Eğer adını ve misyonunu tarihten almasaydı…
Ve eğer Türkiye'nin gelecek iktisadi hedeflerini, tüm dinamikleriyle ele almak, tartışmak, alınacak kararları uygulamaya geçirecek bir iradeyi baştan ortaya koymak gibi bir misyonu taşımasaydı…
Doğrusu bu ya böyle bir kongrenin İzmir'de düzenlenmesinden hakiki mutululuk duyacaktık.
Ne de olsa Ankara'da, çoğu zaman İstanbul'da düzenlenen binlerce kongreden ancak bahtımıza yılda bir ya da iki uluslararası dev kongereye evsahipliği düşen kentin sakinleriyiz.
Evsahibi kent olmaktan elbette mutluluk duyduk ama kongrenin 'aslından' uzaklaşmasını görmenin burukluğuyla…
Çünkü;
5. Uluslararası İktisat Kongresi, tarihi misyonundan misli misli uzak, bol akademisyenli, bol siyasetçili, ulusala rota çizmek hedefini kendine çok gören, mütevazı oturumlarla dolu bir vizyonla çıktı karşımıza…
*******
Organizasyonun hakkının verilmesi gereken yanları da var elbet. Şık salonlarda düzenlenmesi, binlerce insanın geliş gidişleri, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın teşriflerinin sağlanması, çok çalışıldığı, Kalkınma Bakanlığı'nın pek emek biriktirdiği belli…
Lakin Hükümetin politikasına uygun şekilde, ürkmeden, ürkütmeden bir vizyon, bu kadar emeği ancak 'Şükür, İktisat Kongresini bu yılda atlattık' mertebesine getirebiliyor.
Sözün özü 1923'ün cesaretini 2013'te yine gösteremedik.
******
Kurtuluş mücadelesinden çıkmış, yeni Türkiye'yi hangi iktisadi temeller üzerinde gerçekleştirebiliriz hedefiyle düzenlenmişti Birinci İktisat Kongresi.
Yıl; 17 Şubat - 4 Mart 1923...
O yıllarda ülkeyi yönetenler 'Nasıl bir ekonomik sistem üzerine hareket edilmesi gerektiğini biz biliyoruz, topluma danışmaya ne gerek var' demediler.
İlk iktisat kongresinde tüm kesimler yer alırken, görüş ve beklentiler tek tek ele alınmıştı.
Her ilin üç kazasından beş kişi kongreye davet edildi. O beş kişi de bilhassa, eşraftan, esnaftan ya da köylü olacak.
Nüfus 13 milyon, katılımcı sayısı 1400 kişi.
Milli gelir 570 milyon dolar, kişi başına düşen gelir 50 dolar, ithalatı 87 milyon dolar ihracatı 51 milyon dolarlık bir ekonomi tüm taraflarıyla ele alındı.
Toplum öylesine içindeydi ki bu kongrenin, kendi içinden doğan kararlar ortaya çıkabildi…
// Hammaddesi yurt içinde yetişen veya yetiştirilebilen sanayi dalları kurulması gerekmektedir.
// El işçiliğinden ve küçük imalattan süratle fabrikaya veya büyük işletmeye geçilmelidir.
// Yabancıların kurdukları tekellerden kaçınılmalıdır.
// İş erbabına amele değil, işçi denmelidir.
// Sendika hakkı tanınmalıdır.
Diğer kararlarla birlikte alınan bu kararlar ancak ortak ruhla doğabilirdi.
*******
Tarihi kongrenin ruhunu canlandıracağız diye yola çıkılan
5. İktisat Kongresi'nde asli dinamikler tamamen es geçilmiş.
Esnaf kesimi yok, işçi kesimi yok, tarım kesimi yok, sanayi kesimi, bu kesimlerin örgütlü temsilcileri yok.
Konuşmacıların çoğu akademik unvanlı kişiler, uzmanlar ya da yerelden isimler.
Yanlış anlaşılmasın akademisyenler elbette konuşacak ancak bu, kongrenin sadece bilimsel yönünü ortaya koyabilir.
Türkiye'deki 179 üniversitenin neredeyse tamamında çok değerli iktisat hocaları, çağır onları üzerine de Cumhurbaşkanı, Başbakan olmak üzere devlet erkanını konuştur formülüyle işte ancak bu kadar yol alınabiliyor.
******
İyi niyetlere rağmen kongrenin yabancı yönü eksik.
Vizyoner, Türkiye ekonomisini tarafsız açıyla değerlendirecek yabancı konuşmacılar yok. Dünya Bankası yetkililerinin dışında da etkin yabancı konuşmacılar bekliyordum.
Ekonomimizi biz yönetiyor, biz yorumluyor, aynı çevreler yere göğe koyamıyor. Dış dünyadan gerçekten öyle mi görünüyor?
Dünyanın saygın ekonomistleri neden yok?
Global öngörü eksik, oturumların çoğu Ege Bölgesi ve yerel.
Bu organizasyondan , devlet politikalarını yönlendirecek,üretim ekonomisine dönük,sinerji yaratacak bir sonuç çıkacağına inanan var mı?
********
İlk kongreden bu yana aradan 90 yıl geçti…
Olumlu olumsuz çok şey değişti. Demiryollarında geç de olsa yol alınırken, sendikalı işçilerde 90 yıl önceki hassasiyetten eser yok.
Elbette Türkiye artık ekonomi politikalarını tek kongreyle belirleyebilecek bir ülke değil.
Ancak etrafımızı sanki gittikçe 'Herşeyi ben bilir, uygularım, ben ne yapıyorsam doğrudur' tarzı bir anlayış sarıyor. Eskiden hükümet çeşitli kesim temsilcileri ile biraraya gelir, ESK'yı (Ekonomik Sosyal Konsey) sık toplardı.
Uzun süredir bu toplantılar yapılmıyor.
Evet, isterseniz bu kongreyi öyle bir hale getirirsiniz ki, dünyanın en iddialı ekonomi zirvelerinden birine dönüştürebilir, ulusalda da tüm dinamiklerin gelecek beklentilerini özgür, tarafsız ortaya koyabilecekleri platforma imza atabilirsiniz.
Gerçek İktisat Kongresi anlayışı budur…
Aksi ise böyle olur.
Akademisyenler anlatır, siyasiler hedeflerini aktarır, taraftarlar dinler
İzmir Tarihi İktisat Kongresi de ismiyle müsemma kalır..