Deniz Baykal, alçakça hazırlanan kaset nedeniyle istifa ederken, bu tuzağın iktidar tarafından devlet eliyle planlandığını söylemesi, Başbakan Erdoğan’’ı çileden çıkarttı. ’¶

Erdoğan, ’“sorumluluğu iktidara yüklemek, ahlaksız bir iftiradır, büyük bir hezeyandır.’” diye feveran etti.

Başbakan, ’“Bu tür alçakça komploları kuranları, özel hayata saldıran haysiyetsizleri devletin tüm gücünü ortaya koyarak bu aşağılıkları ortaya çıkaracağım deseydi’” herhalde daha olumlu bir davranış içine girmiş olacaktı ve güvenirlik kazanacaktı.

Türkiye’’de özel yaşam delik deşik ediliyor, telefonlar dinleniyor, kayıtlar yapılıyor, gizli fotoğraflar çekiliyor, teknoloji yardımıyla mikro kameralar devreye sokularak ’“hayata dair’” gizli sırlarımız aşiyan ediliyor, bu ülkede.

Hangi ülkede böyle bir başı boşluk var, bu devlet, bu hukuk, bu ülkenin Cumhuriyet savcıları, bu tür olayları aydınlatmazsa, suçluları cezalandırmazsa, hukuk devleti olduğumuzu söyleyebilir miyiz?

Bu yapılan şerefsizlik, haysiyetsizlik, cezasız mı kalacak?
Bu tezgahı kuranlar kim? Devletin MİT’’i, devletin polisi, bu komplonun hesabını sormayacaklar mı?Elbette sormalıdırlar.

Deniz Baykal’’ı ’“komplo kurbanı’” yapan, kaseti hazırlayanlar, hazırlatanlar ve arka plandaki güçleri bulup, adalete teslim ederek yargılanmalarını sağlamak Başbakan’’ın görevi değil mi?

Komplo, insanlık dışı, hukuk dışı, kanun dışı, ahlak dışı bir tertiptir. Bu tertip ortaya çıkarılmadığı sürece devletin halk nezdinde güveni sarsılmayacak mı?
Namus, şeref, ahlak ve erdem insanın bacakları arasında değil, kafasındadır. Deniz Baykal bu ülkenin yetiştirdiği büyük devlet adamlarından biridir. CHP 86 yıllık bir tarihtir, yıkılmaz bir abidedir. CHP Mustafa Kemal’’in 2.eseridir. Deniz Baykal’’ı siyasetten tasfiye ederek CHP’’ni yok edileceğini düşünenler bir gaflet içindedirler. Bir Baykal gider! Onlarca Baykal gelir!

’“Baykal, dürüst, onurlu, şerefli bir devlet adamıdır ve bir liderdir.’” İstifa etmesiyle kendine yakışanı yaptı.

Koltuğuna yapışmadı, erdemli davrandı. CHP’’nin önünü kapatmak isteyenlere izin vermedi. Örnek davranış göstererek partisinin ivmesini artırdı.

Sözcü gazetesinde Necati Doğru’’nun bu komployu düzenleyenlerin; ’“CHP’’nin iktidara gelme şansının, sıfır olarak kalmasını hedeflediler ve yıpranmakta olan AKP karşısında halkın sarılacağı geçerli bir seçenek olmadığını göstermek istediler. CHP’’nin içi boştur. Baykal’’ı yıkalım. CHP bir Baykal daha bulamaz. Deniz Baykal’’sız CHP perişan olur.’” İşte Necati Doğru böyle diyor. Bende diyorum ki;

Bu hesap tutmaz, bu hesap Nasreddin Hoca’’nın göle maya çalması gibi, ya tutarsa misali.

CHP bugün dünden daha güçlüdür. Baykal dönmese bile, onun ’“Onursal Başkanlığı’”, engin tecrübeleri her zaman CHP’’nin yanında olacaktır. Baykal CHP ile özdeşleşmiştir.

Yeni bir bakış açısı, genç yeni kadrolar, halkı kucaklayacak anlayışlar, CHP’’nde rüzgar estirerek, kara komplocuların amaçlarını boşa çıkartacaktır. En büyük güç halk’’tır. Halkımız bu tür olayları doğru algılayacaktır.

CHP kendini yeniden yaratarak iktidara giden kapıyı aralayacaktır. Komplo mühendisleri, iç ve dış tezgahçılar Türkiye’’nin önünü asla kapatamayacaklardır.