Evet, bir liste daha var ki 7 Haziran sandığına gidecek; kim ve ne olursa olsun tartışılır hale gelen, belli keskin kesimler dışında; hatta aynı/benzer iddiaları taşıyan ana muhalefetin taraftarlarınca bile yakından izlenen ve kaygı uyandıran bir çıkışın ürünü…
550 Milletvekili adayının 268'i kadın... Yani aday listelerinin neredeyse yarısı…
25 ilde de ilk sıradalar... Üstelik listelerde fermuar sistemi ile yer alıyorlar.
Yani bir kadın, bir erkek…
'Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz'
CHP, AKP ve MHP'nin kadın adaylarının toplam oranı yüzde 45, HDP'ninki yüzde 48…
'Laf ola beri gele' değil ama… (Yerel seçimlere de ülkenin dört yanında, bir kadın bir erkek adayla, eş başkanlık sistemiyle girmişlerdi.)
Bitmedi!
Halkların Demokratik Partisi'nin halkları, inançları ve etnik kökleri birleştirici bir listesi de var. Alevi kesimin sosyalist temsilcileri, haklı toplumsal tepkilerin öncüleri, çevreciler, avukatlar, sanatçılar, akademisyenler orada...
'Sol'un farklı geleneklerinden ağır topları da… Sosyalist Demokrasi Partisi, Özgürlük ve Demokrasi Partisi Genel Başkanları, Aydın Çubukçu gibi bir duayen…
LGBT aktivisti de, gezi direnişinde bir gözünü gaz bombası ile kaybeden genç de orada…
Ne yapıyor HDP? CHP'nin yaptığı gibi; çantada keklik illerin birinci sıralarında yarısından çoğu elitist kadınlara değil; entelektüeller ve hem işinin hem davasının emekçi kadınlarına yer açıyor; toplumu sağıyla soluyla toparlayayım derken, zeminsiz kalmak yerine; inanç, görüş ve etnik dağılımını da adil yapıyor; eski müftüyle bir Alevi dedesini birlikte görebiliyorsunuz mesela bu listelerde. Bu da Can Yücel'in 'Başka türlü bir şey benim istediğim' şiirini çağrıştırıyor ister istemez.
Sanki 'Voltran'ı oluşturmuş gibiler.
Hani; yine CHP'nin İzmir'de önseçime giden Alevi kanadın, sadece Alevi'lerden oluşan blokları / listeleri gibi değil! Halkın iradesinin resmi temsili meselesini, ibadethanelerin kutsallığından çıkaran; cinsiyet, din, ırk, azınlık çıkmazından kurtaran, boyun eğilen, zorunda kalınan ne varsa başkaldıran bir yaklaşımı neresinden bakarsanız bakın görüyorsunuz işte. Bu biraradalık, 'ancak insanlık için olabilir' i düşündürmüşler işte…
Ezilen bir halkın temsilinin ötesine geçerek, 'ezilen tüm halklar; sistem ve yarattığı iktidarca gasp edilen tüm haklar' gibi bir dertlerinin olduğunu hissediyorsunuz…
Bu anlayışları ve halkları, aydınları, öteki görülenleri aynı potada birleştiren listeleri ile ; dönüştürmek, değiştirmek kaygısının, baraj kaygısının önüne geçtiğini söylemek hiç de zor değil.
İşte sadece barajı aşma hedefi ile ortaya çıktığı söylenen listenin diğer ayrıntıları; '243 Sünni, 50 Ermeni, 15 Süryani, 100 Kürt, 100 Türk, 5 Çerkez, 150 Alevi, 2 Ezidi…'
Bunca farklı rengin bir araya getirilmesi, sistemle mücadele kararlılığı, iktidar olmaktan çok değiştirmekten yana duruşu anlatıyor aslında, 'doğa' gibi... HDP, buna 'yeni yaşam' diyor, AKP'nin 'Yeni Türkiye' çıkışı ve altını dolduruşundan farkını anlatmış olmalıyım şimdiye kadar. Ama, onca ismi öyle bir yerleştiriyorlar ki coğrafyamıza…
'Bu memleketin sadece Kürt meselesi yok; işçi sınıfı mücadelesi var, Alevi meselesi var, ermeni meselesi var, azınlıklar, ötekileştirilenler meselesi var, kadın meselesi var' diyen bu çıkışı en azından yakından izlemek artık herkes için farz olmuştur.
Şimdi bu tablonun; yeni yaşam düzeninin kuruluşunun önünü açacak, kapsadığı gibi kavratacak ve 'soldan çıkış' yolunun ışığını yakacak dirayette olması; barajı geçerek bu idealin aynası işlere imza atması gerekiyor ki; elbette bir tahminim var…