Ak Parti İzmir İl Başkanı Ömür Kabak, Başbakan Erdoğan’’ın kente gelişinden bir gün önce şu açıklamayı yaptı.
’“12 Eylül 2010 günü ülkemiz tarihine önemli bir dönüm noktası olarak geçecek. Demokrasi mücadelemizin ve özgürlük talebimizin şahlandığı gün olacak. 12 Eylülde sandığa atılacak her bir ’‘evet’’ oyu; doğruya, iyiye ve güzele ulaşmamızı sağlayacak.
Evet oylarının, ülkemizin genelinde olduğu gibi İzmir’’de de fazla çıkacağından hiç kuşkum yok. Çünkü İzmir’’e inanıyorum. Çünkü anayasa değişikliklerinin hukuk reformu için bir başlangıç olduğuna güveniyorum. İzmir’’in demokrat insanlarını tanıyorum. Hemşerilerim her zaman özgürlüklerden yana ve demokrasiden yana oy kullanmışlardır.
Bu inanç ve kararlılıkla İzmir’’de ’‘Evet’’lerin Hayır’’lardan daha fazla çıkacağını savunuyorum. Biz bunu başaracağız.
Eğer aksi bir sonuç çıkarsa halkın kararını saygıyla karşılamakla birlikte görevimi layıkıyla yapamadığımı düşünerek il başkanlığı görevimi bırakacağımı ilan ediyorum.
Başbakanımız, seçimlerde ikinci parti olursa görevi bırakacağını defalarca söylemişti. Koltuk meraklısı olmayıp milletine karşı sorumluluk taşıyan her bir insanın nasıl davranacağını belirtmişti. Bu düşünceye sahip bir partili olarak aynı iddiayı taşımaktan büyük bir gurur duyuyorum.’”
Ömür Kabak ’“İzmir’’de HAYIR fazla çıkarsa istifa ederim’” demekle, aslında istifasını açıklamış oldu.
Çünkü yapılan bütün anket ve araştırmalar İzmir’’de HAYIR oyu çıkacağına yöneliktir. O halde bile-bile lades demenin asıl siyasi hedefi nedir?
1-Ömür Kabak çok çalışmasına, çabalamasına rağmen istediği ekibi kuramadı. Parti içi muhalefete karşı da stratejik bir duruş sergileyemedi. Ne rahat bıraktılar nede rahat çalıştırdılar.
En Önemlisi partinin kasası tamamen boş’… Hiçbir milletvekili, ya da partili katkı sunmuyor.
Çünkü kongre sonrası oluşturulan yönetim kurulu aşure çorbası gibiydi. Seçim kayıp etmiş, yenilgiye uğramış, defalarca denenmiş onlarca siyasi, eski il ve ilçe başkanları, belediye başkanı ile adayları ’“sözde birlik’” adına tam bir dayatmayla yönetim kuruluna yerleştirildiler.
2- Kongre sonrası yazdığım bir yazıda ’“bu kaynak zor tutar’” demiştim. Geçen zaman gösterdi ki kaynak tutmadı. Pusuda bekleyen eski kurtlar bu süre zarfında Ankara baskısını da ihmal etmediler. Ömür Kabak özellikle Ak Parti İzmir Milletvekillerinden Fatma Seniha Nükhet Hotar Göksel’’le de aynı dili konuşamadı. İzmir Milletvekillerinin ’“Kabak gönderme konusunda anlaştıkları’” bir ay öncesinden zaten öğrenmiştim.
Kabak yalnız kaldığının farkındaydı.Başka da çaresi yoktu. İl yönetim Kurulu toplantısında bunları konuşurken, sadece ’“çok yordular’” demiş.
Bundan sonra AK Parti İzmir’’de neler yaşanacak?
Şarta bağlı bu istifa büyük olasılıkla 12 Eylül’’de gerçekleşecek. Yönetim Kurulunun ortak istifa kararı olmadığı için Ömür Kabak’’ın yerine genel merkez tarafından bir atama yapılacak.Şimdi AK Partide İl Başkanlığı için beş isim tartışılıyor. Her Milletvekilinin önerdiği bir isim olduğu öne sürülüyor.Bir başka yazımda da o isimleri anlatmaya çalışacağım