Başımızda sultan, padişah, kral falan istemiyoruz…
Oysa, kraldan çok kralcıların, el etek öpenlerin bol olduğu bir milletiz!
Cumhuriyet bilinci bunun neresinde?
Halkların kardeşliğinden yanayız, yani, halkçıyız
Oysa, on yıllardır Türk-Kürt deyip birbirimizi boğazlıyoruz!
Cumhuriyet bilinci bunun neresinde?
Milliyetçilik; aynı vatan üzerinde yaşayan bireylerin eşitlik, özgürlük ve adalet temeline dayanan bir arada yaşama ülküsü değil midir?
Oysa, kendi ırkımızı bir diğerine dayatacağız diye, vatanımızın bölünmesi yolunda, emperyalizme hizmet etmek için adeta birbirimizle yarışıyoruz!
Cumhuriyet bilinci bunun neresinde?
Çağdaş dünyayı yakalamak, eğitim, bilim, yaşam standartı, insan hakları ve toplumsal hayatı geliştirmede bayrağı en önde taşımaktır devrimcilik
Oysa, bilimde ve toplumsal hayatın her alanında aklın yol göstericiliği yerine dini dogmaları kılavuz edinerek, hızla ortaçağ karanlığına doğru evriliyoruz!
Cumhuriyet bilinci bunun neresinde?
Devletçilik; bir devletin vatandaşlarına, hak ve özgürlüklerin korunması, ekonomik ve sosyal adaletin sağlanmasında eşit fırsatlar sunmasıdır.
Oysa, sadece güçlü, zorba ya da iktidar yalakası olanların hak ve hukuk sahibi olduğu ve ekonomik fırsatlardan yararlandığı bir düzene uymuş gidiyoruz!
Cumhuriyet bilinci bunun neresinde?
Laiklik; bireylerin din ve vicdan özgürlüğüne müdahale etmeden, dini sembol ve ritüellerin çağdaş toplumsal yaşamı bozmasına izin vermemektir.
Oysa, İslam'ın Sünni mezhebine ait olanların ayrıcalıklı hale getirildiği ve bu mezhebe bağlı olanların toplumsal yaşama uyması yerine, sosyal düzenin, tamamen bu mezhebin gereklerine göre tanzim edildiği bir nizama dönüştürülüyoruz!
Cumhuriyet bilinci bunun neresinde?
Ama her 29 Ekim'de ellerimizde bayraklar, dilimizde 'yaşasın Cumhuriyet, en büyük bu bayram' sloganları caddelere akın ediyoruz…
Ve biz Cumhuriyet'i çok seviyoruz, öyle mi?