Restorasyon kelime anlamı olarak, kültürel hazinelerin korunması ve geleceğe aktarılması, aslını bozmadan onarmak gibi gözükse de maalesef bu o kadar geçerli değil. Direk olumsuzluklardan giriş yaptığımın farkındayım ama son dönemde restorasyon konusunda müthiş bir patlama söz konusu ve işi bilmeyen müteahhit ve inşaat firmalarının verdiği zararları gördükçe olumsuzluklardan bahsetmemek imkansız hale geldi.
Restorasyon denilince aklınıza geleni az buçuk tahmin ediyorum. 'Eski bir bina veya köşk, beyaz badanalı, pencereler ve ahşapları koyu kahverengi tonda yapıldıysa tamamdır, olmuş buranın restorasyonu…' işte Türkiye'de restorasyonun kısaca tanımı aslında bu. Aslına uygun mu yapılmış? Sıva örneklerinden yapılan analizlere uygun mu sıva yapılmış? Ahşap işlemeler söküldükten sonra konservasyonu yapılmış mı? Evet, bir yabancı kelime daha ortaya çıkmış oldu bu sayede…
Konservasyon; uzun uzadıya konuyu şişirmenin bir faydası olmadığından kısaca yapının veya eserin elden geldiğince olduğu gibi korunmasıdır. Tabii ki de bunun için bu işin eğitimini almış uzman personele ihtiyaç var. Maalesef ki bu konuda eğitim görmüş elemanların fazlalığı ne kadar çok olursa olsun ustabaşının ve patronların iki dudağı arasında olan iş sebebiyle sesini çıkaramayan bir eleman ne kadar katkı sağlayabilir konu üzerinde. Yine sistem bozukluğu…
Gelelim işin en güzel tarafına. İnşaat firmalarının bir restoratöre dahi sahip değilken ihaleyi alıp işe davranması. Yukarıda yazdıklarım sıkıntıydı fakat asıl sorun burada. Şöyle düşünün; kuaför çok kazanıyor diyerekten bir dükkan açıyorlar ve ne açan kuaför ne de kuaför bir elemanını var. Müşteri olarak kendinizi o şahsa teslim eder misiniz? Buradan gülümsediğinizi görür gibiyim… Bu konuda cehalet öyle duruma geldi ki güzelim OSMANLI evlerine plastik doğrama pencere takanları gördü bu gözler… Restorasyon yapacağız diye başlayıp evi komple yıktıktan sonra 'sözde' rölövesine uygun olarak yeniden yapmak zarardan başka ne veriyor ki tarihe? Yıkamadıklarını da bembeyaz temizlerler al sana restorasyon, sıvayı yapıp beyaz renge boyarlar al sana restorasyon… Bilinç? İşte onu kullanmıyoruz… Bu söylediklerimi sakın ola ki işini adam akıllı ve korumacı bir yaklaşımla yapan tüzel ve özel kişilikler alınmasınlar. Elbette doğru işler de yapılıyor bu memlekette. Sistematik ve asıllarına uygun olarak yürütülen işler de var. Fakat bu da yine bir elin parmaklarını geçecek kadar değil…
Her şeyde olduğu gibi bunun da sonu eğitimsizlik ve bilinçsizliğe gelip yaslanıyor. Rant uğruna iş bilmez müteahhitlerin insafsızca yok etme üzerine kurulu felsefelerinin son bulması yeni nesil restoratörlerin, eğitimcilerin, bürokratların ve siyasetçilerin ellerinde…
Tarihimize bugün vereceğimiz önem çocuklarımıza ve torunlarımıza verilecek en büyük hediyedir…