EGEDESONSÖZ - İzmir’de otoyolların özelleştirilmesine karşı yarımada ilçelerinde yaşayan vatandaşlar eylem yaptı. Urla Otoban Çıkışı Kekliktepe Kavşağı’nda bir araya gelen yurttaşlar, İzmir-Çeşme Otoyolu’nun özelleştirilmesine tepki göstererek kararın geri çekilmesini istedi.
İzmir'de otoyol isyanı: Yol kapatıldı
— Egedesonsöz (@egede_sonsoz) March 29, 2026
Yurttaşlar, İzmir-Çeşme Otoyolu’nun özelleştirilmesine karşı eylem yaptı. Vatandaşlar, artan geçiş ücretleri ve bölge ekonomisine olası zararlar gerekçesiyle yolu kısa süreliğine trafiğe kapattı. pic.twitter.com/lyMS1Rkl71
Güzelbahçe, Urla, Karaburun, Çeşme ve Seferihisar kent konseylerinin çağrısıyla düzenlenen basın açıklamasında, otoyolun özelleştirilmesi halinde geçiş ücretlerinde ciddi artışlar yaşanacağı vurgulandı. Açıklamada, bu durumun başta yarımada turizmi olmak üzere bölge ekonomisini, çalışanların ulaşımını ve ticaret maliyetlerini olumsuz etkileyeceği ifade edildi.
Yetkililere yapılan çağrıda bulunarak özelleştirme planından vazgeçilmesini talep edildi. Açıklamada ayrıca, ulaşımın temel bir kamu hizmeti olduğu ve kamusal denetim altında kalması gerektiği dile getirildi.
Eyleme İzmir Yaşam Alanları, Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi ve DİSK Emekli Sen de katıldı.

Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler tarafından okunan basın açıklaması şu şekilde:
İZMİR-ÇEŞME OTOYOLU ÖZELLEŞTİRİLEMEZ
Halkın Parasıyla Yapılan Yol Şirketlere Devredilemez
Türkiye’de son günlerde çok ciddi bir plan konuşulmaktadır. İstanbul’daki köprüler ve bazı otoyolların işletme hakkının özel şirketlere devredilmesi gündeme getirilmiştir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da yaptığı açıklamada, İzmir–Çeşme ve İzmir–Aydın otoyollarının işletme hakkının belirli bir süre için özel sektöre devredileceğini duyurmuştur. Bu planın içinde İzmir – Çeşme Otoyolu da bulunmaktadır.
Yetkililer “satış değil, işletme devri” diyerek meseleyi hafifletmeye çalışmaktadır. Ancak kelimeler gerçeği değiştirmez. Bir otoyolun 25 yıl boyunca özel bir şirket tarafından işletilmesi, fiilen özelleştirmedir. Çünkü o yol artık kamu yararı için değil, şirket kârı için işletilecektir.
Bu Yol Zaten Halkın Parasıyla Yapıldı
İzmir – Çeşme Otoyolu Türkiye’nin ilk otoyollarından biridir. 1990-1996’lı yıllarda inşa edilen bu otoyol için bu ülkenin halkı 630 milyon dolar ödeme yapmıştır.
Bu para, şirketlerin parası değildir, bankaların parası değildir, yabancı yatırımcıların parası değildir. Bu para doğrudan doğruya bu ülkenin vatandaşlarının vergileridir. Yani bu otoyol zaten millet tarafından defalarca ödenmiş bir kamu yatırımıdır.
Resmi verilere göre 2025 yılında otoyol ve köprülerden 596 milyon dolar gelir elde edilmiştir. Bu, 25 yılda milyarlarca dolarlık bir kamu gelirine karşılık gelmektedir. Otoyollar kamuda kalırsa bu gelir halka döner; özel sektöre devredilmesi ise kamu kaynağının aktarılması anlamına gelir.
Şimdi aynı vatandaşlara tekrar dönüp:
“Bu yolu artık özel şirket işletecek ve daha pahalı kullanacaksınız” demek ekonomik bir karar değil, açık bir toplumsal adaletsizliktir.

Bu Sadece Bir Yol Meselesi Değildir
İzmir – Çeşme Otoyolu yalnızca bir ulaşım hattı değildir. Bu yol aynı zamanda İzmir Yarımadası’nın ana damarıdır. Bu yarımada; Güzelbahçe, Urla, Karaburun, Çeşme ve Seferihisar ilçelerinden oluşmaktadır. İzmir’in turizmi, tarımı, balıkçılığı ve yerel ekonomisinin önemli bir bölümü bu bölgede şekillenmektedir. Bölgede yer alan eğitim kuruluşları; İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Teknopark İzmir’de eğitim gören öğrenciler ve çalışanlar bu otoyolu kullanmaktadır.
Bu yol;
* Yarımada, Çeşme,Urla,Karaburun, Seferihisar turizminin, Urla’nın gastronomi ve tarım ekonomisinin, Karaburun’un balıkçılığının, Seferihisar’ın üretim ve turizm faaliyetlerinin, Güzelbahçe’nin ticari yaşamının en önemli ulaşım arteridir. Bugün 53 TL olan otoyol geçiş ücretinin 365 TL’ye çıkması, yarımada halkı için çok ağır bir ekonomik yük anlamına gelmektedir.
Bu yalnızca bir fiyat artışı değildir; hayatın pahalılaşması demektir. Yani mesele yalnızca bir otoyol değildir. Mesele İzmir Yarımadası’nın ekonomik ve sosyal geleceğidir.
Kamu Malları Feda Edilemez
Son yıllarda Türkiye’de birçok kamu varlığı özelleştirildi. Her defasında “verimlilik artacak” denildi. Ama sonuç ortadadır. Fiyatlar yükseldi ve vatandaş daha fazla ödemek zorunda kaldı. Şimdi aynı model köprüler ve otoyollar için uygulanmak isteniyor. Kamu altyapısını şirketlere devretmek kısa vadeli para bulma politikasıdır. Ancak bunun bedelini 25 yıl boyunca halk ödeyecektir. Otoyollar ve köprüler birer ticari yatırım değil, kamusal altyapıdır. Devletin görevi bu altyapıyı devretmek değil, vatandaşın erişimini kolaylaştırmaktır.
İzmir Yarımadası Buna Sessiz Kalmayacaktır
Bu nedenle İzmir Yarımadası’ndaki kent konseyleri, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar olarak çok açık söylüyoruz:
İzmir – Çeşme Otoyolu’nun işletmesinin özel şirketlere devredilmesine karşıyız. Bu yol, Güzelbahçe halkının, Urla halkının, Karaburun halkının, Çeşme halkının, Seferihisar halkının ortak malıdır.
Halkın vergileriyle yapılan bir yolu, geçici bile olsa özel şirketlere devretmek kabul edilemez. Bu buluşma, bir protesto değil, bir siyasi gösteri değil kamu hakkını savunma hareketidir.
Çünkü bir ülkenin yolları o ülkenin vatandaşlarının ortak varlığıdır. İzmir – Çeşme Otoyolu özelleştirilemez. İşletmesi devredilemez. Halkın yolu halkta kalmalıdır.
İMZA
Çeşme Kent Konseyi
Urla Kent Konseyi
Karaburun Kent Konseyi
Seferihisar Kent Konseyi
Güzelbahçe Kent Konseyi



