Hepimiz kendisini iyi tanırız ve biliriz ki asla okey oynamaktan vazgeçmez...
Sigaradan da...
"Seçim dönemi yaklaşınca kahve toplantılarına imam da lazım" der.
Hatta...
Yerel tv kanalının kamerasına ’‘’‘CHP MYK’’sının aldığı kararı doğru buluyorum. Meclis üyeleri görevlerinden istifa edip aday olması doğru değil. Onlar bir yarışın içinden geldiler. Eğer aday adayı olursalar başkalarının haklarını yemiş olur’’’’ türünde bir açıklama yapar’…

Bu kişi kim midir?

CHP İzmir eski İl Başkanı ve şimdinin milletvekili olan Selçuk Ayhan’’dır.

Şimdi dönelim geçmişe’…

Ey, "Selçuk Ayhan" sorarım size;

Dün il başkanlığı adaylığı için nasıl koşturdun?

’‘İl başkanlığını isterim’’ diye kimlerle hesap yaptın?

Hangi milletvekilleri senin il başkanı seçilmenden dolayı çizik yedi?

Sonrasında CHP il başkanlığını yarıda bırakıp milletvekili adaylığına nasıl zıpladın?

Hatırlar mısın?

Sanırım çabuk unutuverdin’…

Neden?

Milletvekili adaylığı yarışında papuç pahallı olabilir mi?

Ya da bölgenden yeni rakiplerin çıkması sorun mu yaratır?

Sevgili Selçuk Ayhan, sonuçta sen de onlar gibi bu partinin üyesisin’…

Senin ne kadar istifaya hakkın varsa ve milletvekili adayı olabiliyorsan diğer her birininde vardır ve olmalıdır’…

Her insanın siyasette bir hedefi vardır’…

Sen il başkanlığını yarıda bırakıp vekil olunca, acayip mutlu, müthiş gururlusun da; başkalarının meclis üyeliğini bırakıp aday olma istekleri ortaya çıkınca neden hüzünlüsün?
Ey Selçuk Ayhan bilesin ki; "CHP, eski CHP değil, yenileşen CHP" inancıyla istifa eden veya istifa etmesi engellenen meclis üyelerine en başta senin destek vermen gerkirdi.

Sana mikrifon uzatıldığında, ’‘bu arkadaşların yanındayım’’ demeliydin’…

Demedin’…

Keşke diyebilseydin’…
Hem de "Bir daha vekil adayı gösterilmeyeceğim" korkularına meydan okurcasına...
CHP’’de birlikteliğin, kardeşliğin mükemmel bir tablosunun oluşmasına katkı sunmalıydın.
Tüm şeytan senaryolarını boşa çıkartmalıydın’…

Ama sen kolayına kaçtın’…

Geçmişini unutarak’…

İl başkanlığından istifa edip milletvekili adayı olduğunu gizleyerek’…

Yoksa yoksa sen il başkanlığını yarışarak değil de, başka şekilde mi kazandın?

Ya da sen kimlere haksızlık ettin?

Ya da Sedat Uzunbay’’a, Türkan Miçooğulları’’na kim haksızlık yaptı?

Görüyorum ki; Sevgili Selçuk Ayhan, sende genel merkeze şirin gözükme telaşında oluvermişsin.
Hem de...
"Geçmişini unutarak"’…
Ne diyeyim?
Helal olsun sana Vekilim!
Bin kere helal olsun!
Ya siz CHP’’liler’…

Siz de Selçuk Ayhan’’a, hakkınızı helal ediyor musunuz?

***

Notlar:

1- CHP İzmir’’de taşların yerine tam oturması için herkes İzmir’’in en sevilen simalarından Erdal Aksünger’’in kararını bekliyor. İzmir’’in ticaretinin en önemli isimlerinden biri olan Aksünger’’in, CHP’’ye artı bir güç katacağı CHP’’de tabanında en çok dillendirilen konuların başında geliyor.

Öte yandan Necip Nasır ve Necip Kalkan’’ın da aralarında bulunduğu İzmir’’in tanınmış işadamlarından bazılarının AK Parti’’den aday adayı olması nedeniyle iş dünyasında da CHP’’de bizi kim temsil edecek sorusu gündeme gelmiş durumda.

İzmir ticaretinin ve ekonomisinin duayen isimleri bu gelişmelerden sonra gözlerini, CHP’’ye ve Erdal Aksünger’’in üzerine çevirmiş durumda. Bakalım CHP’’nin İzmir’’deki iş dünyası açılımı nasıl gerçekleşecek’…

2- İddialara göre geçtiğimiz günlerde CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır’’la şöyleşi yapmak üzere ulusal bir haber ajansının muhabiri CHP izmir İl Başkanlığına gider.

İl Başkanı Bayır bu muhabir arkadaşımızı ropartaj yapmasına olanak vermek için odasına çağırır.

Yine iddialara göre; muhabir arkadaşımız röportajın hemen başında CHP İzmir İl Başkanı Bayır’’a sorular sorduğu esnada bir zat sorunun birine bozulur ve ’‘böyle bir soru sorulur mu’’ diye, muhabir arkadaşımıza çıkışır’…

Sayın Tacettin Bayır’’a soruyoruz:

a) Sayın Bayır, bu yaşanan durumu hoş karşılıyor musunuz?

b) Sizinle özel ropörtaj yapıldı bir ortamda böyle bir müdahalenin olması sizin makanıza yapılmış bir müdahale olmuyor mu?

c) Bu olay sonrasında bu muhabir arkadaşımızdan ve kurumundan özür dilendi mi?