Aylardır köşe yazısı yazdığım sekiz ayrı gazetede hep CHP'de üyelerle ön seçim yapılmasını talep ettim.
Çünkü; üyelerle ön seçimin aday belirlemede en demokratik yöntem olduğuna inanıyorum.
Çünkü ; üyelerle yapılacak bir ön seçim tüm örgütü hareketlendirip, ayağa kaldıracaktır.
Kırgınlıkları önleyecektir.
Partinin ve aday adaylarının yıpranmamasını sağlayacaktır.
Heyecanla dolup taşan örgüt binaları seçmeni de heyecanlandıracaktır.
Aday adayları kendilerini tanıtırken dolayısıyla partiyi de tanıtmış, seçim kampanyasının erken başlamasını sağlayacaklardır.
Seçmen adayları çok daha önceden tanımış, adını duymuş olacaktır.
Gözlemliyorum gerçektende bunlar gerçekleşiyor tüm ilçelerde.
Parti Meclisince alınan kararın istemleri tam karşılamış olmamasına rağmen bu böyle.
Hele bir de her iki bölgeden üçer kontenjan hakkını kullanmasaydı genel merkez, örgüt iyice ayağa kalkardı.
Yaşadığım Selçuk ilçesinde ilçe merkezini ziyaret eden aday adaylarının toplantılarına katılıyorum sık sık.
Parti binası dolup taşıyor.
Kendilerini tanıtmaya çalışan adaylarda mutlu, örgüt yöneticileri de mutlu, üyelerde mutlu.
Saatlerce aday adayları konuşuyor, katılanlar dinliyor efendice.
Sorular soruyorlar bolca ve tabi düşüncelerini de dile getiriyorlar sırayla söz alarak.
Hiçbir aday adayı ne rakibini eleştirip, suçluyor, ne de genel merkez yönetimini.
Hepsinin kibarca dile getirdikleri ortak görüş şu:' Keşke genel merkez üç yerine iki kontenjan kullansa. Biz buna gönülden razıyız. Ama her bölgeden üç biraz fazla olmuş'
Bende böyle düşünenlerdenim, peşinen söyleyeyim.
Bu arada aday adaylık için başvuru süresi doldu CHP'de.
İlgi fena sayılmaz.
Bildiğim kadarıyla benimde bölgem olan birinci bölgeden yetmiş dört, ikinci bölgeden yetmiş sekiz isim başvuruda bulunmuş.
Ben partili bir gazeteci olarak ön seçimle seçilmek üzere başvuruda bulunan tüm isimleri ayakta alkışlıyorum.
Avantacılara ise maalesef sırtımı dönüyorum.
Köşe yazılarım da, imtiyaz sahibi olduğum haber sitemde İzmirli bu cesur yürekleri destekleyeceğim.
Kontenjanla seçilmek isteyenlere de doğal olarak su yok.
Bir tekinin ismini bile geçirmeyeceğim ne zihnimden, nede yazılarımdan.
Selam olsun ön seçimci aday adaylarına.
Başarılar onların olsun.

NOT: Bu hafta yine acılar içersinde kaldık. Önce büyük edebiyat ustası devrimci Yaşar Kemal'i yitirdik. Ardında 12 Eylül faşizminin daha on yedi yaşındayken idam ettiği devrimci Erdal Eren'in sevgili annesi Şadan Eren'i yitirdik. Hepimizin başı sağ olsun. Işıklar içinde yatsınlar