Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- İzmir’de 2024 yılının Ağustos ayında Yamanlar Dağı’nda çıkan ve 1.600 hektarın zarar gördüğü orman yangını sonrası ‘imara açıldığı’ iddiaları kent gündeminde tartışılmaya devam ediyor.
CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, yanan bölgedeki 375 hektarlık alanın Cumhurbaşkanlığı kararıyla orman sınırları dışına çıkarılarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na devredildiği ve TOKİ alt kuruluşu olan Emlak GYO tarafından ticaret/konut alanı olarak satışa sunulduğu iddialarını sormuştu.

Yanan bölgedeki 375 hektarlık alanın Cumhurbaşkanlığı kararıyla orman sınırları dışına çıkarılmasına karşı Doğa Derneği, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Ege Çevre ve Kültür Platformu Derneği, Av. Arif Ali Cangı, İzmir Büyükşehir Belediye eski Başkanı Tunç Soyer, Av. Senih Özay ve bazı vatandaşlar iptal davası açmıştı. Dosyayı inceleyen Danıştay Sekizinci Dairesi, bölgede bilirkişi incelemesine karar vermişti. Geçtiğimiz hafta bilirkişi incelemesi gerçekleştirildi.

3 KAT FAZLA SEL RİSKİ, ÖLÜM DEMEK!
Bilirkişi incelemesine katılan Av. İpek Sarıca, alanın yapılaşmaya açılması riskine dikkat çekti. İpek Sarıca açıklamasında, “Orada bir ihale yapıldı. O alan orman vasfından çıkarılınca Çevre, Şehircilik Bakanlığı’na devredildi. Bakanlık bir ihale açıyor ve En-Ez İnşaat-SRL İnşaat Ortaklığı alıyor. Parsel bilgisini bilmiyoruz ama Hastanenin üst tarafında kalan yerler olduğunu biliyoruz. O alanın bir kısmı TOKİ. Biz alana gittiğimizde alanda yanan ağaçlar duruyor. Yangın izleri duruyor. Orman vasfından çıkarıldığı zaman orası artık Orman İdaresi’nin sorumluluğu içerisinde kalmıyor. Oralarda erozyon ve sel riskinin yüksek olması nedeniyle yollar göle dönmüştü. Yaşayabileceğimiz riski hakimlere ve bilirkişilere gösterme imkanımız oldu. Sabahtan akşama kadar yağmurun ve çamurun içinde gezdik. O alanın bir kısmında parselasyon yok. O alanlar arsa nitelikli. Arsalar içerisinde bazı faaliyetlerin gerçekleştirilmesine hazırlık yapılıyor olabilir. Bunun tartışılması lazım. Oranın yapılaşması demek İzmir için 3 kat daha fazla sel riski demek. Ölüm demek. O bölge yaban hayatının da yaşadığı alan. Oranın yaşam alanı da daraltılıyor” ifadelerine yer verdi.

İNŞAAT SEKTÖRÜNE ALAN AÇIYORLAR
Orman ve mera alanlarının yapılaşmaya açılmak istenmesine tepki gösteren DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın ise inşaat sektörüne rant alanı yaratılmak istendiğini vurguladı. DEM Partili Akın, “Kuralsızca yapılaşmanın önünü açmaya çalışıyorlar. Orman yangını sonrası bir bölümünü TOKİ’ye vermişler. Devam eden bir süreç var. Orası bilirkişi açısından da riskli görüldü. Türkiye’de artık bilimsel, teknik, herkesin kolektif olarak sürece vakıf olduğu, kamusal olarak halkın için en yararlı olan bir çerçeve içerisinde bakılmaksızın merkezileşmiş bir yapı ile bilimsel olmayan yöntemlerle rant alanı açmak bakımından çalışmalar yapılıyor. Bu da onların bir parçası. Bizler her yapılan işe bu gözle bakarak itirazlarımızı fiili ve hukuki olarak yapmaya çalışıyoruz. Her yerde ruhsat veriliyor, her yerden kamulaştırma yapılıyor. Ormanlarımız ve meralarımıza el konuluyor. O bölge açısından ayıp. Deprem riskine karşı yaptıklarını söylüyor ancak inşaat sektörünü alan açıyorlar. İzmir’in merkezinde birçok konutumuz depreme hazır değil. 600 bin civarında konutun yeniden yapılması lazım. Yerinde dönüştürülmesi konusunda destek vermek yerine daha fazla orman ve meralarda alan açarak dayanıklı olarak düşündükleri yerleri rant alanı haline getiriyorlar. Özellikle Şehir Hastanesi’nin olduğu bölgeden başlayarak Menemen’e giden bölgeyi komple inşaat alanı haline getirmeye çalışıyorlar. O alanlar nefes alacağımız yerler. Ranta açılmamalı” dedi.




