RÖPORTAJLAR
9 Temmuz 2020 Perşembe

‘Seyyar yoksa İzmir de yok!’

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de ilk kez “Sokak Ekonomisi Şube Müdürlüğü” kurdu.Şube Müdürü Dr. Osman Sirkeci, yapacakları çalışmaları anlattı.

‘Seyyar yoksa İzmir de yok!’

Ekonomi kavramı, çok derin bir kavram. İçinde “Sokak ekonomisi” de var elbette. Bu kavrama çok uzak olduğumuzu itiraf etmeliyiz. Aslında çok şey anlatan bu kavram, İzmir’de gündemin üst sıralarında yer alıyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Zabıta Daire Başkanlığı bünyesinde “Sokak Ekonomisi Şube Müdürlüğü” açtı. Başkan Tunç Soyer, şubenin başına da, Sokak Ekonomisi üzerine yaptığı araştırmalarla dünya çapında ün kazanan Dr. Osman Sirkeci’yi getirdi. Bu “ilk”e atılan imzanın ardından bir çalışma daha başlatıldı. Sokak Ekonomisi kavramının içinde yer alan seyyar satıcıdan tutun da falcılara, midyeciden gevrekçiye kadar herkesi ilgilendiren yönetmelik hazırlanıyor.

Başkan Soyer, Sokak Ekonomisi'ni çok önemsiyor. Ülkemizde 6.5 milyon insanın sokak ekonomisinden beslendiğini belirten Bakan Soyer, "Sokak ekonomisi, hayatın ta kendisidir. O hayatı canlandırmak, düzenlemek gerekir. Bu büyük değeri işlemek, iyi değerlendirmek lazım… İzmir Büyükşehir olarak bu konuya ciddiyetle eğiliyoruz" diyor.

Dr. Osman Sirkeci ile “Sokak Ekonomisi”ni konuştuk. Türkiye’de bu konuda ilk adımlar İzmir’de atılırken, dünyada durum nasıl? Önümüzdeki süreçte neler göreceğiz? Egedesonsöz’den gazeteci Muhittin Akbel sordu, Osman Sirkeci yanıtladı.

Giresun’dan İzmir’e geldiniz. İzmir Büyükşehir ile buluşmanız nasıl oldu?

O.S.: Bu buluşmanın ilk tohumunu, Ankara’da CHP Emek Büroları ile beraber, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na, Türkiye’de artan işsizliğin, sokaklardaki kaosun çözümü kavuşturulması üzerine, proje sunduk. Sokak Çalışanları ve Güvencesizler Çalıştayı yapalım, dedik. Hem Genel Başkanımız, hem de Emek Büroları’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Veli Ağbaba, tüm ekipleriyle birlikte çalıştayı gerçekleştirdiler.  2019’un 15 Şubat’ında ilk defa Sokak Çalışanları Çalıştayı yapıldı Türkiye’de… Çalıştayda, Türkiye’nin dört bir yanından seyyar satıcılar, geri dönüşümcüler, Adıyaman’ın Abdalları, çiçek satanlar bir araya geldi.  Neptün Soyer Hanımefendi ve Başkanımız Tunç Soyer de, çalıştayımızı yakından takip etmişler. Çalıştaydaki kayıtları istemişler, incelemişler, “Bu iş, tam İzmir’e göre” demişler. Seçimler sonrası İzmir Büyükşehir Belediye Bakanı olan Tunç Soyer, bu çalıştayı düzenleyen hocalarımızla görüşelim, projeyi, uzmanlarla hayata geçirelim, demiş. Beni aradılar, birlikte yoğun mesai harcadık. Her şeyi tüm ayrıntılarıyla görüştük. Yaptıklarımızı takdir ettiler. Hemen işe başlayın dedi, başladık.

KURUMSAL BİR KİMLİK KAZANDIRILDI

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Zabıta Daire Başkanlığı içerisinde“Sokak Ekonomisi Şube Müdürlüğü” kuruyor ve başına sizin gibi işin uzmanını getiriyor. Başka kentlerde böyle bir şube, böyle bir yapılanma var mı?

O.S.: Türkiye’nin İzmir dışında hiçbir kentinde, böyle bir sokak ekonomisi örgütlenmesi, kurumlaşması yok. İlk defa İzmir’de gerçekleştirdik. Genelgesini hazırladık, görev sorumluluklarını tamamladık. 31 Ocak tarihi itibariyle, en uygun olan Zabıta Daire Başkanlığı altında şubemiz kuruldu, kurumsallık kazandı. CHP’nin sitesine girdiğinizde, yerel yönetimler politikası kapsamında, sokak ekonomisi manifestosunu görürsünüz. Bizzat genel başkanımız, belediye başkanlarıyla yaptığı toplantılarda, televizyon programlarında, tüm belediyelerde bu kaosa, bu örgütsüzlüğe son vermenin yolunun, bunu hukuki bir yapıya kavuşturmaktan geçtiğini anlatıyor. Tüm belediyelerde bu kurumun oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Eskişehir, Ankara, Mersin, İstanbul, Sarıyer gibi belediyeler, bizden bu konuda bilgi istediler, yardım talep ettiler. Onlar da hazırlık aşamasında. İlk defa Türkiye’de sokak ekonomisi, sokak satıcıları yönetmeliğini yapıyoruz. Yönetmelik, yakında meclise sunulacak. Hukuk müşavirliklerinden, diğer birimlerden geçecek,sonra oylamaya sunulacak.

BALONCU OLMADAN, BU ŞEHİR OLMAZ

Sokak ekonomisi deyince, ne anlamalıyız? Bu kavramın içeriğinde neler var?

O.S.: Sokak ekonomisinin içeriğinde, sokaklarda cereyan eden her türlü iktisadi ve sosyal fayda üretimi var. İktisadi ve sosyal faydanın altını özellikle çiziyorum. Bir akademisyen olarak tüm çalışmalarım, mikro ölçekli işletmeler üzerine oldu. Ben, hiç araştırılmayan sokak ekonomisini araştırdım. Yüksek lisansımı bu konuda yaptım. İşletmede hep kar elde eden girişimler ve işletmelere odaklıyız. Günümüzde sadece kar odaklı çalışmak, bazen sizi çaresiz bırakır. Pandemi sürecinde gördük ki, maske bile üretemedik. Sokaklarda midye satan, fal bakan, tavşan falı çektiren, mandolin, gitar çalan, canlı heykel performansı gösteren, kaynamış mısır satan, ‘savaşma söğüş’ diyen herkes, sokak ekonomisinin içindedir. Bir baloncu olmadan, bu kent olmaz. Bozacı olmadan, olmaz. Sokaklardaki her türlü, iktisadi ve sosyal fayda üreten, birer kişilik işletmeler, bizim sokak ekonomimizi oluşturuyor.

SOKAK SATICILARININ GÜVENLİĞİ VE KOORDİNASYONU

Sokak ekonomisi konusunda yerel yönetimlere düşen görev nedir? Sokak ekonomisi, kentlerin gelişiminde, büyümesinde rolü nedir?

O.S.: Üç güzel örnekle bu soruya cevap vermek istiyorum. Konuya sadece İzmir, sadece Türkiye olarak bakarsak vizyon daralıyor. Los Angeles’te 20 yıl sürdü, sokak hareketleri örgütlenmeleri mücadelesi… 2019’un 1 Ocak’ında sonuçlandı. Los Angeles eyalet hükümeti, Sokak Satıcılarının Güvenliği ve Koordinasyonu adlı bir kanun hazırladı. Dikkat ederseniz, sokak satıcılarının men edilmesi değil, sokak satıcılarının güvenliği… Kanun gerekçesi olarak, ‘ABD’de sokak ticareti, ekonominin elmayı ay çöreğidir. Eyalette kabul edildi. Merkezi hükümet de kabul etti. Sonrasında tüm eyaletlere bu kanun, şu açıklamayla gönderildi: Bundan sonra tüm park ve bahçeler, bu parkları kullananların, tüm ihtiyaçlarını gidereceği şekilde düzenlenecek. Parkı kullananların sayısına orantılı olarak, yiyecek içecek satacak seyyarlar, yerli yerine yerleştirilecek. Hijyen şartlarına uygun olacak şekilde ortak mutfak bile kurulabilir. Tuvaletler de ihtiyacı karşılayacak kadar bulundurulacak.

Bizim belediye başkanlarımızın çoğu, bu anlattıklarımıza önce olumsuz bakıyorlar. Ancak Madrid’deki seyyar satıcıdan alıp içtikleri biranın tadını,  küçük kasede yediği patates kızartmasına bayıldığını anlatır. İzmir’de biz de böyle bir şey yapmak istiyoruz.

BİT PAZARI DEYİP GEÇMEYİN

Bizim sokaklardaki en önemli sıkıntılarından biri de bitpazarlarıdır. Bitpazarı deyip geçmeyin, Avrupa’da da yoksullaşma var, Amerika’da da… Almanya’da her hafta sonu, yaklaşık 1000’e yakın ikinci el eşya pazarı kurulur. 5-6 milyon Alman, bu pazarları ziyaret eder. 300 liraya lüks bir mağazadan bir gömlek alırsınız, bir yıl sonra onu bir kenara atarsınız. Oysa eskimemiş sizin o gömleği giyecek yoksullar var. Onu israf etmeyip, ikinci el pazarında 20 liraya satıyorsunuz. Onu alan 10 sene daha giyiyor. Avrupa’da sokak ekonomisi, işte böyle cereyan ediyor.

En önemli Anayasal değişikliğe gelelim.  Hindistan’ın Yeni Delhi kentinde dünyanın en büyük sokak ekonomisi konfederasyonu kuruldu. 1.5 milyon üyesi var. Kuran kişi, dünya çapında bir girişimci olan Arbin Singh… 2014 yılında Dünya Sosyal Forumu’nda Davos’ta, Sosyal Girişimcilik ödülü aldı. Kendisiyle sürekli görüşüyorum. Örnek bir anayasa olarak kabul edilen, sokak ticareti kanunu çıkarılıyor Hindistan’da... 17 sayfalık, 60 maddelik bir kanun… Hindistan’da 4 bin belediye var, bizde 1300… Kanun, Hindistan’daki tüm belediyelere, sokak ekonomisi meclisleri kurulmasını emrediyor. Bu kanunla, Hindistan’da sokaklardaki kanun dışı oluşumların engellediğini, hukukun sokağa indirildiğini söyleyebilirim.

İşte bu gibi örneklerden hareketle, Türkiye’de de belediyelere bu konuda çok önemli görevler düştüğünü söyleyebiliriz. Sokaklarda yaşayanların, sokaklarda çalışanların, atığı katık edenlerin yaşadığı bir şehirde onlar gözden kaçırılamaz.

ÖZEL YÖNETMELİK HAZIRLANIYOR

Sizin gözlemlerinize göre, İzmir’deki sokak ekonomisi, ne durumda? Neler yapmak lazım? Projeleri anlatır mısınız?

O.S.: Dünyanın 50 ülkesini gezdim. Çok önemli araştırmalar yaptım. Tunç Soyer başkanımızla vizyonumuz örtüştü. İzmir’de eskiden beri zabıtalar, sokak satıcılarının peşinde koşturur. Tunç başkanımız, ‘Biz yoksulun yanında olacağız, halk ekonomisiyle sokak ekonomisini kentin ayrılmaz parçası haline getireceğiz’ dedi.  Kamuran hocam ile (Prof. Dr. Kamuran Elbeyoğlu) birlikte geldik buraya. Ben Giresun Üniversitesi’nde dekanlık koordinatörüydüm. Kamuran hocam Mersin Üniversitesi’ndeydi. Tunç Bey, ‘Zabıta-seyyar tartışmaları olmasın’ diye talimat vermişti zaten. Gelir gelmez, tüm birimlerle mesai arkadaşlığı yaptık. Sokak çalışanlarının yönetmeliği olmadığı için zabıta, 150 yıllık Kabahatler Kanunu’nu uyguluyordu. Şikayet konusu olan seyyarların faaliyetlerini men etmekle yükümlüydü. Bu mevzuat, başkanımızın toleranslı yaklaşımıyla yönetiliyordu. Sokaktaki faaliyetleri yönetmeliğe kavuşturalım dedik. Yönetmeliğimizi hazırlarken, Çiçekçiler Odası’ndan, Hurdacılar Odası’ndan, Esnaf Birliği’nden, Odalar Birliği’nden, Kemeraltı Esnaf Derneği’nden, yani herkesin görüşünü aldık. Kurduğumuz kooperatif başkanlarıyla, tüm paydaşlarla konuştuk, ortak akıl ürettik. Onların da katkılarıyla yönetmelik hazırlıyoruz. İzmir’de sokaklarda yürütülen faaliyetlerin envanterini çıkardık. 100’ün üzerinde faaliyet var. Hepsini kümelendirdik. Sonra bu işlerin kimler tarafından, nerede, hangi koşullarda yapılacağını belirlemek üzere komisyon oluşturmak istiyoruz. Bu komisyon marifetiyle, Vapur İskelesi’nin önünde performans gösterisi yapılacaksa, o nokta tespit edilecek. Bir başka noktada müzik, bir başka noktada seyyar satış alanı olacak. Tüm ilçelerde de uygulanacak bir yönetmelik olacak? Buralarda hangi araçlar kullanılacak, hangi ses cihazları olacak? Hijyen koşulları nasıl olacak? Tüm bunlar ortaya konacak? Haksız rekabete, haksız kazanca, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde düzenleme yapılacak. Dezavantajlı kesime, yani kadınlara, engellilere öncelik tanınacak.

6.5 MİLYON İNSANIMIZ SOKAKTA ÇALIŞIYOR

Ekonomik kriz ortamlarında, krizin aşılması noktasında, “sokak ekonomisi”nin rolü ne olabilir?

O.S.: Dünyada 1,5-2 milyar insan, sokakta çalıyor. Türkiye’de bu rakam 6,5 milyon civarında. Pandemi sürecinin başında ABD maske üretemezken, Türkiye maske üretiminin artırılması talimatı verilirken, henüz üçüncü günde seyyar satıcılar, maskeyi tezgaha koydu. Bu bize şunu gösteriyor: Seyyar satıcı, küçüklüğü ve kıvraklığıyla, halkın ihtiyaçlarına en çabuk biçimde cevap verendir. Seyyar satıcılar, yazın soğuk su satar, kışın şemsiye satar. Yani insanların en önemli ihtiyaçlarını karşılar. ‘Evde Kal’ çağrıları yapılırken, yasağa rağmen seyyar satıcılar, evde kalan tüketicinin ihtiyaçlarını karşıladı. Eskisi gibi sepetler sarkıtıldı, ihtiyaçlar karşılandı. Seyyar, üreticiden alıp tüketiciye en ucuz şekilde ürünü sunan kişidir. Devlet, seyyar satıcıdan kopya çekerek seyyar satıcılık yaptı, enflasyonun durdurulamadığı dönemde. Demek oluyor ki, seyyar satıcı, sokak ekonomisinin önemli unsurlarındandır., enflasyonu düşürendir. Pandemi döneminde İzmir Büyükşehir Belediyesi de Halk Pazarı, Seyyar Pazar uygulamasıyla, spekülasyona fırsat vermeden 30’a yakın araçla, halka ulaştı, İzmir piyasasını dengede tuttu. Domates 10 liraya çıkmadı mesela… Yani sokak ekonomisi, antienflasyonist bir karakteristiğe sahiptir. Sokak ekonomisi, yoksulluğa karşı mücadelede önemli bir kaldıraçtır.

Göçlerin, Sokak Ekonomisi'ne yansıması nasıl?

O.S.: İzmir'de, Türkiye'nin dört bir yanından göç yoluyla gelmiş hemşehrimiz var. Hemen hemen hepsi, sokak ekonomisine katkı koymuştur. Mesela İzmir'deki Niğdeliler, atıkları katık ediyor. Atık, devasa bir sektör çıktı son 60 yılda.  İç göçle gelenler, çevresel sorumlulukları da üzerlerinde taşıyorlar. Şehrin tüm atığını onlar topluyor, ayrıştırıyor, hammadde olarak geri dönüşüme gönderiyor. Suriyeliler de bu sektörün güçlü unsurlarındandır. Midyeciler, Mardin'dendir mesela... Sokak ekonomisinin en büyük kahramanlarıdır, göç yoluyla gelenler... Özetleyecek olursak, sokak ekonomisi sektörü, planlanmamış, hesaplanmamış sokağın, kendiliğinden çözümüdür.

 
‘En kıymetlimiz, sayfaları yırtılmış 900 yıllık Kur’an’
 
'Sırada Veterinerlik ve Ziraat fakülteleri var'
YORUMLAR
Toplam 5 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
11 Temmuz 2020 Cumartesi 12:11

Ne seyyarı yahu! Sen dükkan açıp, vergi vereceksin ama adam gelip kaldırımda seninle aynı malı satacak.

Yorumu oyla      0      0  
Nizammettin Ügüdücü 10 Temmuz 2020 Cuma 11:15

Süper bir proje olup tamamen halkın ihtiyacını giderirken bir çok insanda korkusuzca iş yapmış olacak.TUNÇ başkana ve emegi geçen herkese teşekkürler.ihtiyaç duyuldugunda bir esnaf olarak katkı koymaya hazırız.

Yorumu oyla      0      0  
izmirli 9 Temmuz 2020 Perşembe 16:10

kayıt dışı olan her faaliyet zararlıdır ve yasaklanmalıdır, ayrıca seyyar satıcıların çözümü belediyenin çıkaracağı yönetmelikle hallolmaz, meclis tarafından çıkarılacak düzenlemeyle olur

Yorumu oyla      0      0  
ibrahim 9 Temmuz 2020 Perşembe 14:54

röportajı okudum, hiçbir yerinde elde edilen kazancın vergisel boyutunu göremedim. Bizde seyyar satıcı denilen şey, 1 TL ye faturasız alınan herhangi bir ürünün 1,25 TL ye yine faturasız vergisiz, kirasız satılması meselesidir. Yani yerel yönetim yönetmelik hazırlayarak bunu çözemez. Öyle olsaydı bende bilmem ne kadar kira, aidat verdiğim büromu kapatır, sokak ortasına bir masa atar işimi yapmaya çalışırdım. Vergisiz kazancın her türlüsü hırsızlıktır. Bunun lamı cimi yok. Şimdi birileri çıkar adam alın teriyle bilmem ne satıyor, bunun neresi hırsızlık der. Alın terini vergi ile birleştirmezseniz başka bir ifadesi olamaz. Haa vergi yüksekmi, hemde çok, vergi gelirleri doğru düzgün işletiliyormu, asla. Ama bu gerçeği değiştirmiyor.

Yorumu oyla      0      0  
Vatandaş 9 Temmuz 2020 Perşembe 12:16

Sosyal anlamda yerinde bi çalışma ancak uygulamada sağlık boyutu nasıl kontrol edilecek ülkemizde esnafları bile denetleyemezken sokaktaki tezgahları nasıl denetleyeceksiniz örnek olarak midyeden biri zehirlense sizler bunun sorumluluğunu alacakmısiniz vergi kira çalışan maaşı ödeyen esnaf ne olacak sokak satışı serbestse insanlar niye ayda 10 bina ödeyip dükkan açsın Aziz başkan bu konuya önem veriyordu ve bi düzen sağlanmıştı kemeraltı bölgesinde özellikle yaptığı bütün çalışmalar boşa gitmiş olacak

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
‘En kıymetlimiz, sayfaları yırtılmış 900 yıllık Kur’an’
İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ, gazeteci Muhittin Akbel'e "İzmir'in hazinesi"ni açtı.
Başımızın koronası...
Hanzade Ünuz, Enerji Tıbbı Uygulamaları Derneği Başkanı Op. Dr. Mustafa ...
‘Ciddi önlemler aldık, üretime devam ettik’
Ege Sanayicileri ve İş insanları Derneği Başkanı Fadıl Sivri, gazeteci ...
 
'İzmir’e Şehir Hastanesi değil, butik hastaneler lazım'
Demokratik Sağlık Sen İzmir İl Başkanı Ahmet Doğruyol koronavirüs günlerinde ...
'Hükümetten hak etttiğimiz yatırım paylarını alamıyoruz'
Yazarımız Muhittin Akbel, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ...
Korona günlerinde Ege ihracatı
Yazarımız Muhittin Akbel, Ege İhracatçılar Birliği Koordinatör Başkanı ...
 
Atatürk: Zaferde akılcı ve dengeli bir lider
Yazarımız Dr. Berna Bridge, Bard Üniversitesi hocası, Prof. Dr. Sean McMeekin ...
'Esas sorun üretim değil, pazarlama'
Yazarımız Muhittin Akbel, İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli ...
Koronavirüs deniz ticaretini nasıl etkiledi?
Deniz Ticaret Odası İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, koronavirüs günlerinde ...
 
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Hayatlarımız işgal altında
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Rüşvet
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Gösteri-ş Toplumu…
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Yeterince hastalığın yoksa, aşı da yok!
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Nikah kıydılar mı?
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
1,5 asırlık ihtiyar
Filiz SEZER
Filiz SEZER
Her şeyin bir başlangıcı var
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Askıda ekmek, askıda demokrasi!
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Kılçıksız siyaset
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Bekir Coşkun’un ardından…
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva