Geçtiğimiz hafta sonu çok sevdiğim bir öğrencim cep telefonundan: 'Hocam, bu giysinin rengi ne?' diye sorması üzerine konuya dahil oldum. Sadece bir fotoğraf ne ilginçtir ki bütün internet alemini ikiye ayırmıştı neredeyse. Özellikle hafta sonuna girerken sosyal medya üzerinde en çok tartışılan konu, bir elbisenin renginin siyah dantelli mavi mi yoksa altın-sarısı-beyaz mı olduğuydu. Konu o kadar göreceli hale geldi ki olay sosyal medyayı da aştı. Güneş ışığı ile aydınlanan dünyada insan gözü ve beynin görme biçimi üzerine biyolojik bir meseleye dönüştü.
Önce bu garip olayın insanlar tarafından konuşulmasının nedenleri üzerinde düşündüm; neden insanoğlu acaba bu kadar gereksiz bir konu üzerine konuşuyor diye içimden geçirdim. Ya da ben mi acaba olaylara farklı bakıyordum, ya da duyarsız olmuştum. Ya da insanların 'algıda seçicilik' dedikleri bu muydu? İlgilenmediğim konularda demek ki ben de ne kadar 'duyarsız' olabiliyordum ve insanların bu garip tavırlarına 'kızabiliyordum'.
Çevremdeki olaylar o kadar çabuk değişiyordu ki, ben bile değişen gündemin beni neden etkilediğini anlayamadan bir diğerine geçiyordum. Tam iki hafta önce hayatımda yaşamadığım bir etkinlikte bulunmuştum. PechaKucha-İzmir yılda sadece bir kez düzenlenen, içeriği kısa sürede ve en etkin şekilde bir topluluğa sunmayı amaçlayan bir sunuş tarzıydı. 20 slayt içinde yaşamından kesitler veriyordun. Tam 6 dakika 40 saniye içinde, nasıl kolaylıkla'potansiyel bir katil' olabileceğimi izleyenlere aktarmaya çalıştığımda;Gecekondularda mikro kredi almaya çalışan kadınların yaşam öykülerini dinlemeye gittiğimde soğuk bir günde, sobanın bile yanmadığı bir evde, elinde bir nikah şekerine bağlı duran tek bir adet 'plastik bir bebek'ten başka oyuncağı olmayan bir çocuğununkorku dolu gözlerini anlattığımda; Romanca'da Roman kelimesinin anlamının 'İnsan' olduğunu öğrendiğimde onurları ile her sabah biz uyanmadan önce at arabaları ile çöpleri karıştıran, kutuları toplayan çingenelerin yaşamlarını anlattığımda beni izleyen 350 kişinin yanından ayrılırken, acaba demiştim bu anlattıklarım 'giysinin renginden' daha az mı önemliydi?
Hemen arkasından Çanakkale'nin bir köyünde 'Kadın Girişimciler' ile uzun bir sohbetten sonra 'Biz aslında 10 köy halkı toplanıp büyük bir girişimde bulunup, makarnalarımızı İtalya'ya bile satarız' diye hayaller kurarken, acaba demiştim bu düşüncelerim 'giysinin renginden' daha az mı önemliydi?
Geçtiğimiz Cumartesi günü Bursa'da 'Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği' Başkanı: Hocam, şu anda 50 tane ülkenin değişik yörelerinden gelen farklı bölümlerinde okuyan öğrencilerimiz var, haydi gelin onların motivasyonlarını arttıralım' dediğinde sabah saat 08.00'de yola çıkarak, akşam gönül rahatlığı ile Bursa'dan dönerken yaşadığım ölümsüz mutlu anı düşündüğümde acaba demiştim 'giysinin renginden' bu düşüncelerimiz daha az mı önemliydi?
Bugün tam bir saat önce BBC'de İsrail Başbakanı BinyaminNetanyahu'nun Beyaz Sarayı bilgilendirmeden ABD kongresine gelip nükleer görüşmeleri eleştirmesinin Obama'nın 'İlişkilerimizi sekteye uğratabilir ancak kalıcı hasar vermez' sözleri ile kongre üyelerinin Netanyahu'yu ayağa kalkarak alkışlamalarına tanık olurken, acaba demiştim bu düşüncelerimiz 'giysinin renginden' daha az mı önemliydi?
Son olarak 8 Mart 'Emekçi Kadınlar Günü' olarak kutlayacağımız etkinlikler içerisinde, üniversitemizde 'Kadına Şiddet; İş hayatında Kadına Mobbing; Çocuk yaşta evlilikler/ Töre Cinayetleri/ Berdeller; Kadın girişimciliği' konusunda üniversitemiz de okuyan öğrencilerimize bilgilendirme toplantıları yapmayı planlarken, acaba demiştim bu düşüncelerimiz 'giysinin renginden' daha az mı önemliydi?
Bu olaylar sadece benim çok kısa bir süre içinde yaşamımın küçük kesitleriydi. Gerçekten hepimizin kısa bir günü içinde yaşadıkları ve algıladıkları olaylar çok farklı… Diyeceksiniz ki, senin gördüklerin doğru!!.. Ben diyeceğim hayır yanılıyorsunuz benim gördüklerim doğru !!!
Sadece sosyal medyada tek bir resim ortaya çıkartarak muhteşem ilgi toplayan bu konunun, üzerine gitmekte fayda var aslında. Kimler hangi olayları daha çok dikkate alıyor. Ülkemizde yaşanan, öldürülen, katilleri bulunmayan kişilerin bazen 'sorumlularını arıyorum?' Eğitim sistemimiz sonucunda elinde diplomaları ile gezen yüzlerce gencimizin iş ararken yaşadıkları umutsuzlukların 'sorumlularını arıyorum?' Bir 'logar kapağını' doğru dürüst oturtmadığı için bir vatandaşın kolunun kırılmasına neden olan 'sorumluları arıyorum?' Ülkeyi satan, insanların gözlerinin içine baka baka yalan söyleyen, etik davranmayan 'sorumluları arıyorum?'
Kısacası ben: ekranda çıkan ' giysinin rengi' konusunda vakit ayırarak yanıt vermeye çalışanların kimler olduğunu merak ederek, acaba ben neyi göremedim 'bu'elbise'nin renginde' demeye devam ediyorum??!!..