Günlerdir e posta adresime başta HAYTAP üyeleri olmak üzere pek çok okurumdan, Hayvanları Koruma Kanunu'nu değiştirecek olan 5199 sayılı Yasa Tasarı ile ilgili olumsuzluk içeren mesajlar geliyor…
İflah olmaz bir hayvan sever olarak elbette bu konuya duyarsız kalamam…
Tasarıyı, masal okur gibi okudum…
İllerdeki orman arazileri, tahsis edilerek Doğal Yaşam Parkları yapılacakmış…
Sokaklarda ne kadar kedi köpek varsa buralarda toplanacakmış…
Hani belediyelerin barınakları var ya… Hani, hayvanların aç susuz pislik içinde bakıldığı barınaklar… İşte şimdi bu barınakların adı Doğal Yaşam Parkı olacakmış… Bunun içinde ormanlık alanlar tahsis edilecekmiş…
Bildiğin boş orman arazisi… Sokak hayvanları şehirlerde çöp ve atıklarla yaşamayı öğrenmişler, ormanda ne yiyecekler… Bakılacaklarmış… Koca bir yalan… Barınaklarda ne kadar ve nasıl bakıldıklarını gördük…
Bu kanunla birlikte sokak hayvanları, kentlere mahallelere sokaklara, en çok da insanlara ebediyen veda edecek…
Ve, tüm bunlara karşı çıkamayacağız…
Neden mi?
5199 sayılı yasada can simidi gibi bir 6. madde vardı: Sokaktan alın, kısırlaştırın aşılayın, tekrar aldığınız sokaklara bırakın…
Ama yeni yasayla bu madde de hayvan severlerin ellerinden alınıyor
Daha da açık anlamı şu: Mahallenizdeki kedi ve köpekler toplanacak, bir daha da asla onlardan haber alamayacaksınız…
Mevcut 5199 sayılı yasaya rağmen bile belediyeler hayvanlara her türlü vahşeti uyguluyordu… Barınakların hali ortada …
Şimdi yeni kanunla birlikte, gözlerden uzak ormanlarda o hayvanların başına neler gelecek kimbilir…
Sizler oralarda mutlu mesut yaşıyorlar zannedeceksiniz…. Ne de olsa sokakta açlar susuzlar değil mi, gitsinler Doğal Yaşam Parkı'na, şen şakrak mutlu mesut yaşasınlar değil mi? İşte bilmeyerek bu cinayete ortak olacaksınız…
Hadi diyelim on binlerce hayvanı besleyebilecek gibi bir yer bulundu… Eeee o bölgede yaşayan küçük hayvanlar ne olacak… Ben söyleyeyim, gelen kedi ve köpeklere yem olacaklar… Bunun sonucunda da ekosistem tamamen altüst olacak…
Kanundaki gariplikler bundan ibaret değil ki…
Bir de evde beslenecek hayvan sayısına kota koyma sorunu var…
Merak ediyorum sayı kotanın üzerindeyse, hangi can dostumuzdan vazgeçebileceğiz… Böyle bir saçmalık olur mu? Benim bir kedim, bir kuşum, bir de kaplumbağam var… Kotayı aşacak mıyım acaba?
Bu kadar mı?
Hayır, bir de yasak ırk olayı var…
Köpek ya da kediniz yasak ırk kapsamındaysa, bir daha görmemek üzere ona veda edeceksiniz…
Yasa tasarısında daha neler var, neler…
Hayvanların öldürülmesinin düzenlenmesi, dövüşçü köpeklerin sahiplerinden alınıp öldürülmesi gibi maddeler de var…
Hayvanlara eziyet edenlere 750 TL ceza var, ama bu cezanın caydırıcılığı ne kadar tartışılır… İşkence ederek öldürene iki yıla kadar hapis öngörülmüş, ama biliyorum ve de eminim ki bu ceza 'iyi halden' önce sekiz aya iner, sonra para cezasına çevrilir, sonra da ertelenir gider…
Ama tasarıda pet shoplarda hayvan satışının yasaklanması maddesi yok… Avcılık sporu adı altında vahşetin önüne geçecek bir öneri de yok…
Bu nasıl bir yasa teklifi böyle…
Hayvan severler ayağa kalkmakta hiç de haksız değil…
Bu yasa asla meclisten geçmemeli…
Hayvanlarının ''toplanma'' adı altında öldürülmesine neden olacak yeni yasa tasarısını şiddetle reddediyorum…
Sokaklardaki can dostlarımızın tümünün toplanıp yok edilmesine, evlerdeki canlarımızın ise sayısal hesaba tabi tutulup fazlasının (!) ölüme götürülmesine şiddetle karşıyım…
Bu yasaya hayır demek için 30 Eylül Pazar günü tüm yurtta eş zamanlı eylem yapılacak…
İzmir'de saat 14.00'te Konak YKM önünde toplanılacak, ben de orada olacağım ve Hayvan Hakları aktivistlerine yürekten destek vereceğim…