CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Egedesonsöz’e yaptığı ziyarette, ülke ve kent gündemine ilişkin olarak değerlendirmelerde bulundu.

Gazeteciler Ender Aldanmaz, Metehan Ud ve Berivan Kaya'nın sorularını yanıtlayan Tuncay Özkan, İzmir Esnaf ve Sanaatkarlar Odası Birliği seçimlerinde AK Partili siyasilerle yaşanan tartışmaları memnuniyetle karşıladığını bildirirken Çeşme Projesi konusunda AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın yaptığı “İzmir masası” kuralım çağrısına ise kapıları kapattı.

AK Partili siyasetçilerin yerel yönetime yönelik kent muhalefetine değinen Özkan, iktidarı hedef aldı, belediye başkanlarının performansını da yorumladı.

Whatsapp Image 2026 05 05 At 12.08.32

TARTIŞMAYI BAŞLATMALARINDAN BÜYÜK MUTLULUK DUYDUM

-Esnaf Odası seçimlerinde AK Partili milletvekillerinin yerel yönetimlere yönelik eleştirilerini sıraladı. AK Partili siyasilerin oda seçimine oldukça hazırlıklı geldiğini gördük. Oda seçiminin siyasi bir arena dönüştüğünü gördük. Esnaf Odası seçiminin siyasete alet edildiği yönünde değerlendirmeler var. Bu değerlendirmelere katılıyor musunuz?

Siyasete alet edildiğini düşünmüyorum. Aksine AK Parti’nin genel kurula hazırlıklı gelmesine memnun oldum. Keşke her yere böyle gelseler ve tartışsak. Bu kentin yaşaması demek. Kentte siyasilerin tartışması kentin yaşaması demek. Esnaf politik bir gruptur. Orada tartışmak çok güzel oldu. Keşke mümkün olsa da medyanın da önünde halk sorsa biz yanıtlasak. Sorunların üstü kapatılırsa, tartışılmazsa çok büyük hastalıklara dönüşür. İzmir’in büyük problemleri var. O problemleri konuşmanın yerlerinden bir tanesi de orasıydı. Oraya gelmelerinden ve bu tartışmayı başlatmalarından büyük mutluluk duydum. İnşallah her yerde bunu devam ettirirler. Politika hayatın her anlamında var. Esnaf zaten politiktir. Kapısına gidiyorsunuz ve beğenmezse içeri almıyor. Esnaf siyasetin göbeğindedir. Keşke her konu bu açıklıkla tartışılsa. Kim neyi ne kadar tartışıyor ona bakarım.

KATI ATIK BEDELİNDE BENCE DE ÖLÇÜ KAÇIRILMIŞ AMA DÜZELTİLİYOR

-AK Partili siyasiler oda seçimindeki konuşmalarında sık sık su faturalarına yansıyan katı atık bedeli ve otopark konusunu gündeme taşıdılar ve yerel yönetimi hedef aldılar. Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?

Katı atık bedeli yasal bir şey. Dikili’de Osman Başkan (Özgüven) ‘bedava su vereceğim’ dedi ve 16 yıl hapis cezası ile karşılaştı. Ankara’da Mansur Başkan, ‘yasal düzenlemeleri yapın, elektrik ve mazot maliyetini çıkartın, suyu bedava vermek istiyorum. Taşımayı yüzde 50 yapmak istiyoruz, mazot farkını alın’ diyor. Bunlar hamasetle konuşulacak konular değil. Osman Başkan doğru yapmıştı ama karşılığını hapis cezası ve sürgünle verdiniz. Mansur Başkan yanlış mı yapıyor? Bugün belediye başkanları, “katı atık bedellerini toplamıyorum” deseler ona hapis yolu gözükür.

Peki katı atık bedeli neden bu kadar yüksek? Enflasyon yüzde 180 oldu. Belediye gelirleri tırpanlandı. Belediye nasıl çalışacak? İller Bankası’ndan gelirler kesilmiş. O zaman oturup birlikte çalışacağız. Bunlar hamaset ile üzeri örtülecek konular değil.

AK Partili arkadaşlar yönetime gelseler katı atık bedeli almayacaklar mı? Elektrik parası topluyorlar, doğal gaz parası topluyorlar. Hamaset ve dedikodu yapıyorlar.

