Dışarıdan görüldüğü gibi değil bu iş. Bakmayın siz öğle AKP yetkililerinin her şey yolunda gidiyormuş gibi havalı havalı durduklarına, her şey güzelmişçesine kasılıp durmalarına. AKP kurulduğu dönemden bu güne on üç yıllık ömründe en sıkıntılı dönemini geçiriyor. İktidara geldiklerinde hatta daha kuruluş aşamasında arkalarında onları destekleyen önemli güçler şimdi eleştiriyorlar. Başta ABD, AB, Türki Cumhuriyetler, başta Suudi Arabistan, İran olmak üzere bir çok İslam devletiyle bir çok konuda iç ve dış politikaları, uygulamalarıyla onlarla çelişiyor, açıkça ters düşüyor AKP. Bu da iktidara olan desteğin azalmasına hatta yok olmasına neden oluyor. Özellikle dış politikada yer yer bu ülkelerin rahatsız olmalarına neden oluyor bizim hükümet. Böyle olunca da onlardan beklediği destek ve yardımları göremiyor eskisi gibi. Ve en kötüsü de sıcak para gelmiyor artık kepçe dolusu. Yatırım da öyle, kredilerde. Çeşmeler artık oluk oluk akmıyor. Damla damla veriyor dış güçler artık, damla damla. Bu damlalarda 'damlaya damlaya göl olur' atasözü ile örtüşmüyor. Çünkü devletimizin işletme masrafları çok , delik büyük. Dış dünyanın bu küskünlüğü ekonomik durgunluğa neden oluyor tabi ki. 2015' te ekonomik krizin derinleşmesine hepimiz tanık olacak ve bunu cebimizde, yaşantımızda daha çok hissedeceğiz. Böyle bir kriz seçmen davranışlarını önemli ölçüde etkileyecek, hükümete ve AKP'ye olan destek azalacak yani hükümet ve parti daha fazla güç kaybedecek.
Bu işin dış ayağından gelen oy kayıpları. Birde içeridekiler var. Mesela Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığına geçişi. Ahmet Davutoğlu hocanın onun yerini liderlik ve karizma açılarından dolduramıyor olması. Bakanlar ve parti büyükleri arasında ki ince çekişmeler. Milletvekilleri arasında ki yarışlar. Parti içinde ki çeşitli isimlerdeki tarikat unsurlarının yer kapma , alan açma kapışmaları bunlar ve benzerleri artık AKP için hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının açık gerekçeleri .
Tabii dahası da var. Mesela Kürtler, mesela Aleviler eskisi gibi güvenmiyor, destek vermiyorlar AKP'ye. Kürt açılımı ve Alevi açılımı dedikleri ne olduğu meçhul açılım söylemleri fiyasko ile sonuçlanacak. Ne Kürtlerin ne de Alevilerin bu açılım hikayeleriyle mutlu olacağı yok. Tabi onlardan AKP'ye eskisi gibi oyda yok.
AKP'ye ilk iki dönem ( özellikle ilk dönem) destek olan liberal ve sosyalistlerde yok artık AKP'nin arkasında, yedeğinde. Onlar çoktan küskünler tarafına geçtiler. Yetmez Ama Evet'çiler çoktandır kendi başlarının çaresine bakıyorlar.
Fethullahçılar desen o başlı başına bir tez konusu. Onlar da zaten artık AKP ile kanlı bıçaklılar. Tabi bu kanlı bıçaklı olma hali yüz binlerce oy kaybı demek AKP için. Bakmayın sabah akşam Feto'ya ve Feto'nun ekibine AKP'lilerin saldırmasına bu oylara ihtiyaç duymadıklarından değil, acaba azda olsa tarikatı böler Feto'ya karşı çıkanların oyunu, desteğini alabilir miyiz in peşindeler. Tek tük te olsa Hüseyin Gülerce gibilerinin desteğini alıyorlar işte. Ama bu yetmez tabi. Ne kadar Fethullah'ın kale burçlarında gedik açmaya çalışırlarsa çalışsınlar bu kale kolay yıkılacak gibi değil. Yeri doldurulacak gibi de değil. Çünkü o çapta, iş bilen, yetişmiş insan gücü olan ve dış dünyayla ilişkileri yüksek bir başka tarikat yok daha görünür de destek alınacak.
Oy kaybı nedenlerinin başında tabi doğa ve çevre katliamları var. HES ve RES uygulamaları, Maden ruhsatı dağıtma işleri, imar rantları uygulamaları, Kent yenileme projeleri, AVM açtırma tezgahları, İstanbul'a yeni havaalanı inşa çalışmaları hep oy kaybettiriyor AKP'ye. Her ne kadar 'yatırım yapıyoruz', ' hizmet ediyoruz' adı altında yaygara kopartılmaya ve başarı algısı yaratılmaya çalışılıyorsa da bunlar tam tersi oy kaybettiriyor. Yaşanan maden kazaları, özelleştirmeler hep eksi yazıyor AKP hanesine. Tabii 17 ve 25 Aralık operasyonlarını yazmama bile gerek yok. Anketler bile açıklıyor artık. AKP seçmeninin üst örtme çabalarına inanmadığını rakamlar ortaya koyuyor zaten.
Anayasa ve yasaları çiğneme örnekleri, ard arda çıkarılan anti demokratik yasa ve yönetmelikler, her kesimin üzerine yağmur gibi gelen gözaltı ve tutuklamalar, mahkumiyetler hep oy kaybı yazıyor bu eskinin güçlü partisine. Sıkılan her biber gazı kapsülü, kafalara inen her cop ve kalaslar, meydan, sokak ve caddelerde ki toma ve zırhlı saldırı araçları kemiriyor gücünü bu partinin.
Devasa saraylar, uçaklar, zırhlı makam arabaları, tantanalı davetler, halka küfür eden yeşil iş adamları, koruma orduları, havuz medyaları büyük zarar veriyor dünün mağdurlarına.
Gelelim milletvekili adaylığı meselesinde üç dönem kuralına. Bununda yankılarını seçim arifesinde göreceğiz. Bol küskün çıkacak bu işten de. Hem aday olamayanlar küsecek hem de onları üç dönemdir destekleyen, peşinden gidenler küsecek. Çünkü artık imtiyazlarını kaybedecekler. Bir telefon kadar yakın olmayacak artık o milletvekilleri ve bakanlar onlara. Olsalar da güçleri olmayacağı için kimsenin işlerini eskisi gibi göremeyecekler ve süreç içersinde yalnızlaşacaklar, küskünleri artıracaklar.
Ya tek adaylı Belde, İlçe ve İl Kongreleri yapma kararı ve inatlarına ne diyecek siniz ? Bu iş AKP'ye öyle bir kadro ve oy kaybettirecek ki bu işe onlar bile şaşacak. Tabi ardından milletvekili aday atamaları gelecek. Tek adaylı kongrenin zararlarını ve antidemokratikliğini halen anlayamamış olan AKP'lilerde o zaman çığlığı basacaklar. Alın size bir küskünler ordusu daha.
Yargıda, Milli Eğitimde, Emniyette, Medyada, Sanatta, Jandarmada, Gümrüklerde, Sağlıkta, Özel İdarelerde yapılan operasyonları anlatmayayım bile. Siz bunu gözünüzde canlandırın ve çıkan tahmini rakamınızı ekleyin küskünler ordusu üzerine. Ha birde AKP 'li Belediyeleri özellikle Ankara, Kayseri ve İstanbul Belediyelerini de ekleyin ki tablo az çok tamamlansın.
Kısaca dostlar bu gidişle AK Küskünler büyük bir parti kurma gücüne bile ulaşacaklar. Bu da gösteriyor ki hayatta ne yapacak edeceksin büyüklerinin bedduasını almayacaksın. Rahmetli Erbakan hoca çok beddua etmişti zamanında. Şimdi de akşam sabah Fethullah hocanın beddualarını dinliyoruz her tıklamada. Allah insanı bedduadan korusun. Acaba bu çöküş ondan mıdır, bilmiyorum. Haydi hayırlısı. Allah AK Küskünlere bundan sonraki yaşamlarında kolaylıklar versin. Allah onlardan razı olsun!.. TÜM OKUYUCULARIMINDA YENİ YILLARI KUTLU OLSUN, AYDINLIK OLSUN.