EGEDESONSÖZ – İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve kamuoyunda "Balçova Arsaları" olarak bilinen Çetin Emeç Mahallesi'ndeki 89 hektarlık alanı kapsayan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği kesinleşti.

Söz konusu planla, mevcut planlarda "Ağaçlandırılacak Alan" ve "Orman Alanı" olarak görünen bölge "Kentsel Gelişme Alanı" statüsüne dönüştürüldü.

Plan değişikliğine karşı çıkan Balçova Arsa Mağdurlarının Sesi Derneği (BAMSES), hak sahiplerinin tapu sorunları çözülmeden yapılan düzenlemenin mülkiyet haklarını zedeleyeceğini savunarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne toplam 320 itiraz dilekçesi sundu.

"TAPU HAKLARI ORTADAN KALKABİLİR"
İtiraz dilekçelerinde, arsa mağdurlarına tapu verilmesi gereken bazı parsellerin geçmiş yıllarda kamulaştırma bedeli ödenerek devredildiği, üzerlerine konut yapılarak üçüncü kişilere satıldığı veya belediye şirketlerine sermaye olarak aktarıldığı belirtildi.

Hak sahipleri, plan değişikliğinin tapu verilmesi gereken alanların tamamen elden çıkmasına neden olabileceğini savunurken, yaklaşık 50 yıldır çözülemeyen mülkiyet sorununun daha da derinleşeceğini ifade etti. Dilekçelerde, tapu işlemleri tamamlanmadan bölgenin konut gelişim alanı olarak planlanmasının kazanılmış hakları ortadan kaldıracağı ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu görüşüne yer verildi.

BAKANLIK İTİRAZLARI UYGUN BULMADI
Bakanlık tarafından gönderilen yanıtta ise itirazların üç ana başlık altında değerlendirildiği belirtildi. Buna göre itirazların;

  • İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki alanların planlama sınırına dahil edilmesine,
  • Bazı taleplerin plan değişikliği sınırları dışında kalmasına,
  • Hak sahipliğini belgeleyemeyen kişilerin de plan kapsamına alınma taleplerine ilişkin olduğu ifade edildi.

Bakanlık, söz konusu hususların 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda yeni bir düzenleme yapılmasını gerektirmediğini belirterek itirazları reddetti.

Kararda ayrıca, İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki alanların planlama sınırlarına dahil edilmesinin arazi kullanım kararlarında bütünlüğün sağlanması açısından gerekli olduğu, hak sahipliği konusunun ise çevre düzeni planlarının kapsamı dışında kaldığı vurgulandı.

Bakanlık, Balçova Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından teklif edilen plan sınırları doğrultusunda iletilen toplam 320 itirazın Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 33'üncü maddesi kapsamında uygun bulunmadığını bildirdi. Böylece 28 Kasım 2025 tarihli plan değişikliği kesinleşmiş oldu.

Yazıda şu ifadeler yer aldı:

Anadol tutkunları İzmir'de buluştu
Anadol tutkunları İzmir'de buluştu
İçeriği Görüntüle

1-Planlama alanı içerisinde yer alan mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olan kısımların planlama sınırları içerisine alınarak kentsel gelişme alanı olarak belirlenmesinin uygun olmadığına dair olduğu,

2-Bir kısmının onaylanan çevre düzeni planı değişikliği sınırları içerisinde yer almadığı,

3-Hak sahipliğini belgeleyemeyen vatandaşların da ÇDP Değişikliği kapsamında dahil edilmek istemelerine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Bu doğrultuda yukarıda itirazlara konu edilen hususların; İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında yeni bir düzenleme yapılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki alanların planlama sınırına dahil edilmesinin plandaki arazi kullanım kararlarında bütünlüğü sağlaması bakımından gerekli olduğu, hak sahipliliği ile ilgili hususun ÇDP kararları kapsamında olmadığı, ayrıca planlama sınırlarının Balçova Belediye Başkanlığı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca belirlenerek Bakanlığımıza teklif edildiği göz önüne alınarak, 28.11.2025 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine yönelik olarak İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından iletilen 166, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca iletilen 142 ve doğrudan Bakanlığımıza iletilen 12 adet itirazın belirtilen gerekçelerle Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 33. Maddesi uyarınca Bakanlığımızca uygun bulunmamıştır.

SÜREÇ HAKKINDA
İzmir’in Balçova ilçesindeki arsa mağdurları,Türkiye tarihindeki en uzun süren hak ihlallerinden biri için üç nesildir adalet arayışında.

1969 yılında İzmir’in Balçova Belediyesi kaçak yapılaşmayı önlemek amacıyla hazineye ait 3 ada 1187 parsel 69 bin metrekarelik mera arazisini satın aldı. Belediye parselasyonunu yaptığı araziden metrekaresi 10 liradan 300 metrekare arsa tahsisleri yapacağı vaadi ile binlerce vatandaştan 3 biner lira para tahsil etti. İlk etapta 364 bin metrekarelik kısımdan noter kura çekilişi ile bin 93 kişiye arsa tapularını verdi.

Ardından 1187 parselin kalan kısmı için 18 Aralık 1971 tarihinde noter kura çekilişi yaparak 438 kişiye daha arsa tahsis belgelerini verdi fakat bu kişilere arsa tapularını vermedi.

Balçova Belediyesi bu satışların ardından toplamda 2 milyon 300 bin metrekarelik 3 ada 1188 parsel no’lu mera arazisinden de arsa tahsisi yapacağı taahhüdü ile 4 bin civarında vatandaştan 3'er bin lira tahsil etti ve bir kısmına noter kura çekilişleri ile tahsis belgeleri dağıttı. Balçova Belediyesi vatandaşlardan tahsil ettiği milyonlarca lira ile Balçova Barajını tamamladı, Teleferik Tesislerini ve Büyük Balçova Oteli’ni inşa etti. Ancak 4 bin civarında vatandaşa taahhüt ettiği arsa tapularını vermedi.

O dönem yaşanan 1980 darbesi sonrasında Balçova Belediyesi kapatılarak tüm taşınmazları İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne geçti. 1992 yılında Balçova Belediyesi'nin tekrar kurulmasının ardından o dönem ki 3030 Sayılı Büyükşehir Belediyesi yasası kapsamında taşınmazların tamamının tekrar Balçova Belediyesi'ne devri gerekirken ancak küçük bir kısmı Balçova Belediyesi’ne devredildi. Binlerce vatandaşa arsa tapularının verileceği parsellerin büyük kısmı Balçova Belediyesi tarafından Büyükşehir Belediyesi'ne bırakıldı. Bu işlemle 4 bin civarında hak sahibi arsa tapularını alamadılar ve iki Belediyenin mal paylaşımına girmeleri nedeniyle Balçova Arsa Mağdurları sorunu yaratılmış oldu.