Yeter ki, sevdayı taşıyacak yürekleri olsun!..
X
Bir kulüp iç sorunlarıyla boğuşurken, diğer yanda bazı mutluluklar da İzmir'in göğsünü kabartıyor...
Göztepe'nin kazanması; Buca'nın zirveye yakın oluşu...
Ve Altınordu'nun 3. Lig 3. Grupta başarıdan başarıya koşması...
Bunlar son haftanın sevindirici gelişmeleri...
Altay, Türkiye Kupası'nda elde ettiği başarıyı ne yazık ki lige taşıyamıyor...
Siyah-beyazlıların sorunlu bir evreden geçtiği malum. Bu sorunlara teknik direktör değişimiyle bir çözüm getirmeyi deniyorlar...
Başarılı olurlar olamazlar, o konuda bir şey söylemek için erken...
Görünen tabloda başarının da başarısızlığın da parayla ilintili olduğu ortada!..
'Neler oluyor?' diye sorarken, çözümün yönetimlerde olduğunu vurgulamakta yarar var...