Buse AÇIKALIN/EGEDESONSÖZ- Çiğli Belediyesi Şubat ayı olağan meclis toplantısının ikinci oturumu Başkan Onur Emrah Yıldız idaresinde gerçekleşti.
Meclis, 6 Şubat 2023 tarihindeki depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları anmak için saygı duruşu ile başladı.
Komisyonlardan gelen raporlar meclis üyelerinin onayına sunuldu.
1998 yılından beri süregelen Çiğli Belediyesi ile sözleşmesi bulunan Çamlıkent Yapı Kooperatifi konusu meclisin gündemini oluşturdu.
“BU SÖZLEŞME KAMU ZARARINA YOL AÇACAK”
Önerge ile ilgili görüşlerini bildiren AK Partili Kadir Önler, belediyeye tanınan yüzde 23,3’lük hakkın yüzde 40 oranlarına çıkartılması gerektiğini ifade etti. Önler, “Geçmişte yapılan hatalara iyi niyetli bir şekilde bir çözüm yolu bulmaya çalışıyorsunuz. Feshi ile ilgili kararları almadığımız sürece bu sözleşme kamu zararına yol açması sebebiyle önümüze çıkacak. Siz göreve geldiğinizde bu dairleri satışa çıkardınız, biz yanlış olduğunu söyledik, sonra müfettiş geldi ve satışları durdurmak için karar çıkardınız. Kamu Kent Kooperatifi ile ilgili kesin bir yanıt alamadık. Yüzde 23 anlaşmada ise öyle bir kar var ki, mevcut kooperatif başka bir kooperatife karla verebiliyor. Bu konunun sizin haricinizde hiçbir şekilde başkanlığa gelmemesi lazım. Ruhsat yenilemenin imzalandığını ve daha sonra ruhsat yenilemenin iptal edildiğini öğrendik. Verilen yüzde 23 oran mevcut şartlara göre belediyenin lehine değildir yüzde 40-50 olmadığı sürece kesinlikle kamu zararı olacağını düşünüyorum” dedi.

“1 MİLYAR TL BELEDİYEYE GELİR OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”
Önler’e yanıt veren Başkan Onur Emrah Yıldız, sözleşmenin belediyeye kamu zararı yaratmayacağını belirterek “Kamu zararı ve süre uzatımı kesinlikle doğru değil. 6 Nisan 2024’te görev başlayan ben ve meclis üyeleri açısından kabul edilebilir değil. 31 Aralık 2023 tarihinde bir önceki başkan tarafından süre uzatımı yapılmış.
Sosyal medya ne yazık ki bazen seçimle kazanamadıkları yerlere hile ve hurda ile karalamalar ile yapılan haysiyet cellatlığı yapılıyor. Devlet bunları ciddiye almak zorunda kalıyor ve buraya müfettiş gönderiyor. Müfettiş bakacak kamu zararı var mı yok mu diye.
2004 yılında alınan meclis kararının doğru olmadığını defalarca kez beyan ettik. Hiçbir şekilde kamu zararı yok ek bir teminat mektubu alacağımız sözleşme taslağında var. Süre uzatımı kesinlikle yok. Bu arsa üzerinde 2 yıl olarak alacağımız da kat karşılığı olarak kamu yararı çıkıyor.
Ana sözleşmede yazdığı sürece en başından bu yana daire başı 100 dolar alacak şekilde bir dava açılmıştır. Tahminen belediyenin kasasına 1 milyar TL’lik bir gelir geleceğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

“BELEDİYENİN CAMINDAN BAKIN, ORADA KULE VİNÇLERİ KURULU”
Konuyla ilgili konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Kaner ise “Ruhsat gibi birçok mide bulandıran konu var bu kooperatif ile ilgili. Tüm arkadaşlarımın affına sığınarak söylüyorum belediyenin camından bakın, orada kule vinçleri kurulu. Adam zaten hazır, siyaseten bir şeylere güveniyor olabilir. Oralara kamu kent pankartları da koymuş. Yargılama kararı çıktı 63 kişiye, orada diyor ki “bu bir ihale sistemindeyse niye Çamlıkent’i ihaleye çıkarmadın sözleşmeyi fesh etmedin?” Siz hukuk çerçevesinde ben bunu halledeceğim dediniz, Sayıştay ve müfettiş raporu doğrultusunda hareket etmelisiniz dedim. Siz 2024 yılında satış önergesiyle geldiniz biz kendimizi yırttık ama oyçokluğu ile alındı sonra iptal ettiniz şimdi de diyoruz ki bu iş yanlıştır. Eski oran ile masaya oturmanız ciddi kamu zararıdır” açıklamasında bulundu.
“ORAN NERDEYSE YÜZDE 60’A DENK GELİYOR”
Kaner’e yanıt veren Başkan Yıldız, “80 dairemiz temin edilememiş ben orada almam gereken dairleri zamanında alamadığım için kira ve tazminat davası açtım. Burada kat karşılığı yapılacak olan oran yüzde 25’ten neredeyse yüzde 60’a denk geliyor. Çiğli bu beladan kurtulsun diye maksimum elimizden geleni yapıyoruz” dedi.
“PROTOKOLÜ YETERSİZ BULUYORUM”
Kooperatif konusunda hazırlanan protokolün muğlak ifadeler barındırdığını ve teknik açıdan yetersiz olduğunu belirten Kaner, “Arabuluculuk görüşmeleri devam ederken, henüz protokol imzalanmamış olmasına rağmen arazide fiili olarak işgal ve çalışma yapılması beni ciddi şekilde rahatsız etmektedir. Bugün itibarıyla geçerli bir ruhsat yoktur. Ruhsat olmadığı sürece, sözleşme var denilerek araziye girilmesi hukuken sorunludur. Kamu adına yapılan sözleşmelerde, Kamu İhale Kanunu gereği işin devri yasaktır. Çoğunluklar değişebilir ama kamu sorumluluğu değişmez. Bu işin finansmanının nasıl sağlandığını da ileride hep birlikte göreceğiz. Çamlıkent üzerinden 1 milyon ila 3 milyon dolar seviyesinde teminatlardan söz ediliyor; buna ilişkin tüm fotoğraflar ve belgeler elimizdedir. Protokolde teminat meselesi ciddi şekilde sorunludur. Arkadaşlarımız banka teminat mektubu, ipotek ya da kişisel teminat gibi seçeneklerden söz etmiş. Ancak kamu kurumlarında, banka teminat mektubu ve devlet teminatı dışında başka bir güvence kabul edilmez. Buna rağmen ‘güvence bedeli’ gibi muğlak ifadeler kullanılmış, ayrıca yüzde 6 oranında teminat alınacağından bahsedilmiştir. Yüzde 6–7’lik bir teminat, belediyenin verdiği arazinin gerçek değeriyle örtüşmemektedir. Bu şekilde bir teminatlandırmanın ciddi riskler taşıdığını düşünüyorum. Teknik şartname, iki vatandaş arasındaki bir sözleşme için bile yeterli değildir. Marka belirtilebilir, kalite sınıfı tanımlanabilir. Belediye hem arsa sahibi hem de ruhsat veren merci olmasına rağmen, masada zayıf bir konuma düşmüştür. Vaziyet planları, uygulama projeleri ve tüm detaylar sözleşme eklerinde açıkça yer almalıydı. Sonuç olarak Sayın Başkanım, bir meclis üyesi olarak bu protokolü son derece yetersiz bulduğumu açıkça ifade ediyorum. Bu haliyle ciddi bir kamu zararına yol açacağı kanaatindeyim. Yüzde 23 oranına sadık kalınarak Çiğli halkının menfaatine hareket edilmediğini düşündüğümüz için bu önergeye katılmadığımızı belirtmek istiyorum. Konuyu siyasallaştırmak gibi bir niyetimiz yok; hukuki olarak yanlış bir süreç yürütüldüğünü düşünüyoruz. Yaklaşık 28 yıldır süregelen ve kangrene dönüşmüş bu meselede, sorumluluğumuz gereği itirazlarımızı ve şikâyetlerimizi dile getiriyoruz. Bu şekilde devam edilmesine izin verilmemesi gerektiğini ve sürecin kurumsal şekilde yürütülmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyorum” ifadelerini aktardı.
“MUHALEFETİN BU KONU ÜZERİNDE TEPİNMESİNİ ANLIYORUM”
Başkan Yıldız, “Muhalefetin bu konu üzerinde siyaseten tepinmesini anlıyorum ancak 30 yıllık bir konuyu çözmeye çalışıyoruz. Teknik görüşlere açığım. Kısa sürede çözüme kavuşturup mağduriyeti gidermeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
“SAYIN BAŞKAN BU BİR LÜTUF DEĞİL”
Dilek ve temenniler bölümünde konuşan AK Partili Meclis Üyesi Yeşim Tuncer, Çiğli’de taziye evi ve çadırlarının eksik olduğunu belirterek Başkan Yıldız’a yüklendi.
Tuncer, konuşmasında “Seçim zamanı verilen taziye evi sözleri yapılmasa bile vatandaşların başını sokacağı 5-6 tane çadırı çok mu görüyoruz, onlara sıcak bir çay bile sunamıyorsak neden biz buralarda oturuyoruz. Sayın başkan bu bir lütuf değil halkın en büyük hakkıdır” ifadelerini kullandı.
“ÖLÜ ÜZERİNDEN SİYASET YAPMAK DOĞRU DEĞİL”
Tuncer’e yanıt veren Başkan Yıldız, “Yeşim hanım bugünkü cenazeye gittiniz mi, ismini biliyor musunuz? Ben çocukluğunu biliyorum cenazesine katıldım bizim araçlarımız, çadırımız, ikram aracımız oradaydı. Ölü üzerinden siyaset yapmak doğru değil. Bu doğru bir tarz değil, kapalı çadır istemişler bizde kapalı çadır yokmuş” dedi.




