Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye'de bütün yasakları gidereceğiz. Yasaksız, özgür, yüzü gülen gençlerin Türkiye'si gelecek; vizesiz Avrupa gelecek" dedi.
Özel, Nevşehir'de "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu.
Nevşehir'de yapılan yatırımlara işaret eden Özel, "Sizden oy alanlar bu şehre sırtını döndü" ifadelerini kullandı. Yüksek vergi rakamlarına dikkati çeken Özel, yönetimde "kepçeyle alıp kaşıkla veren" bir anlayışın hakim olduğunu kaydetti.
Özel'in konuşması sırasında kalabalık sık sık "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları attı.
Nevşehir'e yılda 4,5 milyon turist geldiğini söyleyen Özel, turistlerin şehirde ortalama 2 gün kaldığını kaydetti. Özel, bu sürenin artırılması için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini vurguladı.
"İKTİDAR ÜLKENİN SORUNLARINI ÇÖZMEKTEN ACİZ"
İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Özel, çiftçinin kaderiyle baş başa bırakıldığını söyledi. CHP iktidarında çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV-KDV alınmayacağını yineleyen Özel, "Çiftçiye 'al ananı da git' diyen bir Cumhurbaşkanı değil, 'Çiftçi milletin efendisidir' diyen, Atatürk'ün partisinden çiftçiyi milletin efendisi yapacak bir Cumhurbaşkanı gelecek, söz veriyoruz size" diye konuştu.
Özel, şunları söyledi:
"CHP iktidarında çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV, KDV alınmayacak. Elektrik borçları her ay değil, hasat sonunda para elinize geçince ödenecek, arada elektrik borcundan dolayı kesinti olmayacak. Çiftçiye alım garantisi verilecek. Çiftçi ne üreteceğini ve kaça satacağını bilecek. Yollara geçiş garantisi verenler, uçaklara yolcu garantisi verenler İngiltere'nin verdiği paraya karşılık 25 yıl, 30 yıl garantili ödeme yapanlar kendi çiftçisini kaderiyle baş başa bırakıyorlar"
"GEÇİM YOKSA SEÇİM VAR"
"Sizi yok sayan, hor gören bir iktidar var" diyen Özel, oy alanların seçimlerin ardından milletin içine çıkmadığını, derdini sormadığını belirtti. İktidarın "ülkenin sorunlarını çözmekten aciz olduğunu" kaydeden Özel, ülkenin ekonomik bir kriz içinde olduğunu vurguladı.
Emeklide, asgari ücretlide, çiftçide geçim olmadığını söyleyen Özel, "Geçim yoksa seçim var" sözleriyle AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslendi: "Eyy Erdoğan; sandığı getir, adayımı bırak. Sandığı önümde, adayımı yanımda istiyorum. Bu iktidarı değiştireceğiz."
İktidara geldiklerini yasakları gidereceklerini kaydeden Özel, "Türkiye'de bütün yasakları gidereceğiz. Yasaksız, özgür, yüzü gülen gençlerin Türkiye'si gelecek; vizesiz Avrupa gelecek" dedi.
Silivri'de devam eden İBB davasına değinen Özel, yargılamaların canlı yayınlanması talebini anımsattı. Özel, "Veremeyeceğimiz hesabımız olsa canlı yayın ister miyiz?" diye sordu.
AKIN GÜRLEK'E TEPKİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atandığına dikkati çeken Özel, "İstanbul'da bu operasyonu, darbeyi bir tek o yapar. Ne hukuk tanıyor, ne kimsenin gözünün yaşına bakmıyor diye onu İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı yaptılar" dedi.
Gürlek hakkında konuşurken meydanda bulunan kalabalığın Gürlek'e tepki göstermesi üzerine Özel, "Allah kimseyi memleketinde bu duruma düşürmesin" ifadelerini kullandı.
İMAMOĞLU: HİÇBİR İKTİDAR, KENDİ YARATTIĞI HUKUKSUZLUĞUN AĞIRLIĞINA DAYANAMAZ
İmamoğlu’nun Silivri’den Nevşehir’e yolladığı mektubu da CHP Nevşehir İl Başkanı Bülent Yumuş tarafından kamuoyu ile paylaşıldı.
İmamoğlu, Yumuş tarafından kamuoyu ile paylaşılan mektubunda şu ifadeleri kullandı:
“Güzel Nevşehir’in kıymetli insanları, benim sevgili vatandaşlarım, değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, onurlu gençler, canım çocuklar; sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Her birinizi hasretle kucaklıyorum. Bugün, sizlerle bir arada olmamıza vesile olan, örgütümüzün güçlü iradesini temsil eden il başkanımız Bülent Yumuş’u ve onun nezdinde tüm örgütümüzü yürüttükleri kararlı mücadele için yürekten kutluyorum. Kıymetli vatandaşlarım; biz, kendi topraklarında huzur ve refah içerisinde, kardeşçe yaşamak isteyen, hak yemeyen ama hakkını da yedirmeyen, büyük bir milletiz. Gücümüzü, vatanımıza duyduğumuz eşsiz bağlılıktan, en zor zamanlarda bizi ayakta tutan birlik ve beraberlik duygumuzdan alırız. İçten bölünmüş bir milleti, hiçbir kuvvet ayakta tutamaz. Onun için, ne pahasına olursa olsun, birliğimize sahip çıkmak zorundayız.
Maalesef, iktidardaki bir avuç insan siyasi geleceklerini, birliğimizi bozmak, beraberliğimizi zedelemek üzerine kurmuş durumda. Kendini ülkenin sahibi zanneden bu kibirli, bu karanlık zihniyet, hukuku ve demokrasiyi ayaklar altına alan her adımında, birlik ve beraberlik duygumuza büyük zararlar veriyor. Adaletten uzaklaştıkça, milletten de uzaklaşıyorlar. İnsanlarımızı derin bir yoksulluğa, güvencesizliğe, büyük bir belirsizliğe mahkûm ediyorlar. Biz, devleti milletin emrinde olmaktan çıkarıp, bir kişinin iradesine tabi hale getiren bu çürümüş düzeni baştan aşağı değiştireceğiz. Bizim mücadelemiz, Türkiye’yi 86 milyonun adalet şemsiyesi altında buluştuğu bir kurum ve kurallar ülkesi haline getirme mücadelesidir. Bu, milletimizin adalet ve hürriyet, huzur ve refah mücadelesidir. Bu, milletimizin birlik ve kardeşlik mücadelesidir.
"BİZİ SAF DIŞI ETMEYE ÇALIŞIYORLAR; BAŞARAMAYACAKLAR"
Türkiye, geçim derdi çekmeden, gelecekten korkmadan yaşayan, özgür ve mutlu insanların ülkesi olacak. Çalışmanın, üretmenin kıymeti bilinecek, herkes emeğinin, girişiminin, yatırımının karşılığını hakkıyla alacak. Herkes evde, sokakta, işyerinde, hastanede, adliyede güvende ve güvencede olduğunu hissedecek. Devletin kudretli ve adaletli eli her vatandaşına aynı özen, aynı şefkatle uzanacak. Neyi, nasıl yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Politikalarımızın, projelerimizin halkın ihtiyaç ve taleplerini karşılamada, şehirlerimizin sorunlarını çözmede ne kadar etkili olduğunu belediyelerde gösterdik. İcraatçı ve halkçı bir yönetim anlayışıyla biz hizmet ettikçe, yatırım yaptıkça vatandaşın bize güveni arttı. O nedenle her seçimde oyumuzu artırdık. O nedenle milletimiz, bizi artık ülke yönetiminde görmeyi talep etmeye başladı. İşte bize karşı yürütülen yargı saldırılarının sebebi budur. Adil bir seçimde bizi asla yenemeyecekleri için yargının arkasına sığınarak, kumpas davalarıyla bizi saf dışı etmeye çalışıyorlar. Başaramayacaklar. Burası, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti, Türkiye Cumhuriyeti’dir. Burada eninde sonunda hukuk kazanır.”
Hiçbir iktidar, kendi yarattığı hukuksuzluğun ağırlığına dayanamaz. Gün gelir, hukuku çiğneyenler, kendi adaletsizliklerinin bedelini adalet karşısında mutlaka öderler. Burası, Türkiye Cumhuriyeti’dir. Burada eninde sonunda millet kazanır. Milletin ortak iradesini hiçbir güç engelleyemez. Sandık kurulur, millet gerçeği haykırır. Millet ne derse o olur. Geçmişte hep öyle oldu, çok yakında yine öyle olacak. Hayatımızın her alanında adalet olacak. Temel haklarımız, hürriyetlerimiz, güvenliğimiz adaletin koruması altında olacak. Bir şahsın, bir grubun, bir partinin değil, her zaman ortak aklın ve ortak değerlerimizin zaferi için mücadele edeceğiz. Demokrasi ve cumhuriyet, adalet ve hürriyet için el ele vereceğiz. Huzur ve kardeşlik, refah ve bereket için el ele vereceğiz. Milletimizin ruhundaki o şaşmaz pusuladan, adaletten ayrılmadan özgür ve mutlu, refah ve bereket içinde bir Türkiye'ye ulaşacağız. ‘Herkes için her yerde önce adalet önce hürriyet’ diyenler kazanacak. Her şey çok güzel olacak.”
Kaynak: Bir Gün





