Son yılların en başarılı grafiğini çizen Karşıyaka, 1461 Trabzon'u geçip PTT 1. Lig'in beşinci haftasında liderlik koltuğunda oturunca camianın keyfi yerine geldi!..
Oynadığı 1. Lig'de on yıl sonra ilk kez liderliğe kurulan yeşil-kırmızılı takım hafta içerisinde gerek camiasında, gerek taraftarlarla-yönetim arasında yaşanan çalkantılı günlere karşın, Cihat Arslan yönetiminde Trabzon karşısında son derece stratejik bir maç oynadı...
Neden mi?
Gerilimli ortamda takımın ilk dört haftada gösterdiği performansı etkilemesi söz konusu olabilirdi...
Tribünlerden gelecek en küçük tepki futbolcuların psikolojisini etkileyebilir, güçlü rakip önünde en küçük bir hata beklenmedik sonuçlar doğurabilirdi!..
Tam tersi oldu; yönetimin 'destek' çağrısına olumlu yanıt veren taraftarlar tribünleri doldurmuş görevini yapıyor; yönetim omuz omuza, teknik adamları ve futbolcuları yüreklendiriyor; sonuçta da Alsancak Stadı'ndan 1-0'lık zaferle çıkılarak Karşıyaka'ya lider olarak dönülüyordu!...
Karşıyaka sahilleri ışıl ışıl; coşkulu yandaş topluluğu sevinç yumağıydı. Camianın büyükleri, birbirlerine sarılıyor, yönetime, teknik adama ve futbolculara sevgilerini gönderiyorlardı...
Elbet bu şampiyonluk kutlaması değildi...
Kaf-Sin-Kaf'ın 100. Yıl kutlaması da değildi!..
Ne var ki, başarıya susamışlık öyle bir düzeye gelmişti ki, son derece kısıtlı olanaklarla oluşturulan bir takımın ve bu takımı kuran yönetimin başarısızlığının düşünüldüğü bir evrede gelinen nokta son derece önemliydi!..
Evet, Karşıyaka on sezonluk kendi istatistiklerini alt üst ederek camiası açısından bugün için önemli bir yer edindi...
Gelinen noktada artık çok daha farklı bir düşünceyle yorumlanması ve desteklenmesi gerekiyor...
Geçtiğimiz sezonu özellikle anımsamakta yarar var!.. 100. Yıl aşkına yapılan transferleri, kaçan milyonları kimse unutmadı...
O nedenledir ki, yoktan varedilen bir kadronun daha olgun bir takım olma yolunda verdiği uğraş tek başına yorumlanmamalı. Orada teknik direktör Cihat Arslan ve yardımcıları ile tüm yönetim kadrolarının emeği var. Hiç kuşkusuz 122. adam desteği de bugünlerin yaratıcısıdır.
Cihat Arslan, daha önce Karşıyaka'da oynadığı için iç dinamiklerin nasıl işlediğini iyi biliyor ve yaptığı açıklamalarda kullandığı sözcükleri de akıl süzgecinden geçirerek kullanıyor. Trabzon maçı sonrasındaki, 'Bu çocuklar alkışı hak ediyor. Camiaya sesleniyorum, bizi yalnız bırakmasınlar, destek olsunlar. Şampiyonluk sözü vermiyoruz ama taşıdığımız bayrağı düşürmeyeceğimizi de bilsinler' sözleri de bunun örneğidir...
Tüm Karşıyaka'nın iç çekişmeleri bir yana bırakarak; yılların deneyimine sahip kişilikleriyle omuz omuza bir başarıya ulaşması için bugün oturdukları liderlik koltuğunun bilinciyle hareket emesi kaçınılmazdır...
Yakalanan bu birlik-beraberlik havası içinde böylece sorunlar da kolayca aşılabilir...
Her olumlu adım bakarsınız Kaf-Sin-Kaf'ı 100. yılın bitiminde, hem de hiç beklemedikleri bir sezonda daha büyük başarılara götürür...
Neden olmasın?