Anayasamızın 68. Maddesinin son fıkrasında siyasi partilere üye olamayacak memurlar tek tek sayılmış, yine aynı maddede işçilere siyaset yapma hakkı tanınmıştır. İşçiye tanınan haklar memurlara neden tanınmaz anlamak güç olsa da, siyasi erk zaten memurları siyasetin tam ortasına atmıştır. Memurların atamaları görevlendirilmeleri üzerinde siyaseti sonuna kadar kullanmak için de, yeni yasal düzenlemeler yapmaktan geri durmamaktadırlar.
Aslında memurlarımız doğrudan ya da dolaylı olarak siyaset yapmaktadırlar. Bilmekte fayda vardır ki, memurların siyasi partilere üye olma yasağı; Anayasanın eşitlik ilkesine, BM İnsan Hakları Sözleşmesi 21.maddesine, BM Medeni ve Siyasal Hakları Sözleşmesi'nin 21.maddesi hükümleri memurlara tüm diğer vatandaşlar gibi; siyasi partilere üye olabilme hakkı da vermektedir. Anayasamızın 90. Maddesine göre bağlı bulunduğumuz Uluslararası Sözleşmeler bağlayıcı hükümler içermektedir. Bundan dolayıdır ki, memura siyaset yasağının bir temeli de bulunmamaktadır.
Bu yasağın kalkması ile ilgili olarak sendikaların çok daha fazla çalışma yapması gerekmektedir. İleri demokrasilerin gereği neyse Ülkemiz adına onu istemek de ayrıca her vatandaşın vatandaşlık görevi olmalıdır…
Mevcut konumlarına göre Devlet memurları siyasi partilere üye olamaz, siyasi faaliyete katılamaz. Seçim zamanlarında sessiz sedasız sandığa gider, oylarını kullanırlar diye düşünüyorsanız bilesiniz ki, yanılıyorsunuz.
Memurlar siyasetin tam ortasında. Nasıl mı?
Pek çok devlet memuru kanunda olduğu gibi siyasi partilerden uzak. Ancak, bir memurun en küçük bir işi bile olsa, siyasi yoldan istenen referanslar, memuru siyasetin içine sürüklüyor. Aslında memurlarımızın kanunlarla gelen haklarını tam olarak bilmemesi de, memurlarımızı siyasilerin kucağına atıyor ve beraberinde siyasetçilere boyun eğmesini getiriyor.
Memurun ikbali siyasinin iki dudağı arasında olmamalı. Maalesef siyasilerimiz her iktidar döneminde olduğu gibi memurların dürüstlüğüne, başarısına, ahlakına bakmak yerine, kendi işlerini nasıl gördürebilirizin derdinde.
Siyasiler tarafından herhangi bir temel atma yada açılış töreninde amirleri tarafından memurlara verilen törene katılacaksınız talimatı ile hafta sonu tatillerinde dahi evlerinden çağrılan memurların şikayetleri seçim arifesini yaşadığımız bu günlerde oldukça çoğaldı.
Hiçbir memur mesaisinin dışında siyasi bir organizasyona katılmak zorunda değil. Talimat kimden gelirse gelsin. Bu tür programlara çağrılan memurların saatlerce alanda yada kurumda bekletilmesi ise kabul edilemez.
Bürokratlarımızın bilmediği bir şeyde şu an itibariyle belediye başkan adayı olan siyasilerimizin Bakanlık, Vekillik, Valilik gibi görevlerinin devam etmediğidir. Mesela; eski Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali YILDIRIM'ın davet edildiği açılışlardaki sıfatı Ulaştırma Bakanı değil, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğudur.
Özellikle kamu kurumlarında bir koltuk sahibi olacaksanız mevcut iktidar partisinin onayını almak zorundasınız. Ardından da siyasi talepler sırasıyla gelir. Bir hastanede bir temizlik personelinin çalışacağı yere kadar siyasiler hastane yöneticisini arar talimat verir, bilmem hangi partinin yakını şirket üzerinden işe alınır, akşama kadar hiçbir iş yapmadan ortalıkta gezer.
Siyaseten her türlü sürgünü, yer değişiklini, görevden alınmayı memur yaşayacak, siyaset hakkı olmayacak. Bu nasıl adalet?..