Başbakanlığa bağlı Devlet Planlama Teşkilatı'nda planlama uzmanı iken CHP'den milletvekili seçilen Rahmi Aşkın Türeli, gerek siyasi duruşu gerekse meclis ve saha çalışmaları ile son zamanlarda adından sıkça söz ettirmeye başladı. CHP'nin kalesi olarak bilinen İzmir'de siyaset kazanının fokur fokur kaynadığı anlarda bile dedikodu ve çatışmalardan uzak kalarak parti içi çekişmelerdense parti içi çalışmalarla gündemde olmayı tercih eden Türeli, CHP'nin gerçekleştirilen son kurultayında parti meclisi üyesi olarak görmeyi arzuladığım isimlerden birisiydi.
Mecliste 80'lik delikanlılara bile, millete vekil olarak temsil hakkının tanındığı günümüzde 49 yaşında bu göreve gelen Türeli için genç demek sanırım yanlış olmaz. Otomobil meraklısı bir politika takipçisi olarak 1963 doğumlu Türeli için 60'lı yılların Mustang'ı diyebilirim. 5500 d/d'ki 358 beygirlik gücü ve 3000 d/d'ki 421 Nm torku ile 0-100 km/s hızlanması 6 saniye süren, tamamen deri tarafından sarmalanan içyapısı ve o değişmeyen direksiyon simidi ile akıllarda kalan, kibar ama güçlü Mustang…
Ana Muhalefet Partisi'nin İzmir ayağında önerge açısından daha siftahı bile olmayan vekiller dururken elliye yakın önerge ile şampiyonluğa oynayan Türeli eskilerin deyimiyle; 'Etliye, sütlüye karışmış' ama etsizi, sütsüzü de unutmamış!
Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi de olan Türeli meclisin mesaisi en bol komisyonlarından birinde görev almasına rağmen seçim bölgesi başta olmak üzere ülkemiz ve insanımızın sorunlarına dikkat çekerek çözüm arıyor. Bana göre başardığı en büyük iş; MPS hastalarının tedavi giderlerini karşılamak üzere bu hastalar üzerinde yapılan IQ testlerinin insani olmadığını ispatlamasıydı.
MPS (Mukopolissakaridoz)adı verilen ve vücutta iç organların büyümesine neden olan bu hastalığın üç aylık tedavi gideri yaklaşık 200 bin lira olduğu için 2011 yılının Mart ayında yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliği'ne göre IQ seviyesi düşük çocuklar kaderine terk edilmişti. Ama Türeli'nin yerinde ve zamanında müdahalesi bu yanlıştan dönülmesini sağladı.
Sadece bu değil tabi!
Türeli'nin hayvanlara karşı işlenen fiillerin bir kabahat olmaktan çıkıp suç kapsamına alınmasından tutunda özürlülerin yaşamını kolaylaştırmak için yapılması lazım gelen düzenlemelere kadar bir çok konuda değişik fikir ve önerileri var. Örneğin; Bozdağ'ın, Güzelbahçe'nin aksayan sağlık hizmetleri konusunda Bozdağlı'nın, Güzelbahçeli'nin sesi, dili olmuş. Basmane – Ödemiş arasında domates salçası gibi taşınan tren yolcuları için bozuk klimalara çare aramış, daha konforlu ek seferler istemiş. Ödemiş'in Sarıkız'ı patatese, patatesçiye sahip çıkmış. Boşanma oranlarındaki artış gözünden kaçmamış, basın mensuplarının sorunlarını unutmamış. Bağımsızlık ve kurtuluşumuzun sembolü İlkkurşun Anıtı'nın bulunduğu tepenin dozerlerle tahrip edilmesine kayıtsız kalmamış.
Alsancak'tan Çeşme'ye, Aliağa'dan Selçuk'a, Torbalı'sı, Tire'si, Bayındır'ı, Beydağ'ı, Kiraz'ı nerede ne varsa; bilmiş, duymuş, görmüş. İzmir milletvekili olmasının getirdiği avantaj (!) dahilinde 'ithaldi, yerliydi' türünden verilen muz savaşlarında ismi yıpratılmak istense de o umur etmemiş. Ya ne yapmış? Çalışmış, çalışmış, çalışmış!
Daha önce ODTÜ'de ekonomi dersleri veren ve Türkiye ekonomisinin makroekonomik dengeleri, kriz, sanayileşme, işsizlik ve yoksulluk konularında çalışmalar yapan Türeli, son bütçe görüşmelerinde hazırladığı 174 sayfalık muhalefet şerhi ile Kılıçdaroğlu'ndan da tam not aldı. Kılıçdaroğlu, gerek ekonomi muhabirleri ile gerçekleştirdiği basın toplantısı esnasında gerekse partisinin grup toplantısında bu rapordan büyük bir gururla bahsetti. Kitap haline getirilen bu raporun okunması ve okutulması gerektiğine dikkat çekti.
Seçildiği günden bu yana ismi en ufak bir çekişmeye dahi konu olamayan ve ithal damgası vurularak kendisine haksızlık edildiğini düşündüğüm, İzmir'i temsil eden çok dahası İzmir'e yakışan Rahmi Aşkın Türeli'yi izledikçe; 'Keşke bütün ithal isimler onun gibi olsa!' demeden geçemiyorum.