Gel vatandaaaş, 'çipli kafa kağıdı'na geel! Mavi, pembe farketmez! Ne alırsan 18 TL!
Maliyeti 5 TL olan ve 18 TL karşılığında edinebileceğimiz 'çipli' yeni nüfus cüzdanlarımızın
satımına başlanıyor. Vatana millete hayırlar getirsin, mübarek olsun (!)
satımına başlanıyor. Vatana millete hayırlar getirsin, mübarek olsun (!)
İnsanın inanası gelmiyor…
Bir ülke düşünün ki; yurttaşının o ülkedeki yaşam hakkını belgeleyecek kart parçasını satıyor… 75 milyon kafadan elde edilecek toplam 1. 350.000.000 TL gelir.. 'Bize, kömür makarna olarak dönecek nasıl olsa' diyenlerin ıslahını diliyorum. Oyunu satmayan kalabalık ailelere de önümüzdeki bir ay birbirlerine sarılıp ısınmalarını öneriyorum.
Çünkü; 5 çocuklu bir aile, 'Yaşar; ne yaşar ne yaşamaz' trajedisini yaşamamak için 126 TL ödemek zorunda. Asgari ücretin yaklaşık yüzde 10'u…
Sağlıkta reform adı altında inceden kesilen muayene ve ilaç ödemeleriniz varsa, kira ödüyorsanız, çocuklarınız okula gidiyorsa; bir başka anlamda 'Yaşar; ne yaşaaar ne yaşamaz.' olmuşsunuzdur çoktan aslında ya neyse…
Bu, 18 TL neye göre belirlendi acaba? Neden 15 değil, 20 değil de 18 TL? Algı yaratma, yönetme işini yapan biri olarak mı ele almalıyım; yoksa, bir mali danışmana mı sormalıyım bilemedim. 'Çipli' kart, her nevi hizmeti alırken, hatta özellikle oy kullanırken çok işe yarayacak belki ama ben bu küsuratı anlayamadım(!)
'Ya Yeşim, dalga mı geçiyorsun' diyenleriniz olabilir. Onu da bilemedim; şaşkınlığıma verin. Ama bu parayı ödemeyi düşünmediğimi bilmenizi isterim. Sonucu her ne olursa olsun. Bu ülkede yaşadığımın belgesini, yurttaşı olduğum TC Devleti'nin ( Pardon, o da kaldırılmıştı !) zaten vermesi gerekirdi çünkü.
Bu kimlik meselesi; beni 2009'a götürdü. Bayraklı'dayım. CHP Adayı Hasan Karabağ'ın danışmanıyım, kampanyasını yürütüyoruz. AKP'nin gökdelenci adayı Selim Gökdemir'in mega projesi 'AKKART'.
Efendim; ne işe mi yarayacakmış? Bayraklı halkı, bu kartı gösterip, kullanıp; belediye hizmetlerinden daha iyi yararlanacakmış! Hasan Başkan; aslında AKP'nin 'bastırma, ötekileştirip kendileştirme' projesi olan bu çıkışı tersine çevirmişti..
Nasıl mı? Gittiği her yerde; cebinden kafa kağıdını çıkararak ve ' Hizmetin AK'ı, kırmızısı, moru olmaz! Bu ülkede, bu kentte, Bayraklı'da yaşıyorsunuz! Bu hizmeti belediye olarak, en iyi biçimde vermek bizim zaten boynumuzun borcu! ' diyerek...
Bu kart meselesi ütünden siyaset, rant hesabı, algı yönetimi hep vardı anlayacağınız.. Ama bu daha vahim…
Şimdi; hükümetin anayasaya dayanarak vermekle yükümlü olduğu temel hizmetlere yıllardır para öderken, üstüne de kendi toprak parçam üstünde ayağımın, havasında varlığımın doldurduğu yerin belgesi için 18 TL vermek zoruma gidiyor…
AK Saray'ın altın varak bardaklarına trilyon harcanırken,
Yolsuzluk ve rüşvet kutularının sırrı, ört bas edilirken;
Kağıt fabrikalarımızdan, Tekel'e, Türktelekom'a; hastanelerimizden, limanlarımıza, hatta ağaçlarımıza kadar bu ülkenin olan her değer satılırken;
Son 10 yılın rakamlarına göre; 11 bir iş kazası/cinayeti olurken;
Eşler dostlar, çocuklar; danışman kadrolarını, büyük ihaleleri zaptederken;
Emekli maaşları, asgari ücret; açlık sınırının altındayken;
Kol saatlerinin, makam araçlarının trilyonluk faturaları havada uçuşurken;
Kimse kusura bakmasın; kimliğimi satın almak zoruma gidiyor. İnanıyorum ki; milyonların da zoruna gidecek…
Ne mi bekliyorum? Akıl, fikir lütfen… Geri adım lütfen!