Yedikçe tabaktan eksilmeyen bazı şeyleri var bu ülkenin. Bu 'şeyler' çok lezzetlidirler ve siyasilerle medya bu lezzete bayılır. Dipfrizde saklanma özelliği ise ayrı bir hava katar bu 'şeylere'. İhtiyaç duyulduğunda sadece kapağını açmak ve 'şeyi' serbest bırakmak yeterlidir. Etkisini göstermekteki inanılmaz hızı ise büyünün ta kendisidir.
Örneğin başörtüsü! Ye ye, yaz yaz bitmez. Hemen her seçim öncesi vitrine çıkartılır ve bir güzel salınması sağlanır siyasetin podyumunda. Bir metre kumaşın her defasında nasıl oya dönüştüğünü izlemek ise sihirbazları kıskandıracak güzelliktedir. Okus pokus ustalarının bir başka sevdikleri konu ise bedelli askerliktir.
Zamanlı zamansız 'atış serbest' cinsinden hareketlerle 'ya tutarsa' diyerek, fırlatılır gündeme. Dünya ekonomisindeki durgunluk beklentisi, havasını alır bedelli beklentisi yanında. Yine zamansız gündemde zat-ı muhterem! Yine bedelli konuşuluyor. Şimdi muhalefetteki partilerden yapılan açıklamaları izleyin…
'Efendim zaten bizim konuyla ilgili daha önceden verilmiş tekliflerimiz vardı. Teklifimizi bugün itibariye yeniledik. Halen vatani görevini yapan Mehmetçikleri de üzmeyecek, eşitliğe uygun bir yol bulunabilinir' vs. vs.
İsrail'le ilişkiler bam teli durumunda… Suriye ha patladı ha patlayacak… Füze savunma sisteminin erken uyarı radarları İran'ın uykularını kaçırıyor… Kandil bombalanıyor… Barzani ve Talabani'den inciler baş sayfalara kurulmuş… Kuzey Irak'a kara harekatı konuşuluyor… Başbakanın Kuzey Afrika seferiyle, Sarkozy nişadır sürülmüş tay kıvamında… Eee nereden çıktı bu velet, pardon bedelli?
Birileri kamuoyunu oyalamayı çooook seviyor çok…
Bir de bedelli her konuşulduğunda şartlarını tekrar okurum. Bir kez daha askerlik yapacağımdan falan değil. Sadece yanıt bulamadığım sorularımın yanıtı belki bu kez vardır diyerek.
Bedelli askerlik yurtdışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için hak ise yurtiçinde yaşayanlar neden aynı haktan yoksun? Yurt dışında yaşayanlar vatan borcunu dövizle öderken yurt içinde yaşayanlar neden kanlarıyla, terleriyle, emekleriyle ödemek zorundadırlar? Borcun faturası neden ayrı ayrı çıkartılır, yurtdışında yaşayanları özel kılan nedir?
Yurt içinde ise durum daha da vahim! Bedelli askerlikten yararlanacakların tamamı üniversite mezunları! İlköğretim ve lise diplomalarında ders notlarıyla birlikte 'Her Türk asker doğar', üniversite diplomalarında 'Aynı zamanda askerlikten muafiyet için de kullanılabilir' diye bir ibare mi mevcut? Birde yaş sınırı var tabii! 35-40 yaşı civarında olmak gerekiyor… 20-25 yaşında olanların işleri güçleri, çoluk çocuğa karışma durumları olamaz mı?
Yanıtını aradığım en önemli soru ise; hükümetler askerliği ekonomik krizden çıkmak için bir kaynak, partiler oy deposu olarak görmekten hiç utanmazlar mı?
Gençleri 'dokuz takla' atarak 'dalavereler' peşine takmak yerine bu işe kalıcı çözümler bulunarak konuyu ebediyen gündemden çıkartmak vicdanı olan her siyasinin görevidir bence. Her ne kadar bu işin kesin çözümü; askerliği profesyonel hale getirerek zorunluluğun kaldırılması olsa da, ilk etapta şartların herkese eşit olarak uygulandığı bir hal alması sağlanabilir.
Zenginimiz bedel vermesin, askerimiz fakirden olmasın. Bu sözler türkülerde kalsın…