Can ÖZLÜ- Fatih YAPAR/EGEDESONSÖZ - 130 sanığın 'çete üyesi', Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun da 'çete reisi' sıfatıyla ve 397 yıl hapis istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması geride kalırken, Bayraklı Adliyesi de tarihi günlerinden birini yaşadı.
Kent sabah saatlerinden itibaren Bayraklı Adliyesi'ne akın etti. CHP Örgütü'nün yanısıra sendikalar, STK'lar, odalar, akademisyen ve sanatçılardan oluşan binlerce kişilik kalabalık destek için adliye nöbetine start verdi. CHP İzmir Örgütü tam kadro Bayraklı'ya gelirken, Genel Merkez'den de önemli isimler 'nöbete' katıldı.
KARE KARE TARİHİ DAVA... foto galeri için tıklayınız...
KARE KARE TARİHİ DAVA... foto galeri için tıklayınız...
DURUŞMA SALONU'NDA NELER YAŞANIYOR... tıklayınız...
Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu 09.35'te eşi Türkegül Kocaoğlu ile büyük alkışlar ve 'İzmir Aziz'dir Aziz kalacak' sloganları arasında adliye binasına geldi. Partililerden ve sivil toplum örgütü üyelerinden oluşan yaklaşık 2 bin ikişilik kalabalık Kocaoğlu çiftinin etrafını sardı. Kocaoğlu'nu adliye kapısının girişinde Parti Genel Başkan Yardımcıları karşıladı. Kocaoğlu C blok kapısından büyük bir izdihamla adliyeye giriş yaptı. Kalabalıktakiler ezilme tehlikesi yaşadı. Kocaoğlu'nun elinde mahkeme evraklarını yer aldığı bir Bond çanta olması dikkatlerden kaçmadı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu 09.35'te eşi Türkegül Kocaoğlu ile büyük alkışlar ve 'İzmir Aziz'dir Aziz kalacak' sloganları arasında adliye binasına geldi. Partililerden ve sivil toplum örgütü üyelerinden oluşan yaklaşık 2 bin ikişilik kalabalık Kocaoğlu çiftinin etrafını sardı. Kocaoğlu'nu adliye kapısının girişinde Parti Genel Başkan Yardımcıları karşıladı. Kocaoğlu C blok kapısından büyük bir izdihamla adliyeye giriş yaptı. Kalabalıktakiler ezilme tehlikesi yaşadı. Kocaoğlu'nun elinde mahkeme evraklarını yer aldığı bir Bond çanta olması dikkatlerden kaçmadı.
130 sanığın isimlerinin okunmasının ardından tek tek salona alınmasıyla start alan duruşma boyunca kalabalık da giderek çoğalara yaklaşık 7 saat süren bir nöbete başladı. Adliye salonunun dört bir yanını saran kalabalık sloganları ile zaman zaman davanın görülmesini kesintiye uğratsa da genelde sessiz bir bekleyiş hakimdi...
İŞTE 'DIŞARINDAN' NOTLAR
- Nöbete katılan tiyatro sanatçısı Genco Erkal kalabalıktan büyük ilgi gördü. Destek için adliye önünde dolduran vatandaşlar Erkal'la fotoğraf çektirme fırsatı da buldu.

- Bekleyiş protestolara da sahne oldu. İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel konuşma yaparken kürsüde işçilerden biri adaletin simgesi terazi tutarken diğeri elleri kelepçeleri olarak Büyükşehir Belediyesi soruşturmasına konu olan üreticiden alınıp okullara ve halka dağıtılan çiçek, süt ve mandalina tutarak, protesesto gösterisi yaptı.
- Bayındır, Bademler, Ödemiş, Tire ve Kiraz gibi çevre ilçelerden gelen üreticiler de adliye önündeki bekleyişe katıldı. Bayındır'dan getirilen menekşeler nöbete katılanlara dağıtıldı.
- Konak Belediyesi ikram dağıtım aracı bekleyiş sırasında kalabalığa çay-kahve ve pilav servisi yaptı.
- 'ADLİYE NÖBETİ'NDEN ÇOK ÖZEL GÖRÜNTÜLER... tıklayınız...
İŞTE 'DIŞARINDAN' NOTLAR
- Nöbete katılan tiyatro sanatçısı Genco Erkal kalabalıktan büyük ilgi gördü. Destek için adliye önünde dolduran vatandaşlar Erkal'la fotoğraf çektirme fırsatı da buldu.

- Bekleyiş protestolara da sahne oldu. İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel konuşma yaparken kürsüde işçilerden biri adaletin simgesi terazi tutarken diğeri elleri kelepçeleri olarak Büyükşehir Belediyesi soruşturmasına konu olan üreticiden alınıp okullara ve halka dağıtılan çiçek, süt ve mandalina tutarak, protesesto gösterisi yaptı.
- Bayındır, Bademler, Ödemiş, Tire ve Kiraz gibi çevre ilçelerden gelen üreticiler de adliye önündeki bekleyişe katıldı. Bayındır'dan getirilen menekşeler nöbete katılanlara dağıtıldı.
- Konak Belediyesi ikram dağıtım aracı bekleyiş sırasında kalabalığa çay-kahve ve pilav servisi yaptı.
- 'ADLİYE NÖBETİ'NDEN ÇOK ÖZEL GÖRÜNTÜLER... tıklayınız...
CHP'NİN ÖNEMLİ İSİMLERİNDEN İLK AÇIKLAMALAR
Salon dışından ilk iki açıklama CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ve Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın'dan geldi.
Salon dışından ilk iki açıklama CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ve Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın'dan geldi.
Muharrem İnce, sorgulananın belediye yönetimi değil İzmir'in direniş gücü olduğunu söyledi. İnce şöyle konuştu: Herkes şunu bilmelidir ki her ampulün bir ömrü vardır. İzmirliler buna boyun eğmeyecektir. CHP buna boyun eğmeyecektir. Geçmişte Sayın Başbakan CHP'li belediyelerin Alman Vakıfları'ndan aldıkları paraları PKK'ya aktardıklarını söylemişti. Biz defalarca 'Kim bu belediyeler açıkla' dedik ama gıkını çıkarmadı.
- İNCE'NİN AÇIKLAMASININ TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ...
Dedik ki 'Sen CHP'li belediyelere iftira atıyorsun. Karalama kampanyaları yürütüyorsun'... Belediyelerimiz iftira kampanyalarıyla müfettiş ablukalarıyla kuşatılmak isteniyor. İzmir'in yanıbaşında Turgutlu'da belediyenin neler yaptığını Suat Kılıç'a verilen gensoruda Manisa Milletvekilimiz açıkladı. Ama oraya bir tane müfettiş gitmiyor. Zeytinburnu Belediyesi'nde neler yaşandığını TBMM'de açıkladı. Kayseri Belediyesi'nde neler olduğunu açıkladı. Bunların hepsinde susan iktidar CHP'li belediyelerden hıncını almak istiyor, korkutmak istiyor. Türkiye Recep Tayyip Erdoğan'dan korkuyor olabilir. Çankaya'da oturan zat görev süresinin ne olduğunu Erdoğan'dan öğrenebilir. Yargıyı kuşatıp üniversiteye diz çöktürebilirler. STK'ları susturabilirler ama CHP direnmeye devam edecektir. Zulüm ilelebet payidar olamaz.
- İNCE'NİN AÇIKLAMASININ TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ...
Dedik ki 'Sen CHP'li belediyelere iftira atıyorsun. Karalama kampanyaları yürütüyorsun'... Belediyelerimiz iftira kampanyalarıyla müfettiş ablukalarıyla kuşatılmak isteniyor. İzmir'in yanıbaşında Turgutlu'da belediyenin neler yaptığını Suat Kılıç'a verilen gensoruda Manisa Milletvekilimiz açıkladı. Ama oraya bir tane müfettiş gitmiyor. Zeytinburnu Belediyesi'nde neler yaşandığını TBMM'de açıkladı. Kayseri Belediyesi'nde neler olduğunu açıkladı. Bunların hepsinde susan iktidar CHP'li belediyelerden hıncını almak istiyor, korkutmak istiyor. Türkiye Recep Tayyip Erdoğan'dan korkuyor olabilir. Çankaya'da oturan zat görev süresinin ne olduğunu Erdoğan'dan öğrenebilir. Yargıyı kuşatıp üniversiteye diz çöktürebilirler. STK'ları susturabilirler ama CHP direnmeye devam edecektir. Zulüm ilelebet payidar olamaz.
Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın ise, 'İzmir büyükşehir belediye başkanımız ve belediye çalışanlarımız hakkında hazırlanan ve 500 sayfayı bulan iddianame ile başlatılan duruşmanının ilk günündeyiz. izmir büyükşehir belediye başkanımız için 397 yıl hapis cezası isbtemiyle yürütülen bir davanın ilk günündeyiz. şunu özellikle vurgulamak isterim ki yargılanmaya çalışılan şey İzmir ve İzmir'in sosyal belediyecilik anlayışıdır. çünkü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'na 'Sen çocuklara niye süt dağıttın, niye portakal dağıttın? diye sorulmaktadır. Diğer taraftan da trajikomik biçimde 2005 yılından bu yana yürüttüüğmüz süt dağıtma işini merkezi hükümet, AK Parti yapacağını ilan etmektedir. Taşeron uygulamalarını kaldırıp emeğe hakkını veren İzmir Büyükşehir Belediyesi bundan dolayı da cezalandırılmak istenmektedir. Mülkiye müfettişi, sayıştay denetçisi, vergi denetmeni ve özel yetkili savcıların görevlendirdiği bilirkişiler olmak üzere 100'e yakın insan her sabah suç arama mesaisi yapmakta... Bunun yanında da 8 tane kentsel dönüşüm projesi halen onay alabilmiş değildir. İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni çalıştırmak istemiyorlar. 3 gün önce 2 hatlık metro açılışını yaptık. Bu tamamen belediye özkaynaklarıyla yapılmıştır. Ankara Büyükşehir Belediyesi 2002 yılından bu yana 3 tane metro hattını yapamadığı için 3 katrilyon liralık kaynak bakanlıktan aktarılmıştır. 2 yıl içinde Ankara'nın metrosu bitirilecektir. O zaman burada cezalandırılmak isteniyor. Ancak İzmir yalnız değil! Türkiye'de çağdaşlıktan, aydınlıktan yana olanlar da yalnız değil. Tarih burada bir yargılama yapanları yargılayacaktır. Polisiyle, özel yetkili savcısıyla, yargıcıyla adate yeni bir çeteleşme içine girenler bunun hesabını bu ülkede mutlaka vereceklerdir.




