Medyamız gırtlağına kadar yalan, uydurma, düzmece haberlerle dolu istirmacı. Duygu sömürüsü peşinde takiyeci bir medya. Bu tanımlamayı çoktandır yapıyorum, ama şimdi bu fikrimi paylaşmak istiyorum. Bakım Berkin Elvan için yapılan yayınlara, .Hiç bir kimse,hiçbir medya kuruluşu,Berkin Elvan'ın elinde sapan yarı yüzü kırmızı bir bez ile kapalı zafer işareti yapan resmini koymadı. Çocuk evden ekmek almak için çıktı diyorlar, ne büyük yalan, Berkin Elvan oturduğu yerden dokuz kilometre ötede bulunan Taksim'e giderek,ekmek alacaktı.Yahu bu düzmece senaryonuza kargalar güler,istismarın böylesine nasıl cüret ediliyor. Tabii ki aile acılı, tabiî ki bu olaylar sadece maddi kayıp ile geçiştirilse idi. Ama olmadı. Sekiz vatandaşımız hayatını kaybetti. Hemen bütün kanallar Berkin Elvanla ilgili naklen yayın yaptı. Bu yayınların içinde Türk bayrağı yerine kızıl renkte flamalar taşındı. Son bir hafta içinde beş polisimiz görevi başında hayatını kaybetti, bunu ekrana getiren olmadı. Gezi olaylarında sekiz sivil ve de bir polisimizi kaybettik. Neden kaybettiğimiz polisler haber yapılmıyor.
Basın Utanmadan 11 ağaç bahanesinin arkasına saklanarak takiye ile olayları saptırarak vermeyi aylarca devam ettirdi. Amacın Başbakanı devirme olduğu sonradan açıklandı. Ülkeyi kaosa sürükleme pahasına sivil darbe yapmayı denediler. Başbakanı beğenmeyebiliriz. Ama düzmece senaryolar ve saptırılmış haberler ile buna ulaşmak fevkalade yanlış.

Seçimler geldi çattı. El birliği ile Ak partinin oylarını düşürelim, ama bu iş zor. Ev ev çalışmak lazım emek harcamak lazım. Halbuki yalan haber ve istismar yapmak çok kolay.Medyanın mutfağına talimat ver, milleti kandır,insanları sokağa dök.Geçmişte biz ne zaman sokağa döküldük de yarar sağladık. Her sokağa dökülüşün ardından, ihtilal gelmedi mi? Her ihtilal de kurunun yanında yaş da yanmadı mı. Ülke mali sıkıntılara girmedi mi.