Fidan: ABD ve İran görüşmeleri başladı!
Fidan: ABD ve İran görüşmeleri başladı!
İçeriği Görüntüle

EGEDESONSÖZ- CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Emniyet Müdürlüğü aracılığıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Makine İkmal Daire Başkanlığı’nın yaptığı ihalelerin dosyalarını istemesi ve genel sekreter yardımcısı sıfatıyla ihale dosyalarında kendisinin imzasının bulunmasına ilişkin olarak değerlendirmelerde bulundu.

Egedesonsöz’e yaptığı ziyarette açıklamalarda bulunan Güç, belediyedeki genel sekreter yardımcılığı döneminde ihaleler ile ilgili işlemlerde belediye başkanını temsil ettiğini ve harcamalara olur verdiğini kaydederken kooperatif davasına yönelik de atıflarda da bulundu.

HARCAMA YETKİLİSİ BEN DEĞİLİM DAİRE BAŞKANIDIR
CHP’li Güç açıklamasında “Tunç Soyer kooperatif davasında yargılanıyor. Tunç Soyer, İZBETON dosyasında kooperatifleşme ve ticari anlaşmaları yapın diye olur verdim diyor. Tunç Soyer içeri alınıyor. Normalde belediyecilik sisteminde bu mümkün değil. İstanbul’daki dosyalarda da benzer konular var. İstanbul’da genel sekreter yardımcılarının hepsi içeri alındı. Bakıldığı zaman hepimiz içeri girebiliriz. İzmir İl Başkanı olmak bir şeyi değiştirmez. Bizim Cumhurbaşkanı adayımız içerde. Bunu yapmak istiyorlarsa atıyorlar içeri. İl başkanı olarak da alınırım içeri. Belediye mevzuatı anlamında sorarsınız ben olur veririm. İçeriğini bilmem, belediyede harcama yetkilisi daire başkanındadır. Ben olur verdim diye beni almaları hukuki anlamda mümkün değil. Ama Soyer’i de içeri almaları mümkün değildi. Hiçbir müteahhitle birebir diyalog kurmadım. Ben mesafe koyan biriyim. Gelinen noktada yaşanacaksa yaşanıyor. Tunç Başkan da yaşadı. Genel sekreter yardımcısı, belediye başkanını temsil eder ve olur verir. Harcama yetkilisi değildir. Zimmet çıkarsa da Genel Sekreter Yardımcısına çıkmaz. Benim dosya ile alakam yok ama iş mevzuata bağlı değil ki. Tunç Başkan mevzuattan değil kooperatif davasından içerde. Beni normal bir günde de alabilirler. Tipini beğenmedin diye de alabilirler. Ailem çok tedirgin oluyor ve bana, ‘çok konuşuyorsun’ diyorlar” dedi.

AMAÇ BÜROKRASİYİ KORKUTARAK ENGELLEMEK
Operasyon iddiaları üzerinden bürokrasinin korkutulmak istendiğini belirten CHP’li Güç, “Bürokrasi korkarsa çalışmaz. Bu durumlar bürokrasiyi korkutmak için. Hatalı bir şey varsa Sayıştay raporunda çıkar. Rüşvet çarkı yoksa diğer denetlemeleri Sayıştay yapar. Sayıştay bulgu çıkartamadıktan sonra bunun bir yere varmaması lazım. Gelinen noktada bürokrasiyi yavaşlatmayı amaçlıyorlar. Belediyeler vatandaşa hızlı dokunuyorlar. Sosyal yardımları yapıyor, hastaları taşıyor, kent lokantası ve kreşleri açıyorlar. Bunların engellenebilmesi için bu tarz yaklaşımlarda bulunuyorlar. Bunlar engelleniyor ve gelinden noktada bürokrasi korkutuluyor. Lal Denizli’ye yapılan şey de bürokrasiyi korkutmak” ifadelerine yer verdi.

İÇERİYE ALINANLARIN PSİKOLOJİSİ BOZULDU
Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonlarda gözaltına alınan isimlerin antidepresana başladığını dile getiren Güç, “Başkanların da aileleri, çocukları var. Tunç Başkan 8 aydır içerde. Murat Çalık başkan kanser hastası ve ailesinden uzaktı. İzmir’de zimmet davası için iddianame yok. İlk operasyonda benim 70’e yakın personelim alındı. Ağır süreçlerdi. Sabah baskını işe evlerinden alındılar. İçeriye alınanların yarısı antidepresana başladı. Hepsi psikiyatriye gittiler. 4 gün gözaltına tutulanların psikolojisi bozuldu. Kolay süreçler değil” dedi.

TOKİ’DEN KİMSE İÇERİ ALINMIYOR
Kooperatif tarafından yapılan konutların gecikmesinin dava konusu edildiğini kaydeden Güç “Tezat olan şey, TOKİ’de işi geciktiriyor. Aliağa TOKİ 2019’a başladı ve 2024-2025’te zor teslim ettiler. İlk çıktıkları lansmanda 2021’de teslimdi. TOKİ’nin başındaki veya personeli içeri alındı mı? TOKİ’de herhangi birisi içeri alınmıyor. TOKİ’de de fiyat farkları çıkıyor. Burada büyük bir ekonomik kriz oldu. Bu süreçte mali olarak yürümedi. Kriz anında süreç uzayabilir. Maliyetler arttı. İşin içerisinde kamu olunca mevzuat yoğunlaşıyor. Mevzuatlar genişleyince iş uzayabiliyor” ifadelerine yer verdi.

TUNÇ BAŞKANIN SUÇLU OLMA İMKANI YOK
Kooperatif konutlarında sona yaklaşıldığını vurgulayan Güç, “Şu an bakıldığı zaman inşaatlar bitiyor. Bunlar çözüldüğü zaman ne olacak? Yine suçlu mu olacaklar? Tunç Başkanın suçlu olma imkanı yok. Ben Şenol Başkanı ve Tunç Başkanı ziyarete gittim. Aileler dışarıda ve zor durumda. Bu adamlar nereye kaçacaklar? Yurtdışı yasağı koyun ve dışarıda yargılansınlar. Bir zimmet çıkacaksa ceza davasına çevirirsiniz. Kooperatifle alakası olmayan Tunç Bey içeride ve yargılanıyor. Hiç ticari dava görülmeden direkt ceza davası başladı” ifadelerini kullandı.

SEÇİM GÜNÜNE KADAR KAN KUSTURMAYA DEVAM EDECEKLER
Güç açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;

“Ülkede büyük devasa sistemi hanedanlığa çevirdiler. Bu sistemden faydalanan bir sürü insanlar. Bunu kolay kolay bırakmazlar. İstanbul’da kaybedince büyük bir şaşkınlık yaşadılar. Aynı kaybı bir daha yaşamak istemiyorlar. Seçim günü kaybettikleri anda yapacakları hiçbir şey yok. Ancak seçim gününe kadar kan kusturmaya devam edecekler. Operasyonların en büyük amacı otokontrolü arttırmak. Bürokratlar da, ‘bir şey mi olur?’ diyerek adım atmıyor.”