EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV programında ülke ve kent gündeminde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
Gazeteci Fatih Yapar, son dönemde Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmelerin toplumun Adalet Bakanlığı’na bakışında pozitif etki yarattığını belirterek “Tunceli eski valisinin oğluyla birlikte cezaevine gönderildi, Faili meçhul olaylar zinciri var. Adalet Bakanlığı, Faili Meçhulleri Araştırma Dairesi kurdu. İnsanların adalete, yargıya güven ve devletle ilgili kurumların devreye girmesiyle birlikte sanki bu konuda vatandaşlarda ve toplumda bu işlerin çözülemeyeceği kanaati vardı. Bu da ortadan kalacak gibi gözüküyor” dedi.

AKIN GÜRLEK İLE İLGİLİ KUŞKULARIM VARDI AMA…
İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ise Adalet Bakanı Akın Gürlek’in CHP’li belediyelere yönelik operasyonların başındaki isim olduğunu hatırlatarak “Toplumda muhalif kimliği olan herkesin yolu bir biçimde adliyeden, polisten geçiyor. Böyle bir durumda adalet kavramına güven konusunda İzmir ve çevresindeki araştırmalarımızda adalet kavramının daha fazla yıprandığını tespit ediyorduk. Eskiden devlet bakanlıkları vardı. Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı oldu. CHP’li belediyelere yönelik süreçleri yönetti ve sonrasında Adalet Bakanı yapıldı. Getirildikten sonra dedik ki, Adalet Bakanı mı olacak yoksa CHP’den, muhalefetten sorumlu devlet bakanı mı olacak? Hangi rotayı izleyeceği ile ilgili kuşkularım vardı. Gülistan Doku soruşturması beni bu duygudan bir parça uzaklaştırdı. Adalet Bakanı olma noktasında bir hamledir. Türkiye’nin geleceğine yön verecek ilk 100 kişiden biri seçilmiş ve çuvalla ödül verilen bir valinin cinayeti örtbas ve cinayet delillerini karartma dahil olmak üzere çok ciddi suçlardan tutuklanması var. Bir süredir Akın Gürlek’in yaptığı açıklamaları olumlu bulduğumu açıkladım. Uzun süren davaların kısaltılması ile ilgili gereken yasal adımlar atılacak demişti. Türkiye’de binlerce dava var. Asayiş konularında adaletin sağlıklı işlemediğine dair kanaat vardı. Çocukların sokak çetelerinin ellerine düşmesi gibi pek çok konu var çözülmesi gereken. Gerekirse yasama organından ek destekler alınması gerekiyor. Türkiye’de adalet sorunu sadece muhaliflerin yargılanmasından kaynaklı değil. Davaların uzun sürmesi bir sorun, adalet duygusunun toplumsal tatmininin olmaması bir sorun. Azılı suçluyu alıyorsunuz ve yasalar 2 gün sonra salmanızı gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
DOSYALARIN TEKRAR AÇILMASI, CHP’DEN SORUMLU DEVLET BAKANI OLACAĞI DÜŞÜNÜLEN ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK’İ ADALET BAKANI’NA DÖNÜŞTÜRÜR
Yaldız şunları söyledi:
Adalet Bakanının 19 Mart’tan itibaren yarattığı intiba, oluşan algı Gülistan Doku soruşturmasıyla farklı noktaya evrildi. Bunun üzerine faili meçhul diye bildiğimiz pek çok kadının katliyle ilgili dosyaların takibi için bir daire kurulduğu açıklandı. Bu da Akın Gürlek’i gerçek anlamda Adalet Bakanı yapmaya dönük bir adımdır. Adalet sisteminin sağlıklı çalıştırılması adına önemli adımlar. Yeterli mi tabi ki değil. Adalet mülkün temelidir dediğiniz noktada yapılması gereken daha çok şey var. Rojin Kabaiş, Rabia Naz gibi pek çok kadın ve kız çocuğu var. İntihar etti dedikleri kadınların cinayete kurban gittiği gerçeğine ilişkin şüpheler olsa da bunun üstüne giden mekanizmalar olmadığından dolayı o dosyaların çoğu küllendi. O dosyaların tekrar açılması, CHP’den sorumlu devlet bakanı olacağı düşünülen Adalet Bakanı Akın Gürlek’i Adalet Bakanı’na dönüştürür. AK Partili belediyelere operasyon yapılmamış olması, yapılmayacağı anlamına gelmez dedi. Numunelik birkaç tane operasyon da izleyeceğiz. Bir yerde mızrak çuvala sığmıyorsa onu alacaksınız.
Fatih Yapar’ın “İçişleri Bakanı göreve geldiğinde bir açıklama yapmıştı. AK Partili belediyelere yapılan operasyonların ve verilen soruşturma izni sayısı CHP’lilerden daha fazla. Soruşturma izinler rutin işler artık. Sayıştay denetimi gibi bir şey. Önemli olan soruşturma izninin operasyona, tutuklamaya ve görevden almaya dönüş aşaması. CHP’li belediye başkanı gözaltına alındığında 2 günde paket oluyor” demesi üzerine Ümit Yaldız şunları söyledi:
“Gözaltına alınıp tutuklanmayan çok nadir. Bornova Belediye Başkanı var. Herkes o tutuklamayı yaşadı. Rutin bir şekilde gözaltına al 4 gün sonra tutukla ve görevden al. Ceyhan Belediye Başkanı tahliye oldu neden iade edilmiyor? Tahliye olanların iadesinde de sorun var. O sorun da adalet duygusuna zarar veriyor”



