Yunanistan seçimlerinden birinci parti olarak çıkan radikal sol ittifak, başkanları olan Alexis'i başbakan yaptı. Radikal bir ittifak, kökeninde komünist söylemler var. İlk işi, ikinci dünya savaşı sırasında ölen komünistlerin anıtına karanfil bırakmak oldu. Komünist söylemlerin ne kadarı hayata geçirilebilir bilinmez. Rahata alışmış olan Yunan halkı bu yeni duruma alışır mı sorusunun cevabını önümüzdeki dönemde göreceğiz.
Yunanistan halkı, Avrupa Birliğine tam üye olup da Birlik fonlarından önemli miktarlar kullanmaya başladıktan sonra rehavete kapıldı. Eğlence ve gece hayatı öne çıkarıldı. Hemen her aile kredi kartı ile akşam yemeklerine dışarıya gitmeyi adet haline getirdi. Ürettiğinden fazla tüketir oldu. Ekonomi iflas noktasına kadar geldi. İki ayrı defada AB den 120 milyon euro destek aldı. Bir o kadar borç da silindi. Bu zor durumdan çıkmak için kemer sıkma ya razı oldu.
Bu borç silme operasyonuna AB ülke halkları iyi göz ile bakamadı. Öyle ya onlar çalışacak Yunan halkı yiyecekti. O günden bugüne bir şey değişmedi, dolayısıyla bir daha borç silme işlemi yapılamaz. Hele hele kemer sıkma politikalarını bırakacağını söyleyen Alexis'in burnunu sürtmeden, hazır ol vaziyette bekletmeden yapmaları imkansız gibi bir şey. Ben borçlarımı ödemiyorum demek kolay ama ikinci bir borçlanma mümkün değil. Böyle bir tutum daha fazla bir kemer sıkmayı gerektirir. Bundan ötürü Alex'in hem içeride hem de dışarıda işi zor. Tabiat ana yardımcısı olsun.