Sen yaşı 15'i geçmiş ey dünyalı, 15 yaşındaki anılarını düşünerek ağla!
Berkin'in masum gözlerini ebediyete kapattığını bilerek ağla!
Berkin gibi masum, duyarlı çocukların, gençlerin vuruluşuna ağla!
'Canım sokağa çıkmasaydı' diyenlerin kalpsizliklerine ağla!
Bir somun ekmek için pırıl pırıl bir çocuğun yok edilişine ağla!
Ben iki gündür…
Berkin'e ağladım.
Annesiyle, akrabalarıyla, arkadaşlarıyla, komşularıyla, üniversitelilerle ve Aylin Nazlıaka'yla birlikte ağladım.
Bu sabah işyerime gelirken bir elektrik direğinin dibine çökmüş, Berkin'den beş yüz elli kilometre ileride, yakasında Berkin'in fotoğrafı olan ve hiç tanımadığım bir lise öğrencisiyle birlikte ağladım.
Bu ülkenin yiğit evlatlarının bunu hiç hak etmediklerini düşünerek ağladım.
Türkiye'nin güzel insanları ağlayın ki…
…göz pınarlarınız kurusun, kalbi taşlaşmış olanlara ders olsun
Ama artık bitti.
Zaman ağlama zamanı değil. Eminim yaşasaydı 'ağlamayın zalimlerin zulümlerine, ben bir somun ekmek için, haklarım için, özgürlüğüm için bir kez öldüm, beni öldürenler, beni hayallerimden koparanlar, geleceğimi elimden çalanlar ise her gün bin kez ölecek' derdi.
Evet böyle derdi ve bizler de dinlerdik küçük Berkin'i.
Artık ağlamıyoruz merak etme…
Çünkü sen artık bu ülke gençlerinin, özgürlükten yana olanların simgesi oldun. Adın bir daha silinmemek üzere tarihin sayfalarına kazıldı.
Sana kıyanlar ise…
Daha şimdiden insanlığın karanlık dehlizlerinde yok olup gitti.