EGEDESONSÖZ - İzmir Barosu, sokakta yaşayan köpeklerin toplanması sırasında yaşandığı bildirilen hukuka aykırı uygulamalar ile hayvan bakımevleri ve doğal yaşam alanlarının koşullarına ilişkin ilgili kurum ve belediyelere başvurdu.

İzmir Valiliği, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Millî Parklar İzmir Şube Müdürlüğü’ne gönderilen başvuruda, 2 Ağustos 2024’ten bu yana İzmir’de toplanan köpeklere ilişkin kapsamlı bilgi ve belge talep edildi.

Baro, bu kapsamda toplanan ve bakımevlerine alınan köpeklerin yanı sıra kısırlaştırılan, sahiplendirilen, yaşamını kaybeden veya ötanazi edilen hayvanların sayılarına ilişkin verilerin paylaşılmasını istedi. Ayrıca bakımevleri ve doğal yaşam alanlarının mevcut kapasiteleri ile mevzuata uygunluk durumlarının da bildirilmesi talep edildi.

Baraj gölünde erkek cesedi bulundu: Soruşturma başlatıldı
Baraj gölünde erkek cesedi bulundu: Soruşturma başlatıldı
İçeriği Görüntüle

“SADECE SAYISAL HEDEFLERE DAYALI TOPLAMA YAPILMASIN”
Başvuruda, yeterli ve mevzuata uygun kapasite oluşturulmadan yalnızca sayısal hedeflere dayalı köpek toplama uygulamalarına son verilmesi istendi. İzmir Barosu ayrıca, hayvanların yaşamını ve sağlığını tehlikeye düşüren koşullara sahip olduğu belirtilen tesislere yeni köpek sevkinin durdurulmasını talep etti. Belediyelerin veteriner işleri müdürlüklerine gönderilen yazılarda ise köpeklerin toplanması sırasında veteriner hekim bulunmaksızın uyuşturucu, sakinleştirici veya anestezik nitelikte ilaçlar kullanıldığı ve bu uygulamalar sonucunda bazı köpeklerin yaşamını kaybettiği yönünde Baroya ulaşan ihbarlara dikkat çekildi.

VETERİNER HEKİM VURGUSU
İzmir Barosu, veteriner hekimlik yetkisi gerektiren işlemlerin yetkisiz kişilere devredilemeyeceğini vurguladı. Baro, veteriner hekimin bulunmadığı ilaçlı yakalama uygulamalarına derhâl son verilmesini isterken, kapasitesini aşmış veya mevzuatta öngörülen asgari koşulları taşımayan hayvan bakımevlerine de yeni köpek kabul edilmemesi çağrısında bulundu.

Baronun başvuruları, İzmir’de sokak hayvanlarının toplanması ve barınma koşullarına ilişkin uygulamaların yanı sıra belediyelerin kullandığı yöntemler ile bakımevlerinin kapasite ve mevzuata uygunluk durumlarının da incelenmesini gündeme taşıdı.