EGEDESONSÖZ- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanlığı ‘Gerçekleri Bilmeye Hakkınız Var’ adıyla bir Hukuk Paneli düzenledi. Moderatörlüğünü siyaset bilimci ve yazar Doç. Dr. Onur Alp Yılmaz üstlendiği panelde, CHP İzmir İl Başkan Vekili Av. Murat Aydın, CHP Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Av. Gül Çiftci, CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, İzmir Milletvekili Av. Gökçe Gökçen ve CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek de konuşmacı olarak katılım sağladı.

Panele CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, CHP’li ilçe belediye başkanları, İzBB eski Başkanları Aziz Kocaoğlu ve Yüksel Çakmur ve çok sayıda partili katıldı.

SİYASETİ DİZAYN ETME GİRİŞİMİ
Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Bugün "Hukuk devleti mi, yoksa talimat devleti mi?" tartışılır hale geldi. Bugün burada sıradan bir anlayışla toplanmadık. Bugün burada hukukun askıya alınmasına, millet iradesinin gasp edilmesine, demokrasiye yöneltilen açık müdahaleye karşı bir duruş sergilemek için bir araya geldik. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, İzmir’de Tunç Soyer, Adana’da Zeydan Karalar, Antalya’da Muhittin Böcek, Çeşme’de Lal Denizli, Cumhuriyet Halk Partili ilçe belediye başkanlarımıza ve son olarak da Ankara’da Mansur Yavaş’a yönelik girişimlere baktığımızda şunu net olarak görüyoruz; Yapılanlar bir soruşturma değildir. Yapılanlar bir hukuk süreci değildir. Yapılanlar siyaseti dizayn etme girişimidir ve biz buna susmayacağız” dedi.

MESELE SEÇİMLER KAZANAMADIKLARINI DOSYA İLE KAZANMA MESELESİ
Hukukun bir siyasi araç olmadığını dile getiren Güç, “Hukuk bir siyasi araç değildir, bir rövanş mekanizması değildir, bir partiye göre çalışan aparat hiç değildir. Hukuk; zayıfı güçlüye karşı korumaktır. Seçilmişi talimata karşı korumaktır. Milletin iradesini sarayın iradesine karşı savunmaktır. Bugün yaşadığımız sorun tam da budur. Türkiye’de hukuk devletinin yerine talimat devleti inşa edilmeye çalışılmaktadır. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, "Biz hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğiz, yargıyı sopa gibi kullanan anlayışa teslim olmayacağız" diyor. Asla teslim olmayacağız. Çünkü mesele Ekrem Başkan meselesi değildir. Mesele Mansur Başkan meselesi değildir. Mesele Cumhuriyet Halk Partisi meselesi de değildir. Mesele, halkın sandıkta verdiği yetkinin yargı eliyle geri alınması meselesidir. Mesele seçimle kazanamadıklarını dosya ile kazanma meselesidir” dedi.

Güç’ten dikkat çeken açıklama: CHP’li başkanlarımız kusursuz diyemeyiz
Güç’ten dikkat çeken açıklama: CHP’li başkanlarımız kusursuz diyemeyiz
İçeriği Görüntüle

KORKU SİYASETİ İZMİR’E İŞLEMEZ
Güç açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;

“İstanbul’da büyük bir irade, İzmir’de güçlü bir mücadele var. Seçilmiş belediye başkanlarını hedef alan bir korku iklimi oluşturmak istiyorlar. Bu korku siyaseti İzmir’de işlemez. Bu sindirme siyaseti İstanbul’da işlemez. Bu baskı siyaseti Cumhuriyet Halk Partisi’nde işlemez. Biz Anadolu’nun yetiştirdiği evlatlarız. Biz halkımızla inatlaşmayız, halkımızı umursamazlığa mahkûm etmeyiz, insanımıza hayal satmayız. Bu memleketin neye ihtiyacı varsa onu yaparız. Bugün bu hukuksuzluklara karşı durmamızın sebebi budur. Çünkü biz biliyoruz ki halkıyla inatlaşan iktidar uzun süre ayakta kalamaz. Milletin sabrını tükettiler; ekonomiyi tükettiler, umudu tükettiler, şimdi de adaleti tüketmek istiyorlar. Ama buradan açıkça söylüyoruz: Bu ülkenin mayasında adalet vardır, vicdanı vardır, feraseti vardır. Ve o feraset günü geldiğinde sandıkta cevabını verecektir. Hukuksuzluk karşısında dimdik duracağız. Ve şunu herkes bilsin ki bu ülke karanlığa teslim olmayacak. Bu millet iradesine sahip çıkacak ve bu örgüt asla susmayacak. Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde, örgütümüzün gücüyle, milletimizin desteğiyle bu ülkeyi yeniden hukuk devleti yapacağız. Adaleti yeniden tesis edeceğiz. Çünkü biz iktidar olmak için değil, adaleti sağlamak için yola çıktık. Ve biz kazanacağız.”

DAVALARLA İNTİKAM ALMAYA ÇALIŞIYORLAR
CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, CHP’li belediyelere yönelik devam eden davaların siyasi olduğunu ifade etti. Gökçen, "Bakın şimdi, ne yapıyorlar? Dilek İmamoğlu... Eşini, çoluğunu çocuğunu katıyorlar işin içine. Kadıncağız diyor ki; 'Hukuk devleti istiyoruz, adalet istiyoruz.' Hemen ertesi gün saldırı başlıyor. Akın Gürlek davası... Kardeşini gözaltına alıyorlar, uyuşturucu diyorlar, o diyorlar, bu diyorlar. Ne zaman? Tam ön seçimlerin olacağı, 19 Mart’ın arifesinde. Siyasi operasyon olduğu o kadar belli ki. Mehmet Murat Çalık... Adam kanser tedavisi görmüş, ağır operasyonlar geçirmiş. Cezaevi koşullarında tutuyorlar. Silivri’ye nakletmek istiyorlar. İzmir’deki doktorları diyor ki; 'Burada kalması lazım, tedavisi aksarsa hayatı tehlikeye girer.' Ama dinleyen kim? İlla bir baskı, illa bir yıldırma. Fatih Keleş aynı şekilde, Murat Ongun aynı şekilde, Lâl Denizli aynı şekilde... Hepsinin ailesine, yakınına, çoluğuna çocuğuna bir iftira, bir gizli tanık beyanıyla çökme operasyonu” dedi.

Davalar ile intikam alınamaya çalışıldığını iddia eden Gökçen, “İstanbul’da, İzmir’de ne kadar kritik dava varsa; İmamoğlu’nun ahmak davası olsun, diploma davası olsun, hepsinde hakimler değişiyor. Doğal ve coğrafi hâkim ilkesi falan kalmadı. Kararı beğenmedikleri an hâkimi sürüyorlar, yerine kendi istediklerini getiriyorlar. Bu artık hukuk mücadelesi değil, bu bir haysiyet mücadelesidir. Burada yapılmak istenen şey adalet tesis etmek değil; resmen bir intikam operasyonu yürütülüyor. Siyasi rakiplerini sandıkta yenemeyenler, yargı eliyle intikam alarak tasfiye etmeye çalışıyorlar. Ama unuttukları bir şey var; halk bu intikam hırsını görüyor ve not ediyor” ifadelerine yer verdi.