Söylemiştim, söylemiştik gibi kelimelerle başlayan yazıları maalesef sık okuduğumuz bir dönemdeyiz. Seçim öncesi çok farklı tahminler üretildi. Bunların kimi anketlere kimi de ehil kişiler tespitlerine dayandı. En unutulmaz iddiaların en unutulmaz sahipleri de Yeni CHP'den çıktı. Yeni CHP'nin genel sekreter görünümlü genel başkan yardımcısı olan Gürsel Tekin mesela… Kendisi araştırma şirketlerinin kıçına teneke takacaktı. Çünkü ona göre CHP'nin oyu % 40'ın üzerinde olmasına rağmen düşük gösteriliyordu. Ve İnan Kıraç… Onun ne dediğini ise hepimiz biliyoruz. Yeni CHP tek başına iktidar olacak! Bilmem yorumlasam mı, yorumlamasam mı? Neyse seçim geldi, geçti, gidiyor bile… Biz şimdi seçimin bize getirdiklerine bir bakalım. Henüz Türkiye'yi yorumlayacak tecrübeye ulaşmamış bir yazar olarak yaşadığım çevreden İzmir geneline doğru bir değerlendirme yapmak istiyorum.
Yeni CHP akımının İzmir için en önemli(!) adımlarından birisi, Tacettin Bayır'ı İzmir İl Başkanlığı görevine getirmek olmuştu. Taşeron işçilerle yaptığı geçici mutabakat ve Kordon esnafını telkin eden açıklamaları ile ilk başlarda iyi giden Bayır dengeyi birden kaçırıp tatsız tuzsuz biri oluverdi. Olaylara getirdiği, olayları daha da içinden çıkılmaz hale getiren yorumları ile ün kazanan Bayır'ın unutmayacağımız en güzel sözü de 'AKP'nin İzmir'de birinci parti olacağını söylemek, CHP'nin Türkiye'de birinci parti olacağını söylemek gibi bir şey!' olmuştu. Bayır haklı da çıktı. Ne Türkiye'nin birincisi değişti ne de İzmir'in. Ama değişen bir şey vardı. Dengeler… Dengesiz insanların değişmesine neden olduğu dengeler İzmir için çok önemli bir mesaj içeriyordu. İzmir'in 11 ilçesinde AKP, CHP'ye fark attı.
Mesela Ödemiş!
Büyük tarım mitinginin yapıldığı Ödemiş'te büyük hüsran yaşandı! Ödemiş'in 10 numara adamı, sağ olsun Ödemiş'te AKP' nin CHP'ye 10 puan fark atmasına neden oldu. Millet İtfaiye aracı ile bayrak asarken bizim çocuklar merdiven bulup düşme pahasına sokak süsledi. AKP'nin toplantılarına katılan 'CHP'li kazmalar' el üstünde tutulurken CHP için çalışan, emek veren insanlar dışlandı. Partisinin iktidar yürüyüşüne katılmayıp kendi davasına kendi inanmayan belediye başkanlarının ağzına bakılıp kafa kopartıldı. İlden ilçe için görevlendirilip rakı masalarından kalkmayan sözüm ona ilçe görevlileri de cabasıydı.
Evet, İzmir bir 'kale' idi. Hem de çok sağlam bir kale. Ancak CHP'nin değil Cumhuriyetçilerin ve Atatürk devrimcilerinin kalesi… Ve gelelim İzmirliye… Özgürlüklerin sınırsızlığında boğulan bir şehrin insanıdır İzmirli. İzmir özgürlüğe sevdalı, özgürlük İzmir'e sevdalıdır. İzmir sevilmek, okşanmak ister. Seversen kucak açıp bağrına basar. Sevmezsen s.ktir çekip tekmeyi basar.
İzmir hassastır ve İzmir duyarlı… Kimsenin malı değildir, mal da değildir İzmir. Candır canandır. Güldür, goncadır…

İzmir yine Cumhuriyetçi yine Atatürk sevdalısıdır. Hem de hiçbir yerde olmadığı kadar. İktidar Partisi AKP tarafından İzmir'den milletvekili adayı yapılan eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın bu konuda yaptığı değerlendirmeyi çok anlamlı buluyorum. Binali Yıldırım; 'İzmir artık çift kale' dedi. Bu tespite katılıyor ve onaylıyorum. Fakat şiddetle savunduğum şey ise AKP'nin İzmir için çok zorlanmadığıdır.

Bana göre AKP; İzmir'de boş kaleye gol attı. AKP'ye rakip kalede milletvekili aday listelerinde esamesi bile okunmayan tecrübesiz bir il başkanı vardı. Ve bu insan uçuk kaçık tespitleri ile yanındakilerin gazına gelip esti gürledi. 'Yok, 10 tane alırız. Yok şöyleyiz, yok böyleyiz' derken birden havalara giriverdi. En son Gündoğdu mitingi için Ege Tv ekranlarından Bayır'ın İzmir halkına yaptığı çağrıyı hatırlıyorum da; 'Partililerimiz bir hafta sonu da yazlığına gitmeyiversin' demişti. Yazlık… He ya bildiğin yazlık! Adamın kışlığı yok yazlığı nerden bulsun. Herkesi kendi gibi sanan Bayır bu sözüyle bile halka ne kadar uzak biri olduğunu göstermişti. Gariban olmuş, çile çekmiştir belki ama olduğu yer geldiği yeri unutturmuş ona.

Bu zafer AKP'nin başarısı değil CHP'n'in başarısızlığı nihayetinde elde edilmiştir. Bu yüzden AKP bu skora sevinmemelidir. Allah var; çalışıp çabaladılar ama İzmir'de kale boştu. Bazıları İzmir'i AKP'nin kucağına bizzat verdi.

Bize de hayırlı olsun demesi düştü.

Not
: Genel seçim çalışmaları boyunca CHP İzmir Milletvekili adayları içerisinde en çok dikkatimi çeken iki isim Rahmi Aşkın Türeli ve Mustafa Moroğlu olmuştur. Her ikisinin de o koltukların hakkını vereceğine yürekten inanıyor ve kutluyorum.