Sevgili egedesonsoz.com okurları, sosyal güvenlik beşikten mezara kadar herkes için çok önemli bir kurum.’¶ Hayatımızın her safhasında mutlaka olan, olması da gereken bir kurum. Bazılarımızın hastalandığında hatırladığı, çoğumuzun da yaş 50’’yi geçtiğinde ’‘emeklilik’’ sürecinde aklına gelen ama hepimizin mutlaka ihtiyaç duyduğu ama herkesle mutlaka yolları kesişen bir kurum.
Türkiye’’de doğrudan ya da dolaylı 70 milyonu kapsayan bu kurumun içinden biri olarak bu sütunlardan artık her türlü sorununuza çözüm üretmek, sosyal güvenlik kurumunu daha iyi tanıtmak, yanlış bilgilendirmelerin önüne geçmek, değişen mevzuat hakkında bilgi vermek, yaşadığınız sorunların çözüm yollarını göstermek gibi bir misyonla hizmetinizdeyim.
Gazetecilik uzmanlık alanımız olmadığından bize düşen sizleri Sosyal Güvenlik Kurumu SGK hakkında bilgilendirmektir. Sürç-i lisan edersek şimdiden af ola.
Sevgili okurlar; Dünya ülkelerinin tamamında yaşandığı gibi ülkemiz sosyal güvenlik sistemi de karmaşık ve çözümü zor aşamalardan geçmiştir. Bu gün ’‘kara delik’’ olarak nitelendirilen bütçe açıklarının çözüme kavuşturulması amacıyla dünyaya örnek olacak bir Sosyal Güvenlik Reformu yapılmıştır. Hızla artan ülke nüfusuna rağmen mevcut sistemin yoksulluğa karşı etkin bir koruma sağlayamaması, finansman açıklarının artması, çeşitli idari sorunlar ve tüm bunların ekonomiye etkileri gibi nedenlerle sosyal güvenlik reformu uygulamaya konulmuştur. Özellikle sosyal güvenceye tabi olmadan kayıt dışı çalışan vatandaşların, yıllarca ülke nüfusunda ciddi bir orana sahip olduğunu düşünürsek, reformun önemi ve de gerekçeleri çok daha iyi anlaşılacaktır.
Reformun en önemli sacayaklarından biri de kayıt dışı istihdamın önlenerek tüm çalışanların kayıt altına alınması ve özellikle sağlık alanında yaşanmış eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasıdır. Kayıt dışı istihdamın birçok olumsuz yansıması ülkemizde geçmişte yaşanmıştır. Bunlardan biri de Sosyal Güvenlik Kurumu’’na yapılan sahte sigortalı bildirimleridir. Özellikle son yıllarda gerçekte işyeri olmadığı halde paravan şirketler kurarak veya işyeri sahibi tarafından faaliyetlerine son verilmesine rağmen muhasebecisi tarafından kağıt üzerinde faaliyetteymiş gibi gösterilen firmalar üzerinden bir çok sahte sigortalı bildirimi yapılmıştır.
Söz konusu kötü niyetli kişiler tarafından özellikle sosyal güvencesi olmadığı için sağlık giderlerini karşılayamayan vatandaşlarımız aldatılmaktadır.
Doğum, tedavi giderleri, emekliliğe esas olacak gün hakkını elde etmek gibi sebeplerle sigortası olmayanlara kendini şirket sahibi olarak tanıtan kişilerce her ay bir bedel karşılığında sahte işyeri üzerinden sigortalı girişi yapıldığı durumlar yaşanmıştır. Bu durumda fiili çalışma olmadığı için sosyal güvenlik kurumu denetim elemanlarınca yapılan tespit sonucunda sahte işyeri üzerinde sigortalı gösterilenlerin tamamının sigortalılıkları iptal edilmektedir.
Örneğin; Ahmet 01.01.2006 tarihinden itibaren A firmasında çalışmadığı halde çalışıyor gibi gösterilerek 2007 Haziran ayında emekli olmuştur.
Ve 2009 Kasım ayında kurum denetim elemanlarınca yapılan inceleme sonucunda söz konusu A firmasının gerçekte faaliyet göstermediği tespit edilmiştir.
Bu durumda, öncelikle Ahmet’’in 01.01.2006 tarihinden emeklilik tarihine kadar tüm prim günleri iptal edilecek. O tarihten itibaren Ahmet’’e ve bakmakla yükümlü olduğu eş ve çocuklarına yapılan tedavi giderleri, ilaç giderleri, ameliyat masrafları gibi tüm sağlık harcamaları, harcamaların yapıldığı tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsil edilecek.
Ahmet’’in 2007 Haziran ayından itibaren aldığı emeklilik maaşı faizi hesaplanarak geri alınacak. Ayrıca Türk Ceza Kanunu gereği Kamu Kurumu Aleyhine Dolandırıcılık ve Resmi Evrakta Sahtecilik suçlarından Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanacaktır.
Sonucu bu kadar ağır olan sahte sigortalılığın bilincinde olarak fırsatçılık yapan dolandırıcılara karşı tüm yurttaşlarımıza bu kişilerden uzak durmalarını ve böyle bir durumla karşılaşmaları durumunda emniyet birimlerine ve Sosyal Güvenlik Kurumu’’na bildirimde bulunmalarını tavsiye ediyorum.
Kaldı ki; sosyal güvenlik alanında devrim niteliğini taşıyan 5510 sayılı Kanunu kabul eden TBMM’’nce bu duruma çok güzel bir çözüm bulunmuştur.
Şöyle ki; mülga 506 sayılı yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalılık en az için 1080 gün malullük,yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olma şartı vardı ve isteğe bağlı sigortalılar hastalık sigortasından yararlanamıyordu.
5510 sayılı Kanun ile 01.10.2008 tarihinden itibaren bir günlük sigortalılığı olmayanlar bile Ekim 2009 tarihi itibariyle aylık 222 TL prim ödeyerek isteğe bağlı sigortalı olabilecek; ayrıca; tüm genel sağlık sigortası kapsamına alındıklarından diğer sigortalılar gibi sağlık hizmetlerinde yararlanabileceklerdir.
Yani sahte sigortacılara verilecek miktardan belki daha az bir miktarla resmi olarak devletin güvencesinde sigortalı olmak mümkündür. Kısaca, devleti dolandırarak menfaat temin eden bu art niyetli kişilere vatandaşlarımızın hiçbir şekilde ihtiyaçları yoktur. Sosyal güvencesi olmayanlar bundan böyle isteğe bağlı sigortalı olarak tüm genel sağlık sigortalılarına Kurumumuzca sağlanan sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan faydalanabilecekler ve ödedikleri primler karşılığında emekliliğe esas gün hakkına kavuşacaklardır.
Bugünlük bu kadar yeter. Sosyal güvenlikle ilgili yaşadığınız sorunları yazarsanız yanıtlarını bu sütunlardan okuyabilirsiniz.
Sağlıcakla kalınız.