Biz bu eleştiriyi başkanlarımızla konuştuk. Ruhsat parasını yüksek tutuyorsun dedik. Başkanlar da başka türlü gelir toplayamıyoruz dediler. Şimdi meclis kararlarıyla yüzde 50 azaltıyorlar. Başkanlar eleştiriyi görünce kendilerine geliyor. İndiriyorlar. Keşke AK Partili arkadaşlar deseler, “biz İzmir’i düşünüyoruz, gittik İller İdaresi’ne kesintileri kaldırttık” diyebiliyorlar mı? Bize “para toplamayın” diyorlar. Her şeyi kendine hak, bir başkasına ceza olarak gören bir anlayış var. Belediye başkanı katı atık bedeli, ruhsat parası almayacak, emlak parası toplamayacak. Öğrenciler olmasa okullar iyi yönetilir diyorlar ya onun gibi bir şey. Bunun bir karşılığı olması lazım. Bence de ölçü kaçırılmış ama şimdi toparlıyorlar.

Whatsapp Image 2026 05 05 At 12.08.13

ESKİDEN 1 LİRA OLAN ÇAYI 100 LİRAYA İÇİLİYORSA BUNLARI DA BELEDİYE BAŞKANLARI MI YAPIYOR?

Peki sormak isterim; Esnafa krediyi biz mi durduruyoruz? Faizlerin silinmesini biz mi engelliyoruz? Kira ve stopaj yükünü CHP mi hafifletecek, siz mi? Vergi ve SGK borcunun yapılandırılmasına CHP’li belediyeler mi karar veriyor? Esnafa verilmesi gereken kredi sağa sola dağıtılırsa esnaf bağırır. Borcu olan esnafın krediye ulaşması bir sorun ama ben mi dedim Rıza Zarrab’a, Demirören’e ver diye... Siz yapıyorsunuz bunları. Küçük esnafa özel düşük faizli işletme sermayesi kredisini neden vermiyorsunuz? Zincir marketlerle esnaf arasındaki rekabet var. Hep onlar kazanıyor. Düzenlemeyi biz mi yapacağız? Belediye borçları, işgaliyesi, tabela, ruhsat bizim başkanlarımızın yapacağı şeyler. Biz arkadaşlarımızı uyardık. Meclislerden geçirerek makul düzeylere indirmeye çalışıyorlar. Belediye harçları, ruhsat vergisi almadıkları zaman dava açıyorlar. Sayıştay denetiminden geçtiğinde suç duyurusu oluyor. Ekonomik krizin sebebi CHP’li belediye başkanlarımız mı? AK Parti iktidarının hiçbir suçu günahı yok mu? Enflasyon hükümetin kayıt dışı harcamalarıdır. Onun vergisidir. Eskiden 1 lira olan çayı 100 liraya içiliyorsa bunları da belediye başkanları mı yapıyor? Esnaf geçinemiyor ama kirayı, stopajı ben mi ayarlayacağım?

AK PARTİLİLERİN ARKA ARKAYA KONUŞMASI DOĞRU DEĞİLDİ

-Oda seçiminde kürsü konuşmalarında CHP’li siyasilerin pasif kaldığı yönünde değerlendirmeler oldu.

Önceden planlanmış bir program var. Her siyasi partiden bir arkadaş konuşacaktı. Ondan sonra arkadaşlar peş peşe çıktı. Bu doğru değildi. Ancak çok güzel bir tartışma oldu. Bizim arkadaşlarımız tepki gösterdi ve “burayı siyasi arenaya çevirmeyin” dediler. Sorunu anlatmak başka bir şey. Bunun üzerinden kente mesaj vermek başka bir şey… Ama hamaset ve dedikodu değil. Dedikodu değil de sorun konuşursak başımın üstüne. Bizim arkadaşlarımız sorunun değil, dedikodunun konuşulduğu yerde yanlış yapıldığını söyledi. Biz esnaf ile yılda bir kere karşılaşmıyoruz. Hep esnafla iç içeyiz. Esnafa haksızlık yapıyorsak çıkıp söylesinler. Sorun bizden mi kaynaklanıyor yoksa sorunun kaynağı iktidar mı? Bizden kaynaklanan bölümü söyledik ama geri kalanı kim halledecek? Aynı üsluplarla yanıt verildiğinde olay başka yere gider. Ben tartışmanın çıkmasından büyük mutluluk duyuyorum. Uzun zamandan beri kenti konuşmuyorduk.

DÜKKAN EYYÜP KADİR’İN İSE KÖŞE OLDU

AK Partili Eyyüp Kadir İnan, esnaf çocuğuymuş. İnönü Caddesi’nde otobüs duraklarının yerini değiştirdiniz diyor. Değiştirdik, çünkü metro geçti. Sadece Eyyüp Kadir İnan’ın babasına yönelik bir şey yapmadık. Dükkan babanınsa değeri 2 katına çıktı. Dükkan seninse köşe oldun. Oranın rantını da sen yiyorsun. Kadir, zarara uğramasın diye yapılacak başka şey varsa yapardık ama yok. İzmir çok güzel bir şeye kavuştu. Bireysel olarak zararlar olabilir. İnönü Caddesi’nde esnaf mutsuz mu? Rantı ikiye katlanan şehircilik anlayışı var. Bize teşekkür edeceğine eleştiriyor.

OTOPARKI YAPMIYORSUN, MESLEK FABRİKASI’NA EL KOYUYORSUN!

Çankaya Katlı Otopark’ın kapatılmasına yönelik Kemeraltı esnafından tepkiler geldi. Bu tepkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kemeraltı Otoparkı’nda tapuya yıkılacak diye yazmışsın. Otoparkın zaten 4’te 3’ü bize ait değil. Vakıflar ile Ziraat Bankası’nın. Yıkılacak yerin sorumluluğunu ben neden alayım? Yıkılsın, yerine daha iyisini yapalım. Neden buna karışmıyorlar? Kendine ait olmayan Meslek Fabrikası’na el koymayı biliyorsun. Meslek Fabrikası’nı kapatıyorsun. Esnafın en büyük ihtiyacı ara eleman. Eğitimi durdurdun. Çelişkiler çok korkunç.

PEŞKEŞ ÇEKMEYE İNSAN KIYAMAZ

Meslek Fabrikası konusunu konuşalım. Meslek Fabrikası’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesinin ardından kent gündemine damga vuran bir eylem başladı. Eylemler sona ererken, AK Parti grubu Tunç Soyer döneminde Meslek Fabrikası’nın Adıgüzel Vakfı’na verilmek istendiğini hatırlattı. Hem tapunun devrini hem de AK Parti’nin eleştirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Meslek Fabrikası’nı benim giden belediye başkanım Adıgüzel Vakfı’na kiraya vermeye kalkmış. AK Parti, Büyükşehir Belediyesi’ne dava açmış. Danıştay tapu tescilini Büyükşehir üzerinden yapmış. 2021’de bina Büyükşehir Belediyesi’nin. 2024’te bina Büyükşehir Belediyesi’nin. 2025’e geldiğimizde bina Vakıflar’ın oluyor. Nasıl oluyor, hokus pokus abra kadabra… Bize kabul et diyorlar. Etmem kardeşim! Meslek Fabrikası’nda esnafa ara eleman yetiştiriyoruz. İçeride 10 milyonluk mutfak, 15 milyonluk seramik yatırımı var. Ara eleman yatırımını esnafa yapıyoruz. Orası bizim mülkiyetimizde bile olmasa insan böyle bir eğitim kurumunu kapatmaya ve peşkeş çekmeye kıyamaz. Mahkemeden geri dönecek. El çabukluğuyla, marifet diyerek oraya el koymaya kimsenin gücü yetmez.

Whatsapp Image 2026 05 05 At 12.08.23

ÇEŞME PROJESİ’NİN PARASINI ESNAFA VER

Çeşme Projesi yeniden kent gündemine geliyor. AK Partili isimler sık sık çağrı yaparak, projenin hayata geçirilmesi yönünde açıklamalarda bulunuyor. Oda seçiminde de bu anlamda bir çağrı oldu. AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya "gelin İmzir Masası kuralım" dedi. Siz bu çağrıyı nasıl yorumluyorsunuz?

Çeşme Projesi 17 bin hektar. Çeşme Yarımadası'nın yüzde 55’i. 200 kilometrelik bir alan. Ne yapacaksınız diye soruyoruz ama yanıt yok. Kredi nereden diye soruyoruz, yanıt yok. Sen 10 milyar lirayı esnafa ver. İzmir’in sorunlarına yatır. Hiçbir şeyin yanıtı yok. Danıştay bu projeyi ne diye iptal etti? Kamu yararı yoktur dedi. Denizi veriyorlar, ormanı veriyorlar. Babanızın malını mı veriyorsunuz? Tamamen kamu alanını veriyorlar. Vergi veren her yurttaş oraya ortak ama ne elde edecekler? Hiçbir şey… Yarın oraya para ile bile giremeyeceğiz. Kirlettikleri suyu ne yapacaklar? Bahsederken babalarının malından bahseder gibi bahsediyorlar. Bu milletin malından bahsediyorlar. Milletin malına yağma olmaz. Buna izin verilmez. Milletin malı yağmalanırsa o zaman millet olmaz. İzmir esnafı bundan ne rant edecek? Esnafa gidip harcamak düşecek. Yazıktır. Oranın otuna, çimenine, denizine ihanettir.

Biz o fikri gördük ve buna karşıyız. Biz durdurmadık, durduran Danıştay. Danıştay, denizi vermezsin, ağacı veremezsin dedi. Çıkıp hamaset yapmasınlar. Çeşme’ye bu proje gelirse Çeşme biter. Çeşme, İzmir’in denize açılan ucudur. Zenginlere peşkeş çekilecek yer değildir. Milletin malıdır. İzmirli gerekirse gider pikniğini yapar ama orayı satmaz. İnsan vatanını satar mı?

ATİLLA KAYA NASIL “EVET” DER? NASIL YÜREĞİ TİTREMEZ?
Çeşme’ye hafta sonları giderseniz 2 saat sürüyor. Otoban yetersiz. Bir otoban daha düşünüyorlar. Peki şimdi neden yapmıyorsun? Sen 10 milyar lirayı İzmir’e harca, o yatak kapasitesinin 10 katı turist gelir. O parayı İzmir’e versinler. Otel yapılacak yerler var. Çeşme’ye ver, kalkındıralım. Ama illa benim olacak diyorlar. Yüzde 78’i kamusal olan alanın bir avuç zengine devredilmesinden bahsediyoruz. Ben buna asla evet demem. Çeşme Projesi budur. Atilla Kaya nasıl “evet” der? Nasıl yüreği titremez? O paranın nerede olduğunu da söylemiyorlar. Para varsa yatırın İzmir’e ve elde edeceğiniz rantın 10 katını elde edersiniz. 10 milyar lirayı İzmir’e verdiğinde İzmir uçar. 6 milyon dolar fazla veren ve sadece yüzde 21’ini geri alan bir kentten bahsediyoruz. Bu kent kendini var etmeye çalışıyor.

KÖRFEZ YUNAN DENİZİ Mİ?

İzmir Körfezi’ne yönelik koku ve kirlilik eleştirileri yeniden gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi sık sık yetki için çağrıda bulundu. Büyükşehir’in çağrılarına henüz yanıt gelmezken, körfez üzerinden tartışmalar devam ediyor. Siz İzmir Körfezi için neler söylemek istersiniz?

Körfez yeni mi kokmaya başladı? Özfatura döneminde körfez o kadar kokuyordu ki, çevre yolu Alsancak’tan geçiyordu. Çünkü kimse kokudan yanına yaklaşamıyordu. Piriştina ile oraya çözüm üretildi. Arıtma tesisleri yapıldı. Belediyeler yaptı.

Körfez’in derdine tabii ki düşelim. İzmit Körfezi’ne verdiğin paranın yarısını ver, verdiğin yetkinin birazını ver bak neler yapıyoruz. Gemiler kirlilik bırakıyor, belediye saptıyor ama ceza kesemiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ise üç maymunları oynuyor. Manisa’dan, Uşak’tan başlıyor ve zehir buraya geliyor. Nehri zehirleyenlere ceza kesmiyorlar, arıtma yapılmıyor. Kirlettiği yer Yunan Denizi mi? İzmir Körfezi’ne ayıptır. Kente bir yanlış yatırım yapılmış, kanalizasyon suyu ile yağmur suyu ayrıştırması yapılmamış. Şimdi en büyük yatırımı altyapıya yapıyoruz. İZSU’nun en büyük yatırımı kanalizasyon ve arıtma yatırımı. Testiyi kıranla, suyu getireni birbirinden ayıracağız. Doğru ve yanlış yapanı ayıracağız. Körfez’i bakanlık neden temizlemiyor? Biz temizleyelim, ona da yok. Ne istiyorlar? İzmit’te kirlilik var gittiler ve temizlediler. Burada da kirlilik var. Büyükşehir Belediyesi kirleten gemileri saptıyor ama ceza kesmesi için yetki verilmiyor. Bu vatan bizim. Siyaset uğruna çiğnenecek ve görmezden gelinecek yer değil. İzmir, Manisa, Uşak, Gediz bizim. Buralardan zehir akıyor. Allah bize bol su gönderdi ve rahatlama getirdi. Aklınızı başınıza alın, önlem alın dedi ama ne yapıyorlar? Seyrediyorlar. Başka bir ülkeden bahsetmiyoruz. Gelin birlikte temizleyelim, yağmalatmayalım. Siyaset uğruna İzmir’den vazgeçmeyelim. Sorunlar belli. İzmir siyaset uğruna vazgeçilecek yer değil.

SANAYİCİLERE ELEŞTİRİ!

Yatırım yapmadıkları için İzmir en kötü noktada. Tarihinde ilk kez liman Marmara Bölgesi’ndeki limanlardan daha az iş yaptı. 25 yıldır bu ülkeyi CHP mi yönetiyor? Neden yatırım yapmadınız? Büyükşehir mi liman yapıyor? Limanın rantını Büyükşehir mi alıyor? Sanayiciye dönük eleştirim var. Binali Yıldırım limanı Çeşmealtı’na götürelim dediklerinde alkışladılar. Albayrak’a verildiğinde de alkışladılar. Bu kenti biz yormayalım. Bu kente zulüm olur. İkircikli tutum takınmak, gelene ağam, gidene paşam demek, desteklemek ve alkışlamak İzmirliye yakışmaz.

BİZ YAPTIK, PEKİ SEN NEDEN ESNAF TEMSİLCİSİNİ MİLLETVEKİLİ YAPMADIN?

İzmir iş dünyası temsilcileri son dönemlerde AK Parti ile sık sık yan yana geliyor. Geçmişte AK Partili bir siyasetçi ile yan yana gelmek, fotoğraf vermek seçim kaybetme nedeniydi. Bugün ise durum değişti. İzmir’in iş dünyası temsilcileri gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerekse de AK Partili siyasilerle yan yana gelip fotoğraf veriyor. İzmir’in iş dünyası ile CHP’nin arasına bir soğukluk olduğu yönünde değerlendirmeler var.

Biz İzmir Ticaret Odası Başkanı sevdiğimiz, kentin önde gelen sanayicilerinden biri. Kente çalışsın bizim için yeterli. Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar ise sanayi odasını Türkiye çapında temsil ediyor ve hakkını veriyor. Mahmut Atilla Kaya, “siz esnaftan vekil mi çıkardınız?” dedi ama Mehmet Ali Susam’ı saymıyor galiba. Peki sen neden yapmadın? Senin elin armut mu topluyordu? Konuşuyor, gidiyor ama laf asılı kalıyor.

Deniz Ticaret Odası’ndaki arkadaşlar, liman ihalesini gördü mü? Petkim’i verdiler, plastik ham maddesi üretecekti ama üretmiyor. Kentin ekonomisini konuşuyoruz. Erken sanayi terki diye bir sorunumuz var. Çok büyük bir problem. Bunları bırakıyorlar, “siz esnaftan vekil göstermediniz” diyorlar. Liman ile ilgili ihale şartnamesini gören var mı? İhale var mı? Bunları konuşmayacağız da ne konuşacağız? Hatalar yeni hatalarla telafi edilmez. Albayrak ihaleye girer ve aslan gibi alır, şartnameyi biliriz, ihaleyi biliriz. Kimse itiraz etmez. Bu böyle yürümez. İzmirli buna karşı durur, CHP buna susmaz. Doğruyu temsil etmeye devam edeceğiz.

BAZI BAŞKANLARIN ÇOK BÜYÜK HATALARI VAR

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? İlçe belediye başkanlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben eleştirilerimi arka tarafta yapıyorum. Ama bazı belediye arkadaşlarımın çok büyük hataları var. Ama düzeltmeye zamanları var. Kendi performanslarının üzerinde çaba ve gayretle o hatalardan dönecekler. Kentin geneline iyilik ve doğruluk katmaya devam edecekler. Büyükşehir Belediyesi’nin yatırım programına baktığımda çok doğru şeyler yaptıklarını görüyorum. Altyapısına çok büyük para harcıyor. Kentin gelecekte karşısına çıkacak sorunları gidermek için çabasını görüyor ve takdir ediyorum. Bazı iletişim sıkıntıları var. Bunları da kendilerine söylüyorum. Yüz yüze oturup konuştuğumuz arkadaşlarla medya önünde tartışmak partimize aykırı. CHP seçmeni de bundan hoşlanmıyor.

İzmirli yurttaş yılda 72 saatini trafikte geçiriyor. Dünya ortalamasında 20. sırada. Sen planlamayı yap. Sıkışık yerleri düzenle ama asıl sorun merkezi hükümet ikinci çevre yolu yaptığında İzmirli trafikte 42 saat daha az zaman geçirecek. Bunu yapmazsa sorumlusu hükümettir ve teşhir ederim. Siyaset dedikodu değil, gerçeklerin konuşulduğu yer.

Bu sene su bol ama bilim insanları kuraklık tehlikesine dikkat çekiyor. Su yönetimi ciddiye alınmalı. Denizden su üretilmeli. Turizm için yatırım yapılması şart. Tarım üretiminden vazgeçmememiz lazım. Belediyelerin de önemli işleri olmalı.

TEBRİK EDİYORUM, 20 YIL SONRA KENTİN YÖNETİMİNE KATILMAYA KARAR VERDİLER

AK Parti son dönemlerde etkili muhalefet yapıyor. Siz bu muhalefeti nasıl buluyorsunuz? AK Partili siyasetçiler gelecek seçimlerde İzmir’de seçimleri kazanacaklarını söylüyor. Sizce şanslılar mı?

Biz burada iktidarız ve muhalefet bizi eleştirecek. Hiç mi yanlış imar planı yapmadık? Hiç mi yanlış yatırım yapmadık? Neden eleştirmiyorlar? Eleştiriyi bağırmak ve küfür etmek olarak algılıyorlar. Ne güzel Adıgüzel Vakfı ile ilgili dava açıp durdurdun. Şimdi durdurduğun yere çökmeye çalışıyorsun. Bu nasıl mantık? Arkadaşları tebrik ediyorum. 20 yıl sonra kentin yönetimine katılmaya karar verdiler. Eleştirsinler, davalar açsınlar ki kentte hatalı işlem yapılmasın. “Seni yarın aldırırım, sen görürsün” gibi söylemler olmaz. “Bu imar düzenlemesi hatalı” derlerse başımızın üstüne. Her meclis toplantısında, “polis sizi götürecek, savcı gelecek” diyorlar. Böyle bir şey olmaz. Siz kimsiniz de bizi bunlarla tehdit ediyorsunuz? Yapacakları tek şey muhalefet etmek. 25 yıldır şans duygusuna sarılıyorlar, çünkü başka sarılacakları bir şey yok.

İzmir halkı gönlü zengin, kendisine yapılan iyiliğin karşılığını verir. Hem bilgisi hem hisleri kuvvetlidir. Kendilerini samimi bulurlarsa, yaptıkları şeyleri doğru bulurlarsa demokrasilerde sandıktan çıkana saygı sonsuz. Bu kentte 25 yıldır, ‘İzmir b.k kokuyor, pis İzmir, sümüklü İzmir, gavur İzmir’ dediler. Her türlü hakareti yaptılar. Bu İzmirli yine kendilerine oy veriyorlar, şükretsinler. İzmir’e söylemedikleri laf kalmadı.

CHP ÜZERİNDE ADALETİ KULLANARAK OYNANMAK İSTENEN BİR KATAKULLİ!

Uzun süredir parti ile ilgili mutlak butlan tartışmaları var. Siz butlanın geleceğine inanıyor musunuz?

Mutlak butlana ben inanmıyorum. Bu AK Parti’nin CHP üzerinde adaleti kullanarak oynamak istediği katakullidir. Mahkemenin butlan kararı çıkartacağına inanmıyorum. Tarihte böyle bir şey yok. Çıkmazsa ne olacak sorusunun cevabı yok. Parti ile böyle oynanmaz. CHP her seçimde olduğu gibi bu seçime de hazırdır. İktidara da adaydır. Hukuk eliyle CHP’yi dizayn edemezler. Biz birbirimizle tartışırız, bu bizim geleneğimiz. Özgür Özel’in karşısına belki rakip çıkacaktı ama delege partiye yapılan saldırıyı gördü. Pislik her yerde vardır. Temizlersin ve yoluna devam edersin. Biz 100 yıllık birikimiz. Pislikle nasıl mücadele edeceğimizi biliyoruz. Biz hukuk eliyle yapılan müdahalelere inanmıyoruz. Bu sadece partiyi tartıştırmak için yapılan bir algı.