EGEDESONSÖZ – İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Buca Tınaztepe Mahallesi’nde hayata geçirmek istediği ve daha önce mahkeme tarafından iptal edilen Fırıncılar Toplu İşyeri planları, yeniden yargıya taşındı. Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, belediye meclisince yeniden onaylanarak askıya çıkarılan imar planlarına karşı bir kez daha dava açtı.
Daha önce 7678, 7679, 7680, 7681, 7682 ve 7683 adalar ile çevresindeki parselleri kapsayan bölge için hazırlanan 1/25 bin ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı değişikliği ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine karşı açılan davada İzmir 7. İdare Mahkemesi, planları iptal etmişti. Mahkeme, bilirkişi raporu doğrultusunda planların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olmadığına hükmetmişti.

PLAN HAKKINDA
Mahkemenin iptal kararının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden hazırlanan planlar, belediye meclisinde kabul edilerek askıya çıkarıldı. Ancak Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, yeni planların da benzer sakıncalar taşıdığı gerekçesiyle konuyu yeniden yargıya taşıdı.
Askıya çıkarılan imar planına göre, yaklaşık 65 bin 655 metrekare büyüklüğündeki alanda önemli değişikliklere gidildi. Plan kapsamında belediye hizmet alanı, kültürel tesis alanı ve park alanlarının dağılımı yeniden düzenlenirken, bölgeye ticaret-konut alanı eklendi ve belediye hizmet alanının büyüklüğü önemli ölçüde azaltıldı.
Yeni düzenlemeye göre planlama alanının 37 bin 830 metrekarelik kısmı ticaret-konut alanı, bin 485 metrekarelik kısmı belediye hizmet alanı, 9 bin 25 metrekarelik kısmı eğitim alanı, 14 bin 760 metrekarelik kısmı park ve yeşil alan, 2 bin 555 metrekarelik kısmı ise yol ve otopark olarak belirlendi.

OYAK KONUTLARINA KOMŞU
Planlama alanı, Buca’da “Şahin Tepesi” olarak bilinen ve İzmir manzarasına hakim bölgede yer alırken, alanın hemen yanında 15 katlı OYAK Buca Konutları bulunuyor. Şehir Plancıları Odası’nın açtığı yeni dava ile birlikte, daha önce mahkeme kararıyla iptal edilen planların akıbetini bu kez yargının vereceği yeni karar belirleyecek.
KOOPERATİFTEN ŞAHIS MÜLKİYETİNE
Öte yandan planlama alanı kamuya aitken süreç içerisinde özel mülkiyete geçti. 1988 tarihinde Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan 7586 ada 3 ve 4 parsellerin sonraki süreçte SS. Buca Şirinyer Fırıncılar Kooperatifi'ne satışı gerçekleştirilmiş, sonrasında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesi doğrultusunda yapılan imar uygulaması sonucunda 7678, 7679, 7680, 7681, 7682, 7683 ve 7684 no'lu adalar oluşturularak şahıs mülkiyeti adına tescil edildi.
Şehir Plancıları Odası’nın açıklaması şu şekilde:
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.10.2025 tarih, 04.1062 sayılı kararı ile uygun bulunarak onaylanan ve 27.11.2025 – 26.12.2025 tarihleri arasında askıya çıkarılan İzmir İli, Buca İlçesi, Tınaztepe Mahallesinde, 7678, 7679, 7680, 7681, 7682, 7683 ada muhtelif parselleri kapsayan alana ilişkin hazırlanan L18-A2 Pafta 1/25.000 Ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı Değişikliği Şubemiz tarafından 19.02.2026 tarihinde dava konusu edilmiştir. Söz konusu plan değişikliği, plan bütünlüğü, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı açısından ciddi aykırılıklar içermektedir.
Dava konusu plan değişikliğinde, geçmiş planlarda "Büyük Alan Kullanımı Gerektiren Kamu Kuruluş Alanı" gibi kamusal kullanım kararı getirilmiş bölgenin, parçacıl bir yaklaşımla "Kentsel Gelişme Alanı" kullanımına dönüştürüldüğü görülmektedir. Kamusal kullanım kararı getirilmiş bölgede yalnızca ilgili şahıs mülkiyetlerinin bulunduğu bir alanın parçacıl bir şekilde Kentsel Gelişme Alanı (Konut Alanı) kullanımına dönüştürülmesine yönelik dava konusu planlar, şahıs menfaatlerini öncelemekte olup, kamu yararı ile bağdaşmamaktadır. Bu yaklaşım, planlamanın temel ilkelerinden olan eşitlik, nesnellik ve bütünlük ilkelerini zedelediği gibi plan kararlarının kamu yararı dışında bireysel talepler doğrultusunda şekillendirildiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Dava konusu alanda daha önce benzer nitelikte onaylanmış plan değişiklikleri mahkeme kararlarıyla iptal edilmiştir. Bu yargı kararları dikkate alındığında, planın uygulanması halinde telafisi güç ve kamu zararına yol açabilecek sonuçlar doğuracağı açıktır. Bu kararlar söz konusu alanda benzer içerikte plan değişikliklerinin yargı tarafından daha önce iptal edildiğini ortaya koymakta, planlama esaslarını ve şehircilik ilkelerinin sistematik biçimde ihlal edildiğini göstermektedir. Bu nedenle söz konusu plan değişikliği yargıya taşınmıştır.
Dava konusu alana ilişkin olarak, ilgili idare tarafından 2018 ve 2024 yıllarında onaylanan mükerrer plan değişiklikleri de Odamızca yargıya taşınmış; kentsel donatı alanlarının eşdeğer alan ayrılmadan küçültülmesi ve altyapı dengesinin bozulması gerekçeleriyle ilgili İdare Mahkemeleri tarafından iptal edilmiştir. Bu kararlar söz konusu alanda benzer içerikteki plan değişikliklerinin yargı tarafından hukuka aykırı bulunduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır.
İzmir 2. İdare Mahkemesinin 03.06.2020 tarih ve E:2018/1118, K:2020/440 sayılı kararında; "… her ne kadar dava konusu plan değişikliğinin 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı‘nda öngörülmüş olan ‘Kentsel Yerleşik Alan` plan kararına aykırı olmamasına karşın, yapılan değişikliğin; mevzuat hükümleri açısından, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından uygun bilimsel ve nesnel gerekçelerinin bulunmaması ve bu amaçla gerçekleştirilen plan değişikliği çalışmasının yasal olarak zorunluluk içermemesi, diğer yandan; bölgede kısmen öngörülen Kentsel Gelişme Alanı kullanım kararının gerek plan ana kararlarında kamusal amaçlı planlanmış olan kullanım alanlarının bütünlüğünü zedeleyici mahiyette olması, nüfus projeksiyon hesaplarında öngörülmeyen ilave bir nüfus getirecek olması nedenleri ile hizmet bölgesi içerisinde küçültülen teknik ve sosyal altyapı alanları için eşdeğer alan ayrılmadan yapılan dava konusu plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı olduğu…" gerekçesiyle söz konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği iptal edilmiştir.
İzmir 7. İdare Mahkemesinin 22.09.2025 tarihli E:2024/935, K:2025/959 sayılı kararında; "… dava konusu alanda çevre düzeni ölçeğinde kısmen öngörülen Kentsel Gelişme Alanı ve nazım plan ölçeğinde öngörülen Ticaret–Konut Alanı kullanım kararının gerek plan ana kararlarında kamusal amaçlı planlanmış olan kullanım alanlarının bütünlüğünü zedeleyici olduğu, gerekse nüfus projeksiyon hesaplarında öngörülmeyen ilave bir nüfus yaratacağı, bu durumun mevcut plan ana kararlarını bozucu ve ve kamusal amaçlı planlanmış olan kullanım alanlarının bütünlüğünü zedeleyici olduğu, ilave nüfusun gereksinim duyacağı sosyo-kültürel tesis, ibadet alanı ve sağlık tesis alanı gibi kentsel sosyal altyapı alanlarının öngörülmemiş olduğu, sadece eğitim ve yeşil alan miktarlarının artırılmış olmasının alandaki donatı alanı dengesini olumsuz yönde etkileyeceği, belediye hizmet alanları ile resmi hizmet alanlarının da kentsel donatı alanı olduğu, ….alansal büyüklüğü azaltılan Belediye Hizmet Alanı kullanımına ilişkin eşdeğer herhangi bir alan öngörülmemiş olmasının planlama ilke ve esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu, … plan değişikliği kararları ile yoğunluk artırıcı plan kararları öngörülmekle beraber, kentsel sosyal altyapı alanlarına dair, kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporu ve analizine dair bilgilere ve kurum ve kuruluş görüşlerini içeren analitik bilgilere plan değişikliği açıklama raporunda yer verilmemesi…" gerekçesiyle söz konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği iptal edilmiştir.
Mahkeme kararlarının bağlayıcılığı açık olmasına rağmen, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi`nin 16.10.2025 tarihli kararı ile aynı içerikteki planlama yaklaşımında ısrar edilmiş; mahkeme kararlarında belirtilen hukuka aykırılıklar giderilmeden yeni bir idari işlem tesis edilmiştir. Bu durum, hukuk devleti ilkesine ve yargı kararlarının bağlayıcılığına aykırı bir uygulama niteliği taşımaktadır.Bunlara ek olarak;
· Plan değişikliğinin, yürürlükteki 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı‘nın nüfus değerlerinin aşılamayacağına ve donatı alanlarını azaltıcı plan değişikliği yapılamayacağına dair uygulama hükümlerine (6.7 ve 6.13 maddeleri) açıkça aykırı olduğu,
· Yürürlükteki planlarda öngörülen sosyal ve teknik altyapı alanlarının azaltılmasına rağmen eşdeğer alan ayrılmadığı,
· Yoğunluk artıran bu plan değişikliğine yönelik etkilerin belirlenmesi amacıyla zorunlu olan kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporunun hazırlanmadığı,
· Dava konusu planda getirilen "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" gösteriminin Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği lejant teknikleriyle uyumsuz olduğu
gerekçeleri doğrultusunda bahse konu plana 19.02.2026 tarihinde İzmir 4. İdare Mahkemesi, 2026/256 E. kayden dava açılmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi





