Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- Kıyı Ege Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı, Tepekule Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Meclis, Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı ve Muğla Belediye Başkanı Ahmet Aras idaresinde toplandı.
Toplantıya, Aras’ın yanı sıra İzmir’den Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit katıldı.
ARAS’TAN İSİM DEĞİŞİKLİĞİ ÖNERİSİ
Toplantını açılış konuşmasını gerçekleştiren Ahmet Aras, “Kıyı Ege ve Akdeniz’i birleştiren Muğla’nın bu birliğin içerisinde yer alması gerektiğini düşünerek üye yapmıştım ve sonrasında başkan seçilmiştik. O günden beri görevimizi sürdürüyoruz. 2 yılda çok mesafe aldık. Belediyelerimizin karşılaştığı zorluklar ve içinden geçtiğimiz süreçler bizleri zorluyor. Birlik olarak üyelerimizin yanında olmaya gayret ettik. İletişimi üst seviyede tutmaya gayret ettik. Her şeyin başı iletişim. 113 üye belediyemiz var. 7 belediyemiz daha üye olacak. Tüm bu birlik ve beraberlik içerisinde belediyelerimizi geleceğe hazırlamak gibi mottomuz var. Bu tür birlikler çok var. Bunlar arasında Kıyı Ege olarak öne çıktık. Yöneticilerimiz Kıyı Ege’yi üst seviyede tutmuşlar. Sadece Ege’den oluşmuyor. Anadolu’nun her köşesinden var. Bugünkü meclisimizde alacağımız karar ile ismimizi de Kıyı Belediyeler birliği olarak değiştirmeyi planlıyoruz. Akarsu kıyısı, göle kıyısı olan belediyeler olarak bu kuruluşta yer almaları gerekiyor. En büyük sorun üye olup kalması. Biz böyle olsun istemiyoruz. Arada toplanıp hoşbeş edelim değil, gerçekten faydalı işler yapalım niyetindeyiz. 2 yılda bunu da gösterdik. Uluslararası toplantıların hepsi Kıyı Ege tasarrufunda yapıldı. Kıyı Ege baş aktördü” dedi.

MUHALEFET HEP ŞİKAYET EDER GİBİ ALGILANIR
Ekonomik krizin belediyeler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Ahmet Aras, “Kıyı belediyelerimizin ortak sorunu hepimizin başındaki problem ekonomik kriz. Belediyelerimiz hala birinci dereceden hizmet eden kuruluşlar olarak zorlanıyor. Turizm kentlerinde daha çok hissediliyor. Ciddi eşitsizlik oluşuyordu. Bunları hep ifade ettik. Belediyelerimizin azalan gelirlerinin arttırılması ile ilgili taleplerimizi ilettik. Belediyeler güçlendikçe halka hizmet güçlenir. Buna böyle bakmak lazım. Gelir arttırıcı önlemleri almak lazım. Yerel yönetimlerin görevi sadece sorun tespit etmek değil. Aynı zamanda çözümün bir parçasıyız. Biz de kabiliyetlerimizi arttırmaya çalışıyoruz. Belediyeler kendi içlerinde çözüm üretmekte zorlanabilirler. Gittiğim kentlerde sorunlar aynı ancak onların çözümleri etkin ve efektif. Birbirimizle iletişimde olup ortak çözümler konusunda destek olmalıyız. Muhalefet hep şikayet eder gibi algılanır ama biz şikayet etmiyoruz. Sorunlara çözüm üretmeye çalışıyoruz. Altyapı, ulaşım, iklim krizi gibi sorunlarla karşı karşıyayız. Tüm kentlerimizde kayıp kaçak ile mücadele ediyoruz. Bu sadece Büyükşehirleri ilgilendirmiyor. O mahallelerde yaşayanların ilk muhatabı ilçe belediyeler. O yüzden Büyükşehir ile ilçe belediyelerin uyumlu çalışması gerekiyor. Ancak sorunlarımız ortak” dedi.
TURİZM SEKTÖRÜNE RAPOR DAYATIYORUZ
Turizm sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çeken Aras, “Turizm bölgemizin başak sektörü. Tarım ve turizm bizim belediyelerimizin ortak olduğu ve insanlarımızın hayatını geçindirdiği sektörler. Turizmde yüksek maliyetler, enerji maliyetlerinin artması, gıda enflasyonu işletmeleri zorluyor. Türkiye rekabet özelliğini kaybetti. Biz turizm ve konaklama sektörüne yangın ve itfaiyeyi dayatıyoruz. Bu tesisler mevcut yönetmeliğe göre rapor almak zorundalar. Kartalkaya yangınından sonra bu zamana kadar ihmal edilmiş ve birdenbire ‘hadi yapın’a geldi. Turizmciler zor durumda kalıyor. Belli mevzuat değişikliklerinin yapılması turizmcilerin elini rahatlatacaktır. Kararname çıkarmak artık çok kolay. Gece 12’de Resmi Gazete’de okuyoruz. Yangın yönetmeliğinde oda ve yatak sayılarının limitlerinin arttırılması tesislere rahatlama sağlayacak. Küçük aile işletmeleri bölgemizde yoğunlukla bulunmakta. Onlara da rahatlama sağlayacaktır” dedi.
BÜTÇEYİ ÖLDÜKTEN SONRA KULLANMAYALIM
Afetlerle mücadelenin öncesinden yapılması gerektiğini vurgulayan Başkan Aras, “Afet olduktan sonra dua etmekten başka çaremiz kalmıyor. Afetlerin olmaması için gerekli önlemlerin alınmasını önemsiyoruz. Birinci derece deprem riskinde olan kentlerimiz var. Belediyelerimiz oralarda da çalışmaları yapmaya çalışıyorlar. Kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm, bina envanterlerinin çıkarılması gibi çok faktörlü bir iş. Bu konuda da devlet gücü gerekiyor. Toplanan vergilerin binaların denetimi kontrolü, güçlendirilmesi veya dönüştürülmesinde kullanılmalı. Her aldığımız akaryakıttan vergi ödüyoruz. O vergilerin önleyici olarak kullanılması en doğrusu olacak Depremde 50 bin kişi ölmüş, o parayı yeni binalar için kullanmak akılcı değil. Bütçemizde deprem vergisinin yeri belli. O bütçeyi öldükten sonra değerlendirmeyelim, şimdiden önlemek için kullanalım” ifadelerine yer verdi.
KOLAYCILIĞA KAÇIYORLAR
İstihdam konusunda belediyelerin yaşadığı sorunları aktaran Ahmet Aras, “Her gün vatandaşlarımız belediye önünde bekliyor ve beni görünce iş istiyorlar. Bu konu belediyelerin önündeki en zor hususlardan bir tanesi. 40 kişilik ilana 2 bin 500 kişi başvuruyor. Ekonomik krizden ve kolaycılıktan kaynaklanıyor. Vatandaşlarımız belediyede çalışmanın daha garanti olduğunu düşünüyor. Ancak belediyeler istihdam ofisi değil. Onun muhatabı hükümet. Belediyeler personel maaşlarını bile zor ödüyor. Merkezi hükümetten gelen para maaşı ödemeye yetmiyor” dedi.
YAPAN BELASINI BULSUN!
Belediyelere yönelik operasyonlara tepki gösteren Aras, “Toplumda siyaset kurumuna ve yerel yönetimlere lan güveni sarstı. Vatandaş her sabah belediyelere operasyonlara bakıyor. Bu doğru bir yaklaşım değil. Belediyelerin denetimleri şeffaftır. İtibar suikastı ve özel görüntülerin kamuoyu ile paylaşılmasıyla iş itibar meselesine geliyor. Yapanda belasını bulsun. Yapan suç işleyen hesabını versin. Ancak iş farklı mecralara geliyor. Yerel yönetimlere veya merkezi idareye olan güveni sarsıyor. Yerel yönetimler halkın güvenmesi gereken kuruluşlar”




