Gündemi değiştirerek dikkatleri asıl konulardan uzaklaştırmak her zaman iktidarların başvurduğu bir uygulama olmuştur. Kabul edelim ki AKP iktidarı;ANAP dahil diğer iktidarların hayli önünde. Anımsayınız Turgut Özal her dış gezi öncesi bir konu ortaya atar ve günlerce tartışılmasını sağlardı. Bir çırpıda akla gelebilecek; kürtaj, doğurma biçimi, alkol kullanımı, gezi parkı ağaçları, ODTÜ arazisinden yol ve son 'bombamız' öğrenci evleri…
Bunların hemen hepsi, özellikle de Gezi Parkı geride öylesine derin izler bıraktı ki unutmak mümkün değil. Kimine göre abartılmış üç beş ağaç meselesi, kimine göre geleceğine sahip çıkan gençlik Taksim meydanında bir tarih yazdı…
Öğrenci evleri meselesinin tartışmalarının da hararetihayli yüksek! Kuşkusuz bunun en önemli nedeni; konununtemel haklardan biri olan özel hayata müdahale olarak algılanması… Lakin kızlı-erkekli öğrenci evleri yasalarda suç olarak tanımlanmamış.Söylemin hedefindeki kişilerin ise yaşları 18'in üzerinde… Demokratik olduğu söylenen bir ülkede yaşayanların nasıl giyineceği, hangi yöntemle doğuracağı, kimlerle hangi çatı altında bulunacağına dair açıklamaların verdiği rahatsızlığı,'biz kimsenin özel hayatına bu güne kadar müdahale etmiş değiliz' açıklamalarınıbir kenara bırakalım ve konunun gündeme gelme vesilesi olan Denizli'den birkaç rakam vermeye çalışalım.
Pamukkale Üniversitesi'nde yaklaşık kırk beş bin öğrenci olduğu söylenmekte. Kredi Yurtlar Kurumu'nun kapasitesinin beş bin, özel yurtların ise bin dolayında olduğu ifade ediliyor. Barınma konusundaki açığın boyutlarına bakar mısınız? Yurtlarda yer bulamayan öğrenciler de barınma sorununu; kentte üniversite ile birlikte ortaya çıkan bir apart sistemiyle çözmeye çalışıyor.
Rakamlar gerçek sorunun ne olduğunu ortaya koyuyor. Üniversite öğrencilerinin barınma meselesi gündeme gelmeliyken onların kızlı erkekli kalması konusu tartışılıyor. Böylece tartışılması gereken asıl sorunun üzeriörtülmüş olmuyor mu? Yurtlar yetersiz, öğrenciler özel yurtlarda ve kiralık evlerde barınma çareleri arıyor, bilcümle işin ahlaki boyutunu tartışıyor!
Bu durum sadece Denizliile mi sınırlı? Hemen hemen bütün illerimizde durum aynı… 'Her ile üniversite, her ilçeye fakülte veya yüksek okul' politikasını unuttunuz mu? Üniversitelerdeki sorunlar keşke barınma ile sınırlı kalmış olsa…Fiziksel ve akademik alt yapı eksikliğinden dolayı maalesef okullarımız tabela üniversitesi olmaktan öteye gidemiyor.
Gerçek sorun olan barınma yerinebireysel tercihleri ve aile meselelerini konuşuyoruz. Televizyonlarda ve gazete köşelerinde bu konu var. Siyasetçiler ve entelektüeller 'Çocuklarımız kızlı erkekli aynı evde kalsınlar mı?' sorusuna yanıt arıyor!
Gündemi benzer tartışmalar işgal etmiş olsa da;Mısır'daki 'Ilımlı İslam' politikasının çatısındakiçatlağı, dış politikamızınSuriye 'duvarlarında' tuz buz olduğunu gizleyecek kadar büyük değil yama. Çıkartacağı gürültü ise Gezi Direnişinde sokaklardan yükselen sesi susturacak kadar da güçlü değil…