HABERLER>POLİTİKA
22 Eylül 2020 Salı - 15:59

CHP'li Sertel'den ‘ekonomi’ yorumu ve AK Partili Dağ'a çağrı: Kemeraltı'nı birlikte gezelim!

Vatandaşların ekonomik anlamda zor günler geçirdiğini belirten Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel, AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ'a çağrıda bulundu. Sertel " Ben Hamza Dağ ile Kemeraltı'nda gezmek isterim. Ben Dağ'ı Tayyip Erdoğan'ın kulağına açıkça söyleyebilecek biri olarak görüyorum. Girelim Kemeraltı'na... Geçmişte ne kadar kazanıyordun, şimdi ne kazanıyorsun diye soralım" ifadelerini kullandı.

CHP li Sertel den ‘ekonomi’ yorumu ve AK Partili Dağ a çağrı: Kemeraltı nı birlikte gezelim!

EGEDESONSÖZ- Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Atila Sertel Sonsöz TV'nin konuğu oldu. Gazeteci Fatih Yapar'ın sorularını yanıtlayan Sertel gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Sertel siyasetten ekonomiye, pandemi ile mücadeleden parti içi siyasete kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Esnafın ekonomik anlamda zor günler geçirdiğini ifade eden CHP İzmir Milletvekili Sertel, AK Parti İzmir Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ'ı Kemeraltı'nda gezmeye davet etti. Sertel "Hamza Dağ ile esnafı dolaşmak isterim. Ona mı yalan söylüyorlar bana mı görelim" dedi.

DAĞ, ERDOĞAN'A AÇIKÇA SÖYLER
Esnafın ekonomik anlamda sıkıntılı bir süreç geçirdiğinin altını çizen CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, “Esnafa bir dokun bin ah işit bu işin gerçeği ancak bazıları böyle görmüyor nedense. Çok iyi durum diyor, esnaf hayatının en güzel anlarını yaşıyor diyor, ekonomi pik noktada diyor… Ya ben başka insanlarla konuşuyorum… AKP'li Milletvekilleri ile birlikte çıkalım dolaşalım bir esnafı. Hamza Dağ ile esnafı dolaşmak isterim. Ona mı yalan söylüyorlar bana mı görelim. Lokantaya gidiyorum diyor ki eskiden 400-500 kişi benden yemek yerdi, şimdi ise bu sayı 100-150'e düştü. Pişirdiğim yemek aynı ancak yemeklerimiz kalıyor diyor. Ben simit ve poğaça çok insanı karnını doyurduğunu biliyorum. Ben Hamza Dağ ile Kemeraltı'nda gezmek isterim. Ben Dağ'ı Tayyip Erdoğan'ın kulağına açıkça söyleyebilecek biri olarak görüyorum. Girelim Kemeraltı'na geçmişte ne kadar kazanıyordun şimdi ne kazanıyorsun diye soralım. Esnafta şöyle bir korkuda var. Ben doğruyu söylediğimde her türlü maliye vergi yükü üzerime gelir diye düşünüyorlar. Bundan kaynaklı da söyleyemeyip korkuyorlar. Biz gittiğimiz zaman ise her şeyi açıkça söylüyorlar. Kahvehaneler, birahaneler bitmiş durumdalar. Borç batağı içindeler. Ben bunları buradan oturduğum yerden söylemiyorum. Tek tek dinledim insanları. Oda başkanlarını gezdim. Bir tek bakkallar bir tık iyi durumdalar. Zaten bakkallar vatandaşın dostu… Bakkalların da sıkıntıları şu, bütün sokaklara hiper, süper marketlerin minyatürleri yerleştirildi. 7 bin mağazalı gıda şirketleri olur mu? Esnaf bunlarla nasıl başa çıkacak? Burada rekabet etme sansını kaldırdılar. Yurt dışında büyük marketler şehrin dışında ancak bizde onların uzantıları kentlerin en ücra noktalarına kadar girip bakkalları yok ettiler.  Taksi şoförlerinin de en büyük talebi ÖTV'siz araç alma hakkı istiyorlar. Biz bunu söyledik ancak sanki bizim inadımıza ÖTV'yi arttırdılar. Erdoğan'ın araba fabrikası kurmasına gerek yok ki zaten yurtdışından gelen her arabadan vergi alıyorlar" diye konuştu.

ÜLKEDE HERKES BORÇLU
Kamuoyu araştırmalarında anket firmalarına güvenilmemesi gerektiğinin altını çizen Atila Sertel," Anket firmalarına çok güvenmemek lazım ancak anketsiz de olmuyor. Anket firmaları geçtiğiz dönem İstanbul'un AKP tarafından kazanıldığını ve hiçbir sürprizin olmadığını söylüyordu. Tanınmayan, bilinmeyen bir ilçe başkanı dediler ancak başbakanlık yapan birini devirdi, attı. Bunu önceden söylediler, İstanbul'u CHP kazanacak dediler, ekranlarda güldüler. Genel Başkanımız İstanbul'u kazanacağız dediğinde bir hanımefendi ekranda güldü. Toplumun bakış açısı ile anketçilerin bakış açısı örtüşmüyor. Anketçiler bu işi para için yapıyor ancak hiç tanınmayan milletvekilini yılın milletvekili yapabiliyor. Ancak asıl toplumda baktığımız gözlemlediğimiz, toplum artık bu iktidardan ve tek adam rejiminden bıkmış. Her şeyi damadı ile yöneten ülkenin mal varlığını kontrol eden sistemden bıkmış durumda. Bakıyoruz ekonomi gerçekten berbat. Doların ne olacağını kimse tahmin edemez durumda. Doların 2023 yılında 6 TL olacağını söyleyen ekonomi bakanı var. Dönüyor soruyor sonra sen dolarla mı maaş alıyorsun diye. Asgari ücretli bir kişi bundan 4 ay önceki maaşı ile 4 altın alabilirken, şimdi 2.5 altın alabiliyor. Şimdi bunları alt alta gördüğümüzde, yazdığımızda, Süleyman Demirel'in de söylediği "Tencere iktidar götürür" sözü var. Soruyorlar maaşı neye harcıyorsunuz diye, sadece gıdaya harcayabiliyorum diyor. Esnafa 25 bin kredi verildi ancak ödeme süresi gelince ertelediler, yine erteleyecekler. Esnaf çalışmıyor ki nasıl ödesin. Herkes borçlu şu an ülkede. En büyük borç ise iktidar tarafından yapıldı. Bütün her şey faizi ödemek için çalışıyor. Tabi mutlu olanlar da var. 5 tane müteahhit var ve çok mutlular. Dolarla çalışıyorlar çünkü. Cumhurbaşkanı dolarla kira m olur diyordu, sonra kendisi gidip dolarla sözleşme yaptı. 5 müteahhit dolarla çalışıyor ve Türkiye mahkemeleriyle değil İngiltere mahkemeleriyle çalışıyorlar. Ne kadar milliler değil mi? Türkiye'yi neredeyse ipotek altına alacak bir çete var. Bunların abisi ise Recep Tayyip Erdoğan. Buna AK Parti içinde büyük sıkıntı yaratan bir kesim oluştu. Gazeteci olduğum için her yerden bilgi akıyor bana. AKP İçinde çok ciddi bir mutsuz müteahhit kesimi var. Yapsatçılar da çok rahatladı şuan. Rahatlamayan kesim kim? O konutları alanlar. Ben diliyorum ki hepsi geri ödeyebilsin ancak insanlarımız çok zor koşullarda yaşıyor" dedi.

KOORDİNE EDECEK BİR YAPI LAZIM
Türkiye'nin ayağa kalkacak gücün CHP olduğunu Sertel, "Türkiye nasıl düzlüğe çıkar? Çok basit genel başkanımız söylüyor. Hak, adalet ve hukuk lazım… Siz bunları sağlarsanız zaten hepsi gelir. Firmalar kaçıyor… Neden kaçıyor? Çünkü güvence göremiyor. Senin müteahhitlerin de Türk hukuk sistemine güvenmiyor. Hak veriyorum adamlara… Çünkü bunların adaletine, hukukuna kimse güvenmiyor. Yapılan bütün araştırmalarda bu gözüküyor. Senin iş verdiğin müteahhit dolarla iş yapıyor ve İngiltere mahkemelerini gösteriyor. Türkiye düzlüğe çıkar. Türkiye büyük ve mücadeleci bir ülke. Güneşin 11 ay görüldüğü, 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülke. Tarımda, hayvancılıkta çok iyi ülke olması gerekir ancak bu işi koordine edecek bir yapı lazım" diye konuştu.

BAKAN HER HALDE BANA KÜSTÜ
Tarım ve Orman Bakanı'nın kendisine küstüğünü belirten milletvekili Sertel, "Ben Aziz Kocaoğlu'nun tarım ve hayvancılık da kalkınma projesine hayrandım ve onu Mecliste gündeme getirdim. Hatta oradaki konuşmamda dedim ki, Tarım Bakanı'na sesleniyorum gitsin İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde bir staj görsün… Kendisi kızdı bana. Tarım bakanı Hilton'a geldiğinde beni şikayet etmiş. Bir gazeteci vekil bana İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde staj görsün demiş falan diyor demiş. Ben doğruyu söyledim. Sonrasında ise benimle temas kurmadı, herhalde küstü bana" dedi.

AK PARTİ SEÇMENİ KENDİNE SORMALI
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde artarak devam eden süt dağıtım projesi ile ilgili de konuşan Atila Sertel, AK Partili belediyelerin neden süt dağıtmadığını sordu. Sertel; "İzmir'de süt dağıtımı çok önemli bir proje. Sayın Hamza Dağ hangi AKP'li belediye çocuklara süt dağıtıyor bana söylesin. Niye dağıtmıyor? Niye hayvancılığı geliştirmek için bu projeler uygulanmıyor? AKP'ye oy veren yurttaşlara da sesleniyorum. Niye oradaki belediyeler çocuklarına süt dağıtmıyor? Cevap bekliyorum ancak bu cevapları da veremezler" ifadelerini kullandı.

KEDİ ULAŞAMADIĞI CİĞERE MUNDAR DER
Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin ilçe kongresinde yaptığı bir konuşmada "2024 yılında o zeybek Saat Kulesi önünde oynanacak’ sözü için konuşan Sertel, "Kedi ulaşamadığı ciğere ‘mundar’ der. Büyükşehir'in projelerine öyle bakıyorlar. Mundar sizsiniz. Kafa mundar. Saat kulesinin önünde Zeybek oynayacaklarmış… Hayaller güzelde, gerçekçi değil. Şuan da Zeybek oynayabilir bütün meydanlarımız açık. İzmirliler sadece Zeybek oynarken diz çöker. Aç tavuk kendini buğday ambarında görürmüş. Bunların kafa biçimleri İzmirlilerle örtüşmez. Örtüşmemesinin nedeni İzmir'in laik, çağdaş, medeni bir kent olduğu için. MHP'ye oy veren birçok yurttaş yerelde CHP'ye oy verir. AKP'ye oy verenler yerelde CHP'ye verir. Çünkü CHP onların yaşam biçimine karışmaz. Onlar öyle değil ki herkesi tehdit ediyorlar. Bir İçişleri Bakanı var tehdit etmediği kimse yok. Sen İçişleri Bakanısın, bir çete lideri değilsin. Neden tehdit ediyorsun insanları"

HİÇ TATİL YAPMADIK
Meclisin kapalı olduğu dönemde bile tatil yapamadıklarını ifade eden CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel "Biz hiç tatil yapmadık desek yeridir. Meclis bittiği zaman İzmir'de gündem başlıyor. Dün aksam il başkanlılığının başkanlığında vekillerimiz ile birlikte İzmir Tabip Odası'nı ziyaret eti. Yaklaşık 2 saatlik bir toplantı gerçekleştirdik. Onun dışında esnaf odalarını gezdik. Genel Merkezi'mizde bunla ilgili bir rapor istedi çalışmalarımız sürüyor. Yani sosyal hayatın içerisindeyiz. Ben bu yıl 2 kez denize girdim. Onun dışında bizim için tatil yine çalışmak oldu" ifadelerini kullandı.

ÖLÜM SAYISI 60'IN ALTINA DÜŞMÜYOR
Açık ve şeffaf bir yönetim sergilenmesi halinde pandeminin  bu kadar yayılmayabileceğini söyleyen Atila Sertel, vefat sayısının 60'ın altına düşmediğini vurguladı. Sertel "Ne bize nede kamuoyuna bilgi vermiyorlar. Bilgiyi kendi içlerinde paylaşıyorlar ancak bu ne kadar doğru? Ben 10 Mart'tan itibaren İzmir Büyükşehri Belediyesi'nin defin raporlarını sürekli düzenli kontrol etmiştim. Salgın hastalıktan ölenleri teşhis etmişim. İzmir'de 15-20'lere ulaşan rakamları gördüğümüzde, İzmir'de vefat sayısı 5 olarak açıklanıyordu. Sonrasında Büyükşehir'de ölüm raporlarında ölüm nedenleri yazılmamaya başlandı.  Birden bire ölüm nedenlerinin yazımı ortadan kaldırıldı. Ölüm nedeni boş bir sütun olarak kalıyor. Çünkü toplumdan gizleniyor. Bu süreçte açık ve şeffaf bir toplum olsa belki bu kadar yayılmasının da önüne alabilirdik. Normal döneme girdik dediğimiz günden beri hastalığın pik yaptığını görüyoruz. Onlar ne kadar azaltsalar da ölüm sayısı 60'ın altına düşmüyor. Sağlık Bakanı ‘doktorların üzerindeki yükün 5-6 kat arttı’ dedi. Bu yükün arttığı dönemde bir de sağlık çalışanlarına hakaret ediliyor. Aslında Tabip Odalarını ve Türk Tabipler Birliği'ni mücadelenin içine soksalardı çok daha başarılı olunabilirdi. Siz önemleri alacakları sürece dahil etmezseniz, sonra da halkı suçlarsanız olmaz” dedi.

MANEVİ BİR DESTEK EKSİK
İzmir Tabip Odası'na gerçekleştirdikleri ziyaret hakkında da konuşan Sertel, sağlık çalışanlarının en başta manevi destek eksikliği olduğunu söyledi. Sertel "Sağlık personeli çok zor koşullar altında görev yapıyor ve sağlık mensuplarına sadece yükü biniyor. Manevi bir destek eksik en başta… İlk olarak onun sağlanması lazım. Bir dönem doktorları alkışlayanlar şuan hangi görüşteler. Tabip Odası'nın asıl görüşü sistemli bir mücadelenin gerektiği yönünde. Çünkü ölüyoruz diyorlar. Orada 5 doktorumuzun fotoğrafı vardı. Kendilerine de söyledik, pandemi sürecinin sonuna kadar istemesek de vefat eden doktorlarımız, sağlık çalışanlarımız olacak. Ancak bu mücadele tarihi bir mücadele, bu siyaset üstü bir mücadele. Ben buradan CHP'li Büyükşehir Belediye başkanlarımıza Tabip Odası'nda yaptığımı çağrıyı yineliyorum. Sağlık personelleri için bir park yapılabilir ve hayatını kaybeden doktorların özgeçmişleri yer alabilir. Bizim insanlarımızı kurtarmak için kendi canlarını ortaya attılar. Tabip Odası şunu söyledi. COVİD19 hala meslek hastalığı olarak kabul edilmedi. Ancak bu meslek hastalığı. Doktorların ve sağlık çalışanlarının verdiği mücadele olağanüstü bir mücadele… Sadece tebrik etmek veya takdir etmek yetmiyor. " diye konuştu.

5 MASKEYİ DAĞITAMADILAR
Pandemi döneminde iktidarın beş maske dağıtamadığını söyleyen CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, iktidarın buna rağmen kendini başarılı olarak gördüğünü söyledi. Sertel "Yüzde 42 diye açıkladı İzmir'deki vakayı, ancak Tabip Odasına göre yüzde 50. İzmir en iyi şehirlerden biriydi ancak yaz boyunca yaşanan gevşeme sonrası hastalık arttı. Toplu buluşmalar hepsine dikkat edilmesi geriyor. Bunların ötesinde takılan meskenin de maske olması gerektiğini söylendi toplantıda. Piyasadaki maskelerin virüse açık olduğunu ve 3 katlı bezden yapılması gerektiğini belirtildi. Piyasada çok kalitesiz tül perde gibi maskeler var. Bizim maske sıkıntımızda oldu. Bunu halletmesi gereken iktidar Sağlık Bankalığı ve Recep Tayyip Erdoğan'dı. 5 maskeyi dağıtamadılar ancak kendilerini başarılı gördüler. Maskelerin kalitesi çok önemli ancak maskelerin denetimi yapılmıyor. Ancak bunlar kafalarına takmışlar 65 yaşa… Yine onlara karşı bazı önlemler alınacak. Yine sokağa çıkma yasağı gelecektir. Yine 65 yaş üretmeyen evde olan kesime sokağa çıkma yasağı gelecektir"  ifadelerini kullandı.

OKUL İÇİNDE ÖNLEMLERİN ALINMASI LAZIM
Köy okullarının açılabilir seviyeye çıkarılması gerektiğinin altını çizen Sertel sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Okulların açılıp denetimli ve kontrollü bir eğitim sisteminin şart olduğunu düşünüyoruz. Köy okullarının yine açılabilir seviyeye getirilmesi lazım. Köy çocukları toplanıp servise konup okula götürüyor. Çocuklar zaten yaz boyunca temas halindeydi. Bornova'daki evimin karşısında spor alanları var. Bütün gün gençler oralarda spor yapıyorlar. Sonra okulları kapattım diyorlar. Önlemi okul içinde alacaksınız. Bir kere okuldan koptuktan sonra yeniden okul ve eğitime dönmesi belirli bir zaman alacak. Diğer tarafta sınıfların kalabalık olması ve önlem alınamaması aileleri korkutuyor. 3 milyon 400 bin civarı ailenin interneti yok. Genel Başkanımız seslendi oraların evlerine internet götürecekseniz götürün ancak yapmayacaksınız bize söyleyin bizim büyükşehir belediyelerimiz bunu sağlar. Benim torunum özel bir okula gidiyor, en iyilerinden biri ancak Kiraz'daki çocuk o imkanı bulabilecek mi? Sonra haydi yarış deniliyor. Biz diyoruz ki bütün çocuklar için eğitim haktır ancak böyle bir durum yok Türkiye'de. Bu konuda bizim çalışmalarımız sürecek. Manifesto yayınlıyor genel başkanı ilk önce anlamıyorlar 3-5 ay geçtikten sonra dediklerimiz yapıyorlar"

BELEDİYE GELİRLERİ DÜŞTÜ
İller Bankası’nın kesintileri sebebiyle belediyelerin zora düştüğünü söyleyen Sertel, "Büyükşehir Belediyeleri'nin, İlçe Belediyelerin gelirleri inanılmaz düştü. Ayakta kalmak için mücadele ediyorlar. Memurların, işçilerin maaşlarını ödemekte zorlanıyorlar. İller Bankası payını kesti, SGK, maliye alacaklarının peşine düştü… Durum ortada. Tunç Bey'in yapacağı yardımların çok önemli olacağını düşünüyorum. Hayatında tableti olmayan bilgisayarı olmayan ve alamayacak çocuklar var. Dağıtımda buna çok dikkat edilmeli. Alamayacak çocuklara dağıtımın yapılması gerektiğini düşünüyorum.  Bence asıl hedef kitle yoksul aile çocukları olmalı" dedi.

ÖNSEÇİM OLMAZSA, ADAY ADAYI OLMAM
Önseçim ile ilgili tavrının net olduğunu belirten CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel kendisinin bu konuda Kemal Kılıçdaroğlu ile çok farklı bir düşüncede olmadığını da belirtti. Sertel "Şart olarak sunmuyorum ancak benim bireysel kararımdır bu. Ben şahsen önseçim olmazsa milletvekili aday adayı olmayacağım dedim ve bu sözümde duracağım. Ancak ben şu nedenle ön seçim diyorum. Geçmiş dönemlerde Genel Başkanlığa Kemal Bey geldiğinde kendisine önseçim olması gerektiğini yazan biriyim. Manisa'da önseçim olduğunda Manisa'da olan demokrasi İzmir'e neden gelmesin, İzmirliler bunu hak etmiyor mu demiştim. Sayın Genel Başkanımız buradan aday oldu, ben yeniden önseçim ile İzmir'den aday olmasını çok isterim.  Zaten Genel Başkanımız da bütün konuşmalarında milletin vekilini millet seçmeli diyor. Bunu neden söylüyor? Biat eden, genel merkezden emir komuta zinciri içinde yönetilen bir milletvekili değil bize lazım olan diyor. Bende bunu söylüyorum. Farkımız yok Genel Başkanımızla. Böyle olursa size oy veren insanlara karşı kendinizi borçlu hissediyorsunuz. Öyle olunca onların içinde olup, onların isteklerini duymak zorundasınız. Birini eliyorsun, neden eliyorsun? Ya benimle uyuşumu yok ya toplumsal iletişimi yok diyorsun. Ancak o nedeni de söylemiyorsun. Kalemi eline alıp yazıyorsun. Listeye giremeyenler değerler için söyleyecekler neler? İzmir'de bir sürü isim var, parti için mücadele ediyorlar ancak onlara o hak tanınmıyor. Kalemi kim ele geçirmişse onlar yazıyor. Geçmişte Deniz Bey'e yakın olanlar dönüştürülüp dönüştürülüp yazılıyordu. Herhangi bir meziyeti açısından değil Genel Başkan'ın yanında olanlar yazılıyordu .Bizim genel başkanımız yazmaktan yöne değil, onu çok iyi biliyorum" ifadelerini kullandı.

BANA GÖRE TAPU MÜDÜRÜ ATANIR, MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ ATANIR ANCAK SİYASETÇİ ATANMAZ
Kontenjan konusunda açıklamalarda bulunan Sertel "Kontenjan ayrılsın… Rahmetli Bülent Ecevit Sedat Akman'a diyor ki sadece 1 kişi istiyorum diyor İl Başkanı'na. İl Başkanı da olur ama ilk 4'e yazamazsınız diyor. O isim 6'ncı sıraya yazılan ve 6'ncı sıradan çıkan Ahmet Taner Kışlalı. İttifak yapacağız. Sen ittifaka ayıracağın sırayı yine yazabilirsin. Bu gayret normal… Kontenjan hariç herkese önseçim yaparsın. Bakan yapmak istiyorsan zaten milletvekili olması gerekmiyor. Sen yeter ki iktidar ol. Ancak iktidar olman için halkın karışışında karşılığı olan insanları halkın karşısına çıkar. Ben önseçim derken illa seçileceğim diye söylemiyorum. Ben sadece bunu üyeye bırakılması gerektiğin söylüyorum. Türkiye'ye demokrasi getirmek istiyorsak önce kendi partimizin içinde bunu sağlamamamız lazım. İnandırıcı olmak lazım… Bana göre tapu müdürü atanır, milli eğitim müdürü atanır ancak siyasetçi atanmaz. Doğal yapısı üzerinde mücadele ederek, halkla hareket ederek gelir. '80 öncesinde partilerde ön seçim vardı. MHP'de 2015'de bir arkadaşımız seçildi 2'nci sıradan sonra onu 3'ncü sıraya çektiler. Ne oldu, MHP 1 milletvekili çıkartabildi sadece. Neydi onun suçu? Diğer partilerde de bu olabiliyor. Toplumun benimsediği insanlar var ancak onlar olamıyor başka insanlar olabiliyor. Ben de bunu görünce ön seçim olmaması halinde aday adayı olmayacağımı söyledim Ancak ben ölene kadar 6 oku taşıyacağım" dedi.

ELEKTRİK FABRİKASI: ÇOK NET CEVAPLANMASI GEREKEN SORULAR VAR
İzmir'de bulunan ve satış süreci tartışmalara neden olan Elektrik Fabrikası ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Sertel, alana film platosunun yapılabileceğini söyledi. Sertel "İktidar, Recep Tayyip Erdoğan'ın emri ile Elektrik Fabrikası ihaleye çıktı. Katılanların içinde yüksek teklifi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi satın aldı. İhale bitti ancak ödeme yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne vermekten vazgeçtiler. Neden? Bunun hakkını neden gasp ediyorsunuz? Neden İzmirli AK Partili Milletvekili başkası kazansaydı da vermeyecek miydiniz demiyor? Havagazına bakın… Ne güzel etkinlikler yapılıyor. Orada büyük binalar yapılabilirdi. Büyük rant kazanılabilirdi ancak o zaman kentte böyle organizasyonları yapacak yer kalmıyordu. Çok güzel projeler için kullanılabilir. Film platoları haline getirilebilir. Bu İzmir'i çekim merkezi yapar. Neden AK Partili Milletvekilleri İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hakkıdır demiyor? Ortada çok net cevaplanması gereken bir soru var. Siz İzmir Milletvekilimsiniz ve İzmir halkı mı sizi seçti? Evet onlar seçti. Peki neden İzmir halkı için bu kadar önemli bir projeye sahip çıkmıyorsunuz. Korkmamak lazım. Gidip İzmir'in hakkını savunmanız lazım. İzmir'e yönelik bir katkılarınız yok" diye konuştu.

İZMİR MİLLETVEKİLLERİ PİKNİKTE BİR ARAYA GELELİM
İzmir'de bulunan tüm Milletvekillerine çağrıda bulunan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, hafta sonu hep birlikte bir piknikte bir araya gelmeyi önerdi. Sertel "İzmir'de çözümlenmesi gereken şeyler var.  Neden Tunç Bey metro için var gücünü kullanıyor? Ankara'da Melih Gökçek döneminde neden metro devlet tarafından yapılıyor? Narlıdere Metrosu için neden bir çalışmaları yok? İzmir'de onlar da yaşıyor. Biz AKP'liler binmeyecek demiyoruz ki. Bu hizmetlerden sadece CHP'liler yararlanıyor diye bir şey yok. AKP ve MHP Milletvekilleri'ne sesleniyorum. Konu İzmir olunca neden bir araya gelemiyoruz? Bir toplantı çağrısında bulunayım. Bütün İzmir Milletvekilleri bir hafta sonu piknik yapalım ve konuşalım. Orada et mi yiyecek birbirimizi mi bilmiyorum tabi. Pikniği de bırakalım, Tunç Soyer tüm milletvekillerine davet göndersin ve yuvarlak masa etrafında oturalım konuşalım" ifadelerini kullandı.

TORBALI’DAKİ ÜRETİCİ PAZARI: YANLIŞ YAPILDIYSA SÖYLEMEKTEN ÇEKİNMEM
Torbalı'da kaldırılan üretici pazarı ile ilgili sorunun gelmesini de değerlendiren Sertel "Ben bizim belediye başkanımız yanlış yaptıysa onu söylemekte hiçbir sorun görmem. Üretici pazarı diye başlıyorsun sonra hal mahsullerini satıyorsun o başka bir şey. Domatesler sera, ben bunları da gördüm. Bunlara dikkat etmek lazım… Üreticiyse, gerçek üreticiyse zaten onların sertifikaları olması lazım… Halden getirdiği ürünü orada satanlar da mevcut… Manavın önünde kamyonun içinde ürün satanı da… Bunlar haksız bir rekabete yol açıyor" dedi.

 
'Türkiye-Yunanistan görüşmeye hazır'
 
Handan'ın kahreden ölümü... Detaylar ortaya çıktı
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
vatandaş 22 Eylül 2020 Salı 17:12

sayın vekil ekonomide sıkıntı var doğru peki sizin önerileriniz varmı çözüm ne artık batının hdp si olmaktan kurtulun partinize güven yok halktan sıkıntı güvensiz bir muhalefet

Yorumu oyla      0      0  
ödemişli 22 Eylül 2020 Salı 16:48

kesinlikle ön seçim olsun ve artık şuandaki bütün milletvekilleri artık gitsin.Ön seçim olsun ki küsmesinler giderken , hepsini şöyle bir er meydanına alalım.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
İYİ Partili Kırkpınar'dan kurultay değerlendirmesi: 'MHP'lileşme' tepkisi!
Hafta sonu gerçekleşen İYİ Parti 2'nci Olağan Kurultay sürecini değerlendiren ...
'İnsan hayatı değil ekonomi önemli dediler'
Türk Tabipleri Birliği'ni ziyareti sonrası konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, ...
CHP’li Beko: Düğün salonlarına biraz da ‘destek’ açıklansın!
Düğün salonlarına koronavirüs tedbirleri kapsamında yeniden getirilen ...
 
Cübbeli'nin 'silahlanma' ve 'İzmir kaynıyor' sözleri meclis gündeminde!
CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak ...
Yunanistan'a dikkat çeken uyarı!
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Yunan Cumhurbaşkanının 'işgalci' ...
CHP'li Polat: Kuzey Ege Otoyolu'nda hizmet kusuru var!
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyesi ve İzmir ...
 
MHP İl Başkan Şahin’in annesi koronavirüs sebebiyle hayatını kaybetti
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanı Veysel Şahin’in annesi ...
CHP İzmir'den Tabip Odası'na dayanışma ziyareti
İzmir Tabip Odası'nı ziyaret eden CHP İzmir İl Başkanı ve İzmir milletvekilleri ...
AK Partili Kırkpınar'dan Başkan Soyer'e: Çiçek böcek diyorduk, o işi de yapamıyor bunlar!
Gündeme dair açıklamalarda bulunan AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar ...
 
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Kılçıksız siyaset
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Bekir Coşkun’un ardından…
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Bu saatten sonra ‘doğru maske’ nasıl olmalı komedisi!
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Lezzet bizim 2700 yıllık işimiz...
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Dünyanın geleceğini planlamak?
Oya DEMİR
Oya DEMİR
Sivil toplum ve kriz
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Din üzerine konuşmak
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Alaçatı’da hoş bir mekan
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
İbn-i Haldun, Machiavelli’nin neyi olur
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva