Manisa'da bireysel olarak kırıntı madenciliğe ilgi duyan İbrahim Irgatcı, yaklaşık 2 yıl boyunca çalışmalarını tek başına sürdürdü. Çevresindekilerin merak edip kendisine sorular yöneltmesi üzerine Irgatcı, 6 yıl önce küçük çaplı etkinlikler düzenlemeye başladı. Zamanla sosyal medya üzerinden 'Kırıntı Madencilik' adıyla büyüyen topluluğa Türkiye'nin dört bir yanından altın arayıcıları katıldı. Hafta sonu cumartesi ve pazar günlerini kapsayan iki günlük etkinlikte katılımcılar, İzmir'in Kemalpaşa ilçesi kırsal Yiğitler Mahallesi'ndeki Yiğitler Deresi çevresinde kamp kurdu. Etkinlik boyunca madencilik üzerine fikir alışverişinde bulunulurken, özellikle yeni katılanlara uygulamalı bilgiler verildi. Yağışlı havaya rağmen çalışmalara ara verilmezken, altın avcıları dereye girerek arama faaliyetlerini sürdürdü. Küreklerle dere yatağındaki kumu çıkaran katılımcılar, 'pan' adı verilen eleme kaplarıyla altın taneciklerini ayıkladı. Zorlu hava koşullarına rağmen yapılan çalışmalarda birçok katılımcının altın bulduğu, etkinliğe katılanların yüzünün güldüğü görüldü.
Kırıntı madencilik etkinliğinin baş mimarı İbrahim Irgatcı, bu tür organizasyonların temel amacının bilinçli ve yasal çerçevede altın aramayı öğretmek olduğunu belirtti. Irgatcı, "Biz burada tamamen devletin izin verdiği alanlarda, derelerin doğal yollarla getirdiği küçük altın parçalarını topluyoruz. Amacımız hem bu işi hobi olarak yapan hem de ek gelir elde etmek isteyen arkadaşlarımızı doğru şekilde bilgilendirmek. Sosyal medya üzerinden bize ulaşan çok sayıda kişi oluyor. Biz de bu iletişimi yüz yüze pekiştirmek, insanların birebir görerek öğrenmesini sağlamak için bu tür etkinlikler düzenliyoruz. Bu buluşmalar aslında bir eğitim ve bilinçlendirme toplantısı niteliği taşıyor" dedi.
Yaklaşık 8 yıl önce kırıntı madenciliğe bireysel olarak başladığını ifade eden Irgatcı, "Daha sonra insanlar 'Derede altın nasıl aranır, bu işin yöntemi nedir?' diye sormaya başladı. Bu talepler üzerine 6 yıl önce küçük etkinlikler düzenlemeye başladım. Zamanla katılım arttı, Türkiye'nin her yerinden insanlar gelmeye başladı. Sadece altın aramak değil, aynı zamanda bu işin yasal boyutlarını öğrenmek de insanların en çok merak ettiği konular arasında. Biz de bu yüzden her yıl bir ya da iki kez bu tür organizasyonlar yaparak hem uygulama hem de bilgi paylaşımı sağlıyoruz" diye konuştu.
'HOBİ AMAÇLI YAPILAN BİR FAALİYET'
Etkinliğe katılanların yarısının deneyimli, diğer yarısının ise yeni başlayanlardan oluştuğunu aktaran Irgatcı, “Katılan arkadaşlarımızın yaklaşık yüzde 50'si bu işi bilen, tecrübeli kişilerden oluşuyor. Diğer yüzde 50'lik kesim ise yeni başlayanlar oluyor. Biz özellikle yeni gelenleri bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Nasıl çalışmaları gerektiğini, nelere dikkat etmeleri gerektiğini anlatıyoruz. Kısa süre içinde onlar da altın bulmaya başlayabiliyor. Bu da onları daha çok motive ediyor. Şu anda yaklaşık 120'nin üzerinde katılımcı ile burada bulunuyoruz" dedi.
Etkinlikte akademisyenlerin de yer aldığını ifade eden Irgatcı, katılımcılara yasal mevzuat ve çevreye duyarlı çalışma yöntemleri hakkında bilgi verildiğini söyledi. Kırıntı madenciliğin çevreye zarar vermeden yapılan bir faaliyet olduğunu vurgulayan Irgatcı, "Bu çalışma tamamen doğa dostu bir yöntemdir. Dere yataklarındaki kumları 'pan' yardımıyla yıkayarak, içindeki küçük altın taneciklerini ayıklıyoruz. Herhangi bir kimyasal kullanılmaz, doğaya zarar verilmez. Küçük ölçekli ve tamamen hobi amaçlı yapılan bir faaliyet. Biz de özellikle bu bilinçle hareket edilmesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz" ifadelerini kullandı. (DHA)



