EGEDESONSÖZ- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gündemindeki en önemli imar plan çalışması olan Kemalpaşa Halilbeyli’deki Tarım ve Hayvancılık İhtisas Bölgesi’ne ilişkin mahkemeden şok bir karar çıktı. İzmir 6. İdare Mahkemesi planları iptal etti. Mahkeme Başkanı Gözde Kaan, Üyeler Erhan Pekdaş ve Alperen Avluklu’nun “oy birliği” ile aldığı karar taraflara tebliğ edildi.
AK Parti Bursa eski Milletvekili Önder Matlı’nın sahibi olduğu Matlı Grup A.Ş, bölgede yapılan plan çalışmalarına karşı dava açtı. Daha önce 8. İdare Mahkemesi’nde bir davası ret edilen Matlı’nın 6. İdare Mahkemesi’ndeki diğer davasından ise karar çıktı. Kararda, Matlı’ya ait parsellerin büyük bölümünün tarımsal kullanım verimliliğine vurgu yapılırken, “THG Planlaması’nın temel hedefinin alanın çevresindeki tarımsal faaliyetlerin korunması olduğu, nitekim dava konusu parsellerin büyük kısmını, kullanım şekli, eğim ve toprak özellikleri bakımından tarımsal kullanıma uygun olan mutlak tarım ve dikili tarım arazilerinin oluşturduğu" ifadelerine yer verildi.
BİRÇOK GEREKÇE SIRALANDI
İdare Mahkemesi’nin kararına dayanak olan bilirkişi raporunda da bölgenin mutlak tarım ve ekilebilir tarım alanlarına sahip olduğunun altı çizildi. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Kuyucu, Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mert Çubukçu ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Şehir Plancısı Prof. Dr. Şebnem Gökçen imzalı bilirkişi raporunda ise ayrıntılı olarak durum değerlendirilmesi yapıldı.
Raporda şu ifadelere yer verildi:
“Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı” kapsamında, alan bütünü farklı alt bölgelere ayrılabilir ve bu alt bölgeler için farklı fonksiyon atamaları ve yapılaşma koşulları atanabilir. Ancak bu alt bölge sınırlarının tespiti ve büyüklüklerinin belirlenmesi, alandaki tüm verileri bir araya getiren analitik çalışmalara dayandırılmalıdır. Halilbeyli Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda alt bölgelerin belirlenmesinde bazı eşiklerin ve kurum görüşlerinin dikkate alındığı anlaşılmaktadır. Ancak, dava konusu imar planında alanın “Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı 1” ve “Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı 2” şeklinde ayrımında 2 önemli eksiklik heyetimizce tespit edilmiştir.
Bu eksikliklerden ilki, bu 2 alt bölgenin tarifinde toprak yapısının ve mevcut tarımsal üretimin büyük ölçüde göz ardı edilmiş olmasıdır. Unutulmamalıdır ki alanın “Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı” olarak planlanmasının temel hedefi alanın çevresindeki tarımsal faaliyetlerin korunması, geliştirilmesi ve güçlendirilmesidir. Bu da ancak alandaki mevcut tarımsal faaliyetlerin ve tarım potansiyelinin analitik çalışmalara katılması ile mümkündür. Nitekim dava konusu parsellerin kullanım şekli, eğim ve toprak özellikleri bakımından tarımsal kullanıma uygun olan mutlak tarım ve dikili tarım arazilerinden olan bölümleri, parsellerin büyük bir çoğunluğunu oluşturmaktadır.
Heyetimiz tarafından tespit edilen ikinci eksiklik, “Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı 1” ve “Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı 2” olarak yapılan ayrıştırmada bu alt bölgelerin alansal büyüklüklerinin bilimsel ve teknik çalışmalara dayandırılmamış olmasıdır. Hiç kuşkusuz planlama disiplininde fonksiyon atamalarında uygun bilimsel ve teknik yöntemler kullanılarak alansal ihtiyaçların büyüklüklerinin tespiti ve plan kararlarına yansıtılması esastır. Ancak, dava konusu Halilbeyli Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’na ait Plan Açıklama Raporu incelendiğinde, “Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı 1” ve “Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı 2” plan kararlarının büyüklüklerinin hiçbir hesaba dayandırılmamış olduğu görülmektedir. İzmir Valiliği Tarım İl Müdürlüğü’nün 07.11.2022 tarih ve 6648613 sayılı yazısı eki haritanın “Müdahale Edilebilir” kısmının tamamının yapılaşmaya konu “Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı 1” ve “Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı 2” plan kararlarına ayrılmış olması da bilimsel ve nesnel gerekçelerden uzaktır. Planlama çalışmalarında beklenilen fonksiyon atamalarına ilişkin alansal büyüklüklerin teknik ve bilimsel hesaplara dayandırılmasıdır”





