AB'nin iki şımarık çocuğu peş peşe ben battım, kurtarın beni diye komşularına sesleniyor. Milli Gelirlerinin iki buçuk katı kadar borç yemişler. Yenen bu borçlar şimdi nasıl ödenecek. Asıl problem burada. Şimdi AB, dönem Başkanlarının ülkesini 'ne yapayım batarsa batsın' diyemez. Yine bir hibe ve kredi anlaşmasıyla onları kurtaracaklar, ama buna sebebiyet verenleri de tıpkı Yunanistan'da yaptıkları gibi görevden alacaklar ve bütçe uygulamasını denetim altında tutacaklar. Yani bu iki ülke bir nevi Duyumu-Umumiye idaresine razı olacak. Zaten şimdiden cezalandırılacak kimselerin isimleri öne çıkarılıyor. Güney Kıbrıs'ın açmazı, AB üyeliği ile beraber fonları dürüst olmayan yollarla hoyratça kullanması, askeri harcamaları boyundan büyük tutması olarak özetlenebilir.
Güney Kıbrıs Maastricht kriterlerine uyabilseydi başına bu haller gelmezdi. Hatırlatalım, Osmanlının son döneminde ve 1979 sonunda bizde moratoryum ilan etmiştik. Sebep uzunca bir müddet ürettiğimizden fazla tüketmek. Askeri harcamaları boyumuzdan büyük tutmak. Bu iki sebebin yanında elbet teki, siyasi istikrarsızlık ifade edilmelidir. Bir de 1959 sonu krizi,1980 krizi, 1997, ve 2001 krizi siyasi istikrarsızlığın tetiklediği krizler olarak düşünülmelidir. Acaba Yunanistan'ın içine düştüğü bu krizde de koalisyonların etkisi oldu mu? Ne de olsa Akdeniz ülkesi.
Etrafımızda doğan bu olumsuzlukların kendimize ders çıkarmalıyız. Bunların en önemlileri;
*Siyasi istikrarı sağlamak, tek parti hükümeti çıkarmak.
*Bedavadan hizmet vermeyi terk etmek, (sağlık, eğitim, arazi büyüklüğüne dayalı tarım desteği)
*Askeri harcamaları kısmak için ordunun küçültülmesi,
*PKK'nın ortadan kaldırılması (Bomba yağdırarak değil, özel hareket timlerinin dağlarda PKK militanlarının dolaştığı gibi dolaşarak, iyi istihbarata dayalı bir mücadele vererek).
Yukarıda saydıklarım, sürdürülebilir kalkınmamızın olmazsa olmazlarıdır. Yoksa biz de ikide birde ekonomik krize girer, bir türlü gelişmemizi tamamlayamayız.
Şimdi olacak olan, Güney Kıbrıs ta yeni bir hükümet, birkaç görevlinin yargı önüne çıkarılması kemer sıkma politikasını reddeden gösteriler